KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/541 Esas
- Karar no
- 2022/454
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 23/09/2021
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı şirketin Özel Güvenlik Hizmet Alımı İşi kapsamında ihale edilen işin yüklenicisi olduğunu, müvekkili ile aralarında ayrı ayrı ihale sözleşmesi ve genel şartnamesi imza edildiğini, davalı şirket bünyesinde istihdam edilmiş olan dava dışı ... T.C kimlik numaralı ... tarafından idareleri ve davalı şirket aleyhine işçilik alacaklarının tahsili talebiyle .... İş Mahkemesi'nin 2016/...
E. Sayılı dosyasına kayden dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde dosyada davanın kabul kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bahsi geçen ilam ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/...
E. Sayılı dosyası marifetiyle cebri icra yoluna gidildiğini ve bunun üzerine müvekkili idarece dava dışı işçiye icra dosyası kanalıyla borcun tamamını ödediğini, ödenmiş olan toplam 92.603,01 ₺'nin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı işçiye ödediği bedelin davalıdan rücuen tazminini talep etmiştir. Taraf delillerinin toplanmasına geçilmiş; ... İcra Dairesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... İş Mahkemesi'nin 2016/... E. Sayılı dosyasının Gerekçeli Karar evrakı ve Kesinleşme Şerh örneği UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamıza kazandırılmıştır. Taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizm. Alım Sözleşmesi dosyamıza sunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 02.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ":...davacı ile davalı arasında “Özel Güvenlik Hizmeti Alımına Ait Sözleşme”si ve eklerinin imzalandığı 01.10.2016 tarihinden yaklaşık bir ay sonra,
28.10.2016 tarihinde dava dışı işçinin işten ayrıldığını, dolayısıyla davalının sadece bu bir aylık süreye tekabül eden işçi alacaklarından sorumlu olması gerektiğini, davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının (92.603/99 ay —) 935,38-TL olarak hesaplandığını, gerek iş mahkemesi dosyasında gerekse de icra takibi dosyasında davalı da davacıyla birlikte yer aldığından,
davalıya da icra ödeme emri gönderildiğinden davalının anılan borcun ödenmesi için ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığını, davacının icra dairesine 22.04.2021 tarihinde ödemede bulunduğundan, hesaplanan alacağa bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi uygulanabileceği şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazda bulunulmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının aralarındaki sözleşmeye istinaden davalıdan özel güvenlik hizmeti aldığı, bu kapsamda davalı işçisinin işten ayrıldıktan sonra davacı ve davalıyı müşterek sorumlu göstererek alacaklarının tahsili için iş mahkemesi nezdinde dava açtığı, davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine kararın infazı için icra müdürlüğüne başvurulduğu ve dosyamız davacısının icra dosya borcunun ödediği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ödediği tutarı davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının bundan sorumlu olup olmadığı ile sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususlarındadır.
Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, tafsilatı raporda belirtildiği üzere dava dışı işçinin davalı bünyesinde çalıştığı süre nazara alınarak davalının sorumluluğunun 935,38 TL olduğu raporlanmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır...( Yargıtay 23. Hukuk Daresi' nin 26/01/2021 tarih 2019/2339 Esas, 2021/225 Karar sayılı ilamı)
Bilirkişi raporunda az yukarıda belirtilen Yargıtay kararına uygun olarak hesaplama yapıldığı belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle ödeme tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren tarafların tacir oluşu dikkate alınarak avans faizi ile birlikte, bilirkişi raporunda belirtilen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/541, K. 2022/454, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama