KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Esas no
- 2020/248 Esas
- Karar no
- 2021/281 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/06/2020
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 16/06/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili banka, İstanbul ..
İcra Müdürlüğü’nün ...Esasına kayıtlı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmesi neticesinde davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili banka ile davalı ... arasında 21.11.2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında birtakım krediler kullandırıldığını, davaya konu Genel Kredi Sözleşmesi tahtında talep doğrultusunda müvekkili banka tarafından kullandırılan kredi risklerinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini,
bu sebeple müvekkili banka tarafından davalıya taraflarca imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri ve İcra ve İflas Kanunu’nun 68/b maddesi gereği Gebze ...
Noterliğinin 08.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 04.10.2019 tarihi itibariyle kredi ilişkisinin kesildiği ihtar edilerek hesap özetine ilişkin borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarın tebliğine rağmen itiraz edilmediğini, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili banka, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esasına kayıtlı dosyası ile esasa geçerek Genel Haciz Yoluyla İlamsız icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibi tahtında düzenlenen ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine, davalı tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı ...'ın kredili müşteri sıfatı ile borçtan sorumlu bulunduğunu, borçlunun borca itirazının haksız olduğunu, banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de borca itirazın haksız olduğunu, davalı yapılan haksız itiraz sebebiyle müvekkili tarafından başlatılmış olan icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili alacağına geç kavuşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını,
bu sebeple itirazda bulunan davalı dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, müvekkilinin alacağının likit ve muayyen olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı bakımından borcun tamamı yönünden yapılan itirazların haksızlığının tespiti ile iptaline ve durdurulan takibin devamına, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 30/06/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin , davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerde bildirilen borç bildirimi ve icra takibine konu takip miktarları, işletilen faizler ve talep edilen tüm faiz miktarları da fahiş olduğunu, icra takibinde yapmış oldukları borca ve tüm ferilerine itirazlarını tekrar ettiklerini, talep edilen alacağın, likit ve muayyen olmadığını, inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını, alacaklı bankaca yollanan ve haksız alacak talepleri bulunan ihtarnamelere cevap verildiğini,
itiraz ettikleri iş bu ihtarnamelerin delil olma vasıflarının da bulunmadığını, bu nedenlerle, mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakmaya Tüketici mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca müvekkillerinin adresine göre davaya bakma yetkisinin de Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, ilk itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, bu nedenlerle açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, istenen faiz, faiz oranı, alacak kalemleri, alacak miktarlarının tamamına, icra inkar tazminatı taleplerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilerek,
yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 20/07/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Genel kredi sözleşmesi ile İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmış olmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davaya konu alacak likit olduğunu, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun görev ve yetki itirazı yerinde olmadığını, davalının cevap dilekçesinde müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın belirli ve likit olmadığından icra takibindeki borç miktarına itiraz ettiğini bu nedenlerle borçlunun yapmış olduğu itirazların haksızlığının tespiti ile iptaline ve durdurulan takibin devamına,
dava değerinin %20sinden az olmamak kaydıyla davalı-borçluların icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası aslı, -Bilirkişi ... tarafından sunulan 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... T.A.Ş. olduğu, borçlusunun ... olduğu, takip konusu alacak miktarının 48.441,71TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 26/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 28/11/2019 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya bilirkişi incelemesine gönderilmiş, bankacı bilirkişi ...tarafından sunulan 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporu
nda özetle;"...davacı... T.A.Ş. ile Davalı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşme ve Taahhütnamelerine dayalı olarak davalıya ticari artı para (kredili mevduat hesabı) açıldığı tespit edildiği, takip tarihi olan 20.11.2019 tarihi itibariyle yapılan faiz ve alacak tutarı hesaplaması neticesinde bilirkişi raporunda tablo olarak belirtildiği, davacı bankanın talep edeceği Ticari Artı Para (Kredifi Mevduat Hesabi) alacak tutarının 48.109,09-TL olduğu,
Kredili Mevduat Hesabı Asıl Alacak tutarı olan 44.997.44-TL’ye takip tarihinden itibaren TCMB tarafından itar edilen oranlar üzerinden Temerrüt Faizi talep edebileceği, dava konusu akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi ve Taahhütnamelerin hükümleri kapsamında söz konusu Ticari Artı Hesap Borcunun ödenmesinden,.
Davalı ...'ın asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/248, K. 2021/281, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama