KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/269 Esas
- Karar no
- 2024/403 Karar
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/04/2023
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 27/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından, davalıdan 23.05.2022 tarihli teklif kapsamında satın alınan malzemelerin, teslim şartlarında belirtilen ve maksimum 14 ila 16 haftalık sürelerde teslim edilmediğini, bu hususta davalının defalarca sözlü ve yazılı olarak ikaz edilerek konunun çözüme kavuşturulmak istendiğini, Hatta müvekkili şirket tarafından söz konusu sipariş kapsamında 15.000,00TL bedelli bir ön ödemenin de 25.05.2022 tarihinde davalıya yapıldığını,
bununla birlikte müvekkili şirkete teslimi yapılan tek parça ürünün ancak tüm sipariş ile işlerlik ve bütünlük kazanacağından halihazırda müvekkili şirkette olmasının bir anlamı ve kullanılabilirliğinin söz konusu olmadığını, bu kapsamda da davalıya gerek işbu tek parça teslim edilen ürünün iadesi ile siparişin iptali gerekse müvekkil şirket tarafından ödenen 15.000,00TL avansın iadesi amacıyla 10.01.2023 tarihinde ...
Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile ihtarnamesinin keşide edildiğini, şimdilik (kısmi dava) 15.000,00TL toplam zararın ödeme tarihinde itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 05/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından da dosyaya sunulan Satış Fiyat Teklifinde ilgili satışa konu ürünlerin sipariş verildikten sonra sipariş iptalinin mümkün olmadığı hususunda mutabık kalındığını, davacının, davayı ikame etmeden önce satışa konu ürünün müvekkili şirkete geldiğini, ilgili ürünün teslim alınması için davacı ile iletişime geçilse de davalı yanın ürünü teslim almayı reddettiğini, alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davacının her ne kadar 15.000,00 TL tutarında ön ödeme yaptığı ve bunun iadesini talep ettiğini,
taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği ve davacıya teslim edilen 1 adet ürün kapsamında herhangi bir alacağının mevcut olmadığını aksine müvekkilinin alacaklı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu yargılamada aleyhe hüküm kurulacak olması halinde siparişin iptalinin mümkün olmadığı ve müvekkili tarafından ödenen ürün ve gümrük bedelleri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzman ... tarafından hazırlanan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeni ile yapılan avans ödemesinin iadesine ilişkindir.
Taraflar arasında 23.05.2022 tarihli ... teklif no.lu satış Fiyat teklifinin imza altına alındığı, 3.296,25 EURO +KDV bedelle, teslim tarihi; 14-16 hafta, teslim yeri Keyap Depo, Nakliye ve Sigorta müşteriye ait olacak şekilde kararlaştırıldığı, fiyat teklifinin diğer şartlar bölümünde; "Sipariş İptali Mümkün değildir" ibaresinin olduğu görülmüştür. Davacı tarafından sunulan ... Bankası dekontunda; 25.05.2022 tarihinde davalı hesaplarına 15.000,00 TL’nin “Ön Ödeme” açıklaması ile gönderilmesi yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davacı yanca sözleşme gereği ödenen avansın iadesinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 209 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşınır satışı sözleşmesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesinde tacirler arasındaki satış sözleşmelerinde bu maddedeki özel düzenleme saklı kalmak kaydıyla Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Davacı, davaya konu ürünlerin taraflar arasında belirlenen 14-16 haftalık süreler içinde teslim edilmediğini, davalı ise yapılan sözleşme gereğince siparişin iptal edilemeyeceğini beyan etmiştir.
Taraflar arasında ki e-mail yazışmaları incelendiğinde; teslim süresinin aşıldığı, tekrar satıcı tarafından revize tarihlerin bildirildiği, global anlamda ürütim ile ilgili sorunlar yaşandığı ve sonrasında ürünlerin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle konunun yargıya taşındığı bilgilerinin paylaşıldığı görülmüştür. Başka bir ifadeyle; ürünlerin süresinde teslim edilmediği davalı tarafın da kabulündedir.
Mahkememizce re'sen seçilen Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzman ... tarafından hazırlanan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... taraflar arasında akdedilen teklif uyarınca, siparişin iptal edilemeyeceği, ön ödemenin iade edilmeyeceğine yer verildiği, davacının söz konusu ürünleri set olarak almak için 15.000,00TL ön ödeme yaptığı, fakat sadece ürünlerden birinin teslim alındığı ve ürünün tek başına işlevsel olmadığını beyan ettiği, davalı tarafın ise 2 ürünü zamanında teslim etmediği ve de ürünleri eksik olarak teslim ettiğinin anlaşıldığı, sayın Mahkemece satıcının temerrüdü şartlarının oluştuğunun kabulü durumunda;
davacı tarafından davalıya ödenen 15.000,00TL'nin iadesi ve davalı tarafından davacıya gönderilen 5.076,67 TL değerindeki ... ürününün iadesinin gerekeceği, 25.05.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizinin talep edilebileceği, sayın Mahkeme tarafından davacının ön ödemesinin ticari temerrüt faiziyle ödeme tarihinden itibaren iadesine karar verilmesi durumunda faizinin 2.126,82 TL hesap edildiği ve toplamda 17.126,82 TL olarak davacıya iade edilebileceği,..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Satış sözleşmesinin kurulması ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 207 maddesine göre satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının da bedeli ödeme borcu doğmakta olup sözleşme ile aksi kararlaştırılmamış ise taraflar borçlarını aynı anda ifa etmelidir. Taraflar arasındaki sipariş formunda teslim tarihi açıkça belirlenmiştir. İfa yerine ilişkin ise taraflar arasında açık bir düzenleme yoktur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89/2 maddesine göre parça borçlarında ifa yeri sözleşmenin kurulduğu sırada malın bulunduğu yerdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3. Maddesi "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmünü içermektedir.
Açıklanan nedenlerle malları teslim borcu altındaki davalı,süresinde malları teslim etmediği ve satıcının temerrüdü sabit olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 212/2 maddesine göre davacının devir isteminden vazgeçerek avans olarak ödedediği bedel olan 15.000,00TL'nin iadesini talep etmekte haklı olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/269, K. 2024/403, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama