KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2021
- Esas no
- 2020/36 Esas
- Karar no
- 2021/33
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 15/01/2020
Karar Metni
1.481 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A. Tarafların Talepleri
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, 12/01/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasın da müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın hasar gördüğünü, müvekkiline ait olan araç ile seyir halinde iken davalının trafik kurallarını ihlal ederek kırmızı ışıkta geçmesi üzerine maddi hasarlı kazının meydana geldiğini, aracın onarımı için 7.481,20 TL hasar faturası ödendiğini, araçta kaza sebebiyle değer kaybı olduğunu, davalı hakkında kaza nedeniyle doğan hasar faturasının tazmini amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibine itiraz edildiğini,
bu nedenlerle dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu uyuşma sağlanamadığını, kazaya sebebiyet veren araca ihtiyati tedbir konulmasını ve müvekkilinin aracının değer kaybının tespitini ve icra müdürlüğüne yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını asıl görevli mahkemenini Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu olayın 12/02/2019 tarihinde gerçekleştiğini, değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin tazminat alacaklarını fiil tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı olduğunu, davaya konu olayın küçükçekmece trafik denetleme amirliği tarafından çift taraflı kaza tutanağına göre kazanın nasıl meydana geldiğinin açıkca görüldüğünü,
davacı tarafın sunduğu çift taraflı trafik kazası tespit tutanağı ve her iki tarafın kendi bilgilerini doldurup ortak bir şekilde kazanın durumunu tespit etmesi gereken evrakta bulunan imza ve ilgili yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle belgenin sahteliği ve yazların müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığından davanın reddinin gerektiğini, davaya ilişkin dava değerinin icra takibi ile farklı olduğunu, bu nedenlerle davaya konu evrakların incelenmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık ve Deliller Davanın itirazın iptali ve tazminat davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, dosyamız davalısının borçlu olduğu, dava değerlerinin aynı olduğu, davalı vekili tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde hem borca hem de yetkiye dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce resen görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 13.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davaya dosyasına ibraz edilen belge ve delillerin incelendiğini, ... plakalı aracın sürücüsünün dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsünün dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın hasarlarının onarım bedelinin toplam 7.481,30 TL olarak emsal piyasa rayiç değerlerine uygun ve otomobilin teknik özellikleri ile uyumlu olduğunu,
aracın trafiğe çıkış tarihi ile kaza tarihi itibariyle yaklaşık 43.5419 km yapmış olduğunu, ayrıca otomobilin uyuşmazlık konusu trafik kazasından önce değer kaybı hesaplamasında dikkati alınabilecek boyutta herhangi bir trafik kazasına karışmamış olması nedeniyle uğradığı değer kaybının 6.090, tl olarak uygun olacağını, otomobilin hasar onarım süresinin 4 günlük kiralama bedelinin toplam 360 tl olarak piyasa rayiç değerinin uygun olduğunu, tazminat tutarı, değer kaybı ve ticari zararı toplam 14,001,30 TL olarak piyasa rayiç değerlerine uygun olacağını, " mütalaa etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş davacı tarafça 18/11/2020 tarihinde talep artırım dilekçesi sunulmuş ve maddi tazminat yönünden dava değeri 5.520,10 TL artırılarak itirazın iptali dışındaki maddi tazminat bedeline yönelik talep 6.450,00 TL'ye çıkarılmıştır. Davalı vekili 23/11/2020 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunmuş, beyanda hem raporu hem de ıslah dilekçesini kabul etmediğini ve itiraz ettiğini, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını ifade etmiştir.
C. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Bazı durumlarda aynı yargılama içinde birden fazla davanın yürütülmesi mümkündür. Bir yargılama içinde birden fazla davanın görülmesi halinde dava birleşmesi (dava yığılması) söz konusu olacaktır.Davacı, davalıya karşı birbirinden bağımsız olan birden fazla aslî talebini aynı davada birleştirebilir, yani birden fazla davasını aynı dava dilekçesiyle açabilir; buna objektif dava birleşmesi de denir.
Huzurdaki davada da hukuki anlamda davaların yığılması söz konusudur. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası ile tazminat taleplerini bir arada sunduğu görülmektedir. Uyuşmazlık davacı şirkete ait araca davalıya ait aracın çarpması nedeni ile tarafların kusur durumları ile oluşan araçta oluşan zarar için başlatılan takip kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, tarafların temerrüde düşüp düşmediği, icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının değer kaybı ve araçtan mahrum kalınan süre için tazminat isteyip isteyemeyeceği ve bunun hesabı hususlarına ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin incelemede davalının icra takibine yetki yönünden itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere geçerli bir takip bulunması itirazın iptali davalarında dava şartıdır. Yetkili icra dairesinde takip yapılmaması da geçerli bir takibin bulunmadığı anlamına gelmektedir. Bu durumda icra dairesinin yetkisi öncelikle incelenmelidir.
Huzurdaki davada haksız fiile dayalı olarak talep edilen alacaklar istenmektedir. Bu nedenle davacının yerleşim yeri de yetkili olduğundan davacının yetki icra dairesine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmış ve icra dairesine yapılan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, takip dosyası, tarafların dilekçe ve beyanları ile duruşma esnasındaki sözlü açıklamaları, mahkememize sunulan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı aracın sürücüsünün dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir inisiyatifi olmadığından kusursuz olduğu, ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsünün dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde trafiğin seyrini kontrol etmemesi, kavşaklara yaklaşırken hızını ve trafiğin durumunu kontrol etmemesi,
kavşağa girerken aracını hız limitlerine uygun kullanmaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı aracın hasarlarının onarım bedelinin toplam 7.481,30 TL olarak emsal piyasa rayiç değerlerine uygun ve otomobilin teknik özellikleri ile uyumlu olduğu, aracın kullanım durumu ve uyuşmazlık konusu trafik kazasından önce değer kaybı hesaplamasında dikkati alınabilecek boyutta herhangi bir trafik kazasına karışmamış olması nedeniyle uğradığı değer kaybının 6.090,00 TL olarak belirlenebileceği, otomobilin hasar onarım süresinin 4 gün olabileceği ve kiralama bedelinin toplam 360,00 TL olabileceği anlaşılmaktadır.
Son tahlilde davalı şirketin haksız fiiliyle ve tam kusuruyla davacı şirkete ait araçta hasara sebebiyet verdiği değerlendirilerek; davanın dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir olduğu değerlendirilen bilirkişi raporunda belirtilen alacak miktarları üzerinden kabulüne, itiraz haksız ve davacı tarafça tazmin edilen alacak likit olduğundan bu alacak toplamı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Değinilmesi gereken hususlardan biri de vekalet ücretlerine ilişkindir. Yukarıda belirtildiği üzere huzurdaki davada objektif dava birleşmesi söz konudur. Objektif dava birleşmesinde, birleştirilen talepler mahkemece birlikte incelenir ve birlikte karara bağlanır; fakat bu talepler birbirinden bağımsızdır, mahkeme her talep için ayrı ayrı karar verir. Taleplerin birbirinden bağımsız olmasının bir sonucu da vekalet ücretlerine yöneliktir.
Nitekim talepler birbirinden bağımsız olduğu için vekâlet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi gerekir.
Huzurdaki davada da İİK 67 kapsamında ikame edilen itirazın iptali davası yanında genel hükümlere göre ikame edilmiş bir tazminat davası birlikte yürütülerek sonuçlandırılmakla her bir dava yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve bu yönde hüküm tesis edilmiştir.. (“…davacıların dilekçelerinde davalılara karşı olan birden fazla istemlerini aynı davada birleştirmeleri halinde objektif dava birleşmesi sözkonusu olur.
Bu halde, davada birlikte açılan dava sayısı kadar talep sonucu ve müddeabih vardır. Mahkemenin birlikte açılan her bir dava için inceleme yaparak bir karar vermesi gerekir.” Y. 14. HD. 19.04.2003, E. 2002/2372, K. 2002/3046) (“…talepler yönünden objektif dava birleşmesi sözkonusu olduğundan taleplerinin her biri yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması da doğru olmamış…” Y. 11 HD. E. 2012/14718 K.2013/14276 T. 4.7.2013)
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/36, K. 2021/33, 19 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama