KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/166 Esas
- Karar no
- 2025/281
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/03/2023
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 14/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: İcra takibine konu olan konusu senede ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe koyduğu söz konusu olan senet borcu daha önceden ödendiğini haliyle ödenen bir senedin tekrar takibe koyulması ve haksız ve hukuksuz olduğunu, söz konusu takipte davalı/alacaklı ...'ye herhangi bir borcunun olmadığını ve söz konusu senede dair olan borcunu tam ve eksiksiz olarak müvekkili tarafından ödendiğini belirterek, söz konusu icra takip dosyasının tedbiren kaldırılmasını, menfi tespit davasının kabulünü, icra takibinin ve ödeme emrinin nihai olarak tarafları bakımından;
durdurulmasını, iptalini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 27/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davanın "dava öncesi zorunlu arabuluculuk başvurusu" yerine getirilmeden açıldığından davanın usulden reddinin gerektiğini, arabuluculuk başvurusunun kanunen dava şartı olarak öngörüldüğünü, somut olayda icra takibine dayanak olan kambiyo senedi niteliğindeki senedi ve bu senede bağlı borç ilişkini kabul eden ancak bu senede bağlı borcu daha önce ödediğini iddia eden davacıların bu iddiasını ispat yükü altında olduğunu, müvekkili tarafından icra takibine dayanak olarak öne sürülen borç ilişkisinin davacılar tarafından kabul edildiğini,
davacıların icra takibi öncesinde takibe konu senede ilişkin ödeme yaptığını iddiasının gerçeği yansıtmadığını, iddia edilen ödemelerin takibe konu senede ilişkin olmadığını, müvekkilinin "araç kiralama" işi ile iştigal ettiğini, davacı firmanın catering firması olduğunu, davacı şahısın da bu firmanın yetkilisi olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu araç kiralama firması ile davacı catering firmasının 2017 yılından bu yana sürekli olarak ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, taraflar arasında bir çok araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, davacı firma ticari ilişkinin başında ödemeleri zamanında yaptığını,
daha sonra ödemeleri geciktirmeye başladığını ve son olarak ise davaya konu senedin ödemesini yapmadığını, davacı firma yetkilisinin ekonomik sıkıntılar ile boğuştuklarını, pandeminin işlerini kötü etkilediğini, gecikmeli de olsa borcu mutlaka ödeyeceklerini söylediğini müvekkilinin makul süreyi aşan bir süre davaya konu senetle ilgili icra takibi başlatmadığını, icra takibi başlatmak durumunda kaldığını belirterek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, davanın tüm talepleriyle reddini,
davacılar aleyhine hakkında alacağın likit olduğu da göz önüne alınarak takip konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, vekalet ücreti ve sair tüm masrafların davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takip sebebiyle icra baskısı altında ödendiğinden bahisle ödenen miktarın istirdatı talepli davadır.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp, tanık dinlenip bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... hazırladığı 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda;" Davacıların, davalıya davaya konu 20.02.2020 düzenleme tarihli, 01.05.2020 vadeli, 65.000 TL bono nedeniyle borçlu oldukları değerlendirilmiştir.
Tanık ... beyanında.
Ben ... car şirketinde 4 yıldır çalışmaktayım, müşteriye araba teslimi, tamir , bakım araba kiralama işlerinin hepsine ben bakıyorum, davalı ... gıda şirketine biz birden çok araba kiraya verdik, korona döneminde kiraladıkları araçların ödemelerini eksik yaptırlar, bize ödeyeceğiz dedikleri halde ödeme yapmadılar, aramızdaki güven ilişkisinden dolayı ödemelerini bekledik, bu arada kiraya verirken birden fazla senet aldık, her araca bir senet olacak şekilde , daha sonra bizden satın alıcağız deyip bir araba aldılar 3-4 ay aracı kullandılar daha sonra ise biz satın almayacağız deyip iade ettiler ödeme yapmadılar,
ne kullandıkları 3-4 aylık sürecin kirasını verdiler ne de satın alıcağız dedikleri aracın parasını verdiler, özetlemek gerekirse davalı ... gıdaya yapmış olduğumuz araç kiralamaları karşılığında davalıdan birden fazla senet aldık ve bu kiralamalara ilişkin davalı tarafından bize kiralama bedeli ödemesi yapılmamıştır. bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi
Tanık ... beyanında, davalı benim esnaf tanıdığımdır. Araç kiralama işi yapar. Davalının davacılara bir kaç kez araç kiraladığını biliyorum. Bu kiralamalar karşılığında davacılardan 1 senet aldığını biliyorum. Yanımda pek çok kez davacılarla telefonla görüşme yaptı. Borcunu alamadığını duydum. Ben de borcunu tahsil edemiyorsan takip yap dedim. Davacıların daha önceden ödemesi olduğunu duydum ancak bu senede ilişkin miydi başka bir borca ilişkin miydi bilemiyorum dedi.
Tanık ... beyanında,Davacı ... benim eşim olur. ... şirketini işletir. Bu şirket bir caterring şirketidir. Ben de eşime şirkette yardımcı oluyorum. Davalı şirketimiz için bir çok defa araç kiralama hizmeti verdi. Pandemi döneminde 2019 yılının sonu 2020 yılının başı gibi olan bir zamanda yemek şirketi olan şirketimizin kısıtlamalar sebebiyle işleri oldukça durgunlaştığından borçlarını ödeyemez hale geldi. Davalıya da borçlarımızı o an ödeyemeyeceğimiz için senet verdik.
Senette benim de imzam mevcuttur. O dönemde muhasebecimizi de işten çıkarmıştık. Borçlarının ödenmesi işini eşim bana devretmişti. Ben davalıya olan borçların hepsini ödedim. Ancak senetler bana gelmedi. Bu işle eşim ilgileniyordu. Eşim senedi alır ya da senedin yırtılmış halini görüntüsünü isterdi. Ancak bu senet davalıdan istenmemiş olacak ki takibe geçti. Ancak bedeli ödenmiştir. Senet sebebiyle borç kalmamıştır.
Davacı vekilinin sorusu üzerine tanık beyanında, Senet bedeli benim adıma kayıtlı banka hesabından Davalı ...'nin hesabına yapılan havale ile ödendi. Havaleye herhangi bir açıklama yazmamıştım. Davalı vekilinin sorusu üzerine tanık beyanında, davalı yana iki senet için ödeme yaptım. Eşim bana davalıya verilen iki senet için ödeme yapmamı söyledi. Ekonomik durum sebebiyle de bu iki senet için iki parti şeklinde 40.000TL ve 25.000TL olmak üzere toplam 65.000TL ödeme yaptım. Benim başkaca senet hakkında bilgim yoktur, dedi.Tanığa, tanıklık yaptığı için ücret isteyip istemediği soruldu: Ücret istemiyorum dedi.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında birden fazla kez araç kiralama işi sebebiyle ticari ilişki olduğu, dava konusu edilen senedin de bu işlemler sebebiyle verildiği, davacı yanca davalıya ödeme yapıldığı ve senedin bedelsiz kaldığından bahisle işbu dava ikame edilmiş ise de; dava konusu borcun kambiyo senedinden kaynaklandığı, kambiyo senedinin illetten mücerret borç olduğu, senet bedelsizliğinin yazılı delille ispatı gerektiği, somut olayda davacı yanın senedin bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delil yahut delil başlangıcı sunamadığı,
tarafların ticari defter ve kayıtlarında senedin ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından davacının borçlu olmadığının tespiti talebinde yerinde görülmemiş davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/166, K. 2025/281, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama