KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/100 Esas
- Karar no
- 2025/382
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2024
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 14/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında davalı firmadan çelik bobin alımı konusunda 04.04.2023 tarihinde anlaşıldığını, sözleşme bedelinin 22.860 € olduğunu, , davalı tarafça sözleşme konusu ürünlerin teslim tarihi olarak 17.04.2023 kararlaştırıldığını, anlaşma kapsamında müvekkili şirketçe davalı tarafa ön ödeme olarak sözleme bedelinin %30’u, davalı tarafça ürünlerin hazır olduğunun bildirilmesi akabinde sevkiyatın hemen öncesinde %70 bakiye ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını,
davalı tarafça proforma faturanın iletildiğini ve müvekkil tarafından 05.04.2023 tarihinde davalıya 7.128 € ödendiğini, davalı tarafça 12.04.2023 tarihinde bakiye %70’lik ödeme için sözleşme konu malzemelerin hazır olduğunu doğrulayana bir ambalaj listesi ve kesin ağırlık bilgisi içeren üretici sertifikası gönderildiğini, bu kapsamda faturaya istinaden bakiye kısıma isabet eden 15.832,80 € da davalı tarafın hesabına gönderildiğini ve sözleşme bedelinin tamamen ödenmiş
olduğunu, davalı tarafın sözleşme bedelini tamamen tahsil etmesine rağmen ürünlerin teslimatını gerçekleştirmediğini, ve devamlı oyaladığını, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı tarafa ödediği sözleşme bedelini talep ettiğini, davalı şirketçe müvekkil şirkete 03.10.2023 tarihinde 965 €, 16.10.2023 tarihinde de 970 € kısmi ödeme yapıldığını, kısmi ödeme yapılmasının dava konusu icra dosyasındaki borcu kabul ettiğini ortaya koyduğunu, nitekim bu meblağlar düşülerek icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin ürünlerin eline geçmediği için iş kaçırdığını ve kazanç kaybına uğradığını,
müvekkilinin davalı firmadan çelik alımı konusunda anlaştıkları ve proforma faturanın kesildiği 04.04.2023 tarihinde çelikleri satacağı ... firmasının müvekkil şirkete söz konusu çeliklerin siparişini onayladığını, yani davalı taraf ile anlaşma kapsamında ürünlerin müvekkile geleceğini, müvekkilinde bu ürünleri sipariş onayını aldığı firmaya satacağını, müvekkilin davalı firmadan çelikleri ton başına 1.080 € ödeyerek satın alacağı ve ... isimli firmaya yine ton başına 1.320 €’a satacak ve bu ticaretten kar elde edecekken davalı şirketten kaynaklı sebepten kardan mahrum kaldığını,
müvekkil şirketin davalı firmadan alacağı çelikleri miktarının net 21.260 kg olduğunu, ton başı müvekkilin edeceği karın 240 € ve kar kaybının da 5.102,40 € olacağını, davalı şirkete açılan icra takibinin de 5.000 € kazanç kaybı yoksun kalınan kar talep edildiğini, borçlunun borca aykırı davranışı olmasaydı alacaklının mal varlığında göstereceği arıtış yoksun kalınan kar olup davalı şirketçe müvekkil şirketin bu zararının da karşılanması gerektiğini, müvekkili şirketin Macaristan menşeli olup 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 487.
Maddesi ve Lahey sözleşmesi uyarınca teminattan muaf olduğunu belirtmiş, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
- ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, - İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Taraflar arasındaki ticari anlaşma uyarınca davalının edimini yerine getirmediğinden bahisle davacı tarafından başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; "...Taraflar arasında 04 04.2023 yılında mal satış sözleşmesi akdedilmiştir.
Yurt dışında kurulu yabancı firma olan davacı tarafından ödemelerin yapıldığı tevsik edilmiştir.
Davacı tarafından iki adet tahsilat yapıldığı ifade edilmektedir. Beyan edilen bu tahsilatlar
tarafımdan alacak tutarından düşülmüştür.
Savunmaya yönelik dilekçe vermeyen, yerinde inceleme talep etmeyen ve belge sunmayan davalının
anlaşma konusu olan ancak teslim edilmeyen mala ilişkin düzenlediği faturanın Vergi Dairesi
bildiriminin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu husus davalının bu faturayı kayıtlarına almadığını ifade
etmektedir.
Davacı tarafından kâr kaybı talep edilmektedir. Satış sözleşmesi sunulmuş olup bu hususun
değerlendirilmesi Sayın Mahkeme’nin takdiridir.
Davacı tarafından havale masrafları da talep edilmektedir. Ancak bu masraflara ilişkin belge
sunulmadığından tarafımdan alacak tutarına dahil edilmemiştir.
Bu çerçevede
a) Davacının 07.12.2013 takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam alacağının 26.979,72 TL olduğu,
b) Anapara alacağı olan 26.025,80 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından
açıklanan Kamu bankalarının 1 yıllık EUR cinsinden mevduata uyguladıkları değişken oranlarda faiz
talep edilebileceği,
c) Davacının kar kaybı talebinin değerlendirilmesi hususu Sayın Mahkeme’nin takdiri olduğu,
d) Sayın Mahkeme’nin takdirinin kar kaybının talep edilemeyeceği yönünde olması halinde takip tarihi
itibar ile talep edilebilecek toplam tutarın 21.899,72 TL, anapara alacağının 21.025,80 TL olduğu,
e) Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü
gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu,
f) Tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişi raporu karşı davacı vekilince rapora karşı beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/02/2025 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereğince dosyanın 1 İnşaat Mühendisi ve 1 nitelikli hesap uzmanına tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle: "...a) Davalının sözleşmeden kaynaklanan teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği,
bu bakımdan iade etmediği 21.025,80 Euro’luk bakiye sözleşme bedelini iade
etmesi gerektiği,
b) Davacının ayrıca 5.102,40 EUR’luk kar kaybı ödenmesi gerektiği..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş; rapora karşı herhangi bir itiraz gelmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında çelik bobin alımı konusunda 04.04.2023 tarihli anlaşma imzalandığı, davacının bu sözleşmeye göre teslim edilecek ürünler için yaptığı ödemenin iadesini ve uğramış olduğu kazanç kaybını talep ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamından; anlaşma çerçevesinde davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacıya 04.04.2023
tarihli Proforma Satış faturası düzenlendiği, faturada satışı yapılacak malın 22.000 kg,
bedelinin 23.700 EUR olduğu ve %30 ödemenin peşin %70 ödemenin teslimde yapılacağı
belirtilmektedir. Davacı tarafından 12.04.2023 tarihinde fatura düzenlenmiş ve 4 adet ...’dan müteşekkil 4 palet 21.260 kg. malın bedelinin 22.960,80 EUR olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ve BA/BS formlarına göre; davalının satışla ilgili bildirimde bulunmadığı görülmüştür.
Davacı sözleşmeye göre üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve kazanç kaybı olgusunu ispata yarar deliller sunmuş; davalı ise hizmetin yerine getirildiğine yönelik herhangi bir ispat vesikası sunmamıştır. Tüm bu nedenlerle; teslim yükümlülüğünün ispatlayamayan davalının sözleşme bedelini iade ve davacının kazanç kaybından sorumlu olduğu kanaatiyle 21.025,80 Euro sözleşme bedeli ve 5.000,00 euro kazanç kaybı olmak üzere işlemiş faizi ile davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/100, K. 2025/382, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama