KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/13 Esas
- Karar no
- 2020/640
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/01/2020
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan münhasır satıcılık sözleşmesi uyarınca davalının borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalıya Beyoğlu ... Noterliğinden 01/10/2018 tarihli ... sayılı ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine bu kez davacının icra takibine başladığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabulucuya yapılan başvurudan da olumlu sonuç alınamadığını beyanla, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında: Davacı şirketin, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyaları ile takibe geçtiğini, icra takiplerine müvekkili tarafından süresi içerinde itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazında, öncelikle yetkiye itiraz ettiğini, müvekkilinin adresinin Antalya olduğu için İstanbul icra Daireleri yetkisiz olduğunu, bu sebeple öncelikle yetki itirazını karara bağlayıp İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yetkisizliğine karar verip dosyayı antalya yetkili icra dairesine gönderilmesi kararını vermesi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirketin yıllarca ticari ilişki içerisinde bulunduğunu,
2017 yılı içerisinde müvekkili şirketin ekonomik sıkıntıları sebebi ile işi bırakmak düşüncesi hasıl olduğunu, davacı şirket ile görüşmelerinde müvekkili şirket yetkilisinin fikrini beyan ettiğini, davacı şirketin ilgili birimlerinin, müvekkilinin işi bırakmaması konusunda telkinlerde bulunduğunu, davalıya istemediği halde münhasırlık sözleşmesi dayatılarak mal göndermeye devam edildiğini, davacı ile müvekkili şirket yetkililerinin bir araya gelerek cari hesaplarını kontrol ettiğini,
münhasırlık sözleşmesi ve yıllardır uygulana gelmiş erken ödeme primleri ve satış primlerinin cari hesaptan mahsubu gerektiğini davalının davacı şirket yetkililerine iletip talepte bulunmuş fakat davacı taraf, yıllardır süregelen erken ödeme primlerini ve satış primleri haksız rekabet yaratacak şekilde görmezden gelinerek bu davayı ikame ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, münhasırlık sözleşmesi tarihi olan 2009 yılından bu yana davacı defterleri incelendiğinde her dönemde müvekkili şirkete erken ödeme, satış primi, kota primi olarak çok miktarda prim ödemesi gerçekleştirdiği görüleceğini,
davalının prim alacağının olması sebebiyle davacı şirkete bu miktarda borcu olmadığını, bunun bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların sunduğu belgeler, sözleşme, hesap kayıtları, ihtarname ve tebliğ belgeleri dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 18. Maddesi ile İstanbul İcra daireleri ve mahkemelerinin yetkisi kabul edildiği, davacının adresinin Beşiktaş İstanbul olduğu, dava konusunun para alacağı olduğu, bu durumda hem yetki sözleşmesi nedeniyle HMK'nın 17. Maddesi uyarınca, hem de para borçlarında ifa yeri alacaklının adresi olduğu için HMK'nın 10. Maddesi uyarınca İstanbul İcra müdürlüğü ve mahkemeleri yetkili görüldüğünden, davalının yetki itirazı red edilmiştir.
Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, yerin de inceleme taleplerinin gerekçesi yetersiz görülerek red edilmiş, buna rağmen ticari defterlerinin bilirkişi inceleme günü hazır edilmediği, bilirkişinin davacı kayıtları üzerinden inceleme yaptığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf ticari defterlerini ihtara rağmen sunmadığından, ibrazdan kaçınmış sayılmıştır.
Dosyamız bilirkişiye verilmiş, sunulan raporda; davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, davacının davalıdan alacağının takip tarihi olan 23/10/2018 itibarıyla 8.816.119,98TL olduğu, ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 01/10/2018 itibarıyla davalının temerrüde düştüğü bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, münhasır yetkili satıcı sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İstanbul ... İcra müdürlüğünün davaya konu icra takip dosyasının incelenmesinde, ipotek senedindeki faiz oranının yıllık %90 olduğu, ipotek miktarının 3.000.000,00TL olduğu ancak davacının takibinde 3.000.000,00TL asıl alacak ve yıllık %19,50 oranında faiz talep ettiği görülmüştür.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; cari hesaptan kaynaklanan alacak gerekçesiyle ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 5.000.000,00TL üzerinden icra takibine geçildiği, itiraz üzerine İstanbul ... Asliye Ticaret mahkemesinde ... esas dosyada itirazın iptali davası açıldığı ve hala derdest olduğu görülmüştür.
Davalı vekili mazeret dilekçeleri göndermek dışında duruşmalara katılmamış, yargılamanın sağlıklı yürütülmesine ilişkin bir katkı sunmamış, delil de ibraz etmemiştir. Bu nedenle yargılamayı uzatmaya yönelik mazeret talepleri ve yerinde inceleme talepleri red edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki ihtilafsızdır.
Davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre, takip tarihi olan 23/10/2018 itibarıyla davacının alacağının 8.816.119,98TL olduğu, ihtarnamenin davalıya 01/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Davacının bir kısım alacağına ilişkin olarak İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığı, ayrıca işbu davaya konu olan 3.000.000,00TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında takip başlattığı, itiraz üzerine takiplerin durduğu ve işbu davada davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptalini talep etmekte olduğu anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, davacının takibe konu ipotek bedelinden daha fazla miktarda cari hesaptan ve satışlardan kaynaklanan alacağının olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesini istemekte davacının haklı olduğu, davalının itirazının yersiz ve dayanaksız olduğu, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/13, K. 2020/640, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama