KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/362 Esas
- Karar no
- 2025/35
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2024
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 25/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: ... Belediyesi tasarrufunda bulunup ... A.Ş. tarafından işletilen İstanbul İli, ... İlçesi - ... Mah. ... Sok. ... kms.
Açık otoparkında 25 araçlık bölümün davalı şirketçe kullanılması için abonelik sözleşmesi yapıldığını, Davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında imzalanan abonelik sözleşmesine göre aylık 15.750,00 + KDV abonelik ücreti karşılığında aboneye belirtilen lokasyonda 25 araçlık bölümü kullanma imkanı sağlandığını, daha sonra imzalanan sözleşmeyle 01/08/2023 - 01/12/2023 tarihleri arasındaki aylık abonelik ücreti 22.500,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, bu süreçte davalı şirketin yaptığı ödeme sonucu oluşan 06/12/2023 tarihli cari hesap ekstresine göre davalı şirketin borcunun 133.957,64 TL olduğunu, bu miktar üzerinden ....
İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borcu şirket tarafından 08/12/2023 tarihinde borca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu belirterek .... İcra Dairesinin 2023/...
E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamını, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 12.07.2024 vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle: Yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, davada davacı şirketin müvekkili şirket ile arasındaki sözleşmenin "abonelik sözleşmesi" olduğu ve abonelik sözleşmesi gereği borçların ödenmediği gerekçesiyle icra takibine girişildiği iddiasıyla icra takibini ve işbu davayı ikame ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin abonelik sözleşmesi olmadığını, kira sözleşmesi olduğunu, davacı tarafça icra takibine ve işbu davaya dayanak olarak sunulan Sözleşme içeriğine göre davalı " ...
Mah. ... Sokak, ... Parkı ... ...
İstanbul" adresindeki alanı boş ve kullanıma hazır olarak alanın zilyetliğini müvekkiline bıraktığını, buna mukabil de müvekkilinin aylık belirli bir bedel ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, taraflar arasındaki ilk sözleşme 01.01.2018 -31.12.2018 tarihleri arası için akdedilmiş ise de her iki tarafın isteği ve iradesiyle aylık bedel artışı yapılmak suretiyle bu sözleşmeyle bağlı kalınarak müvekkili şirket tarafından otopark alanının kullanımına devam edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin bu sözleşme kapsamında ilerlediğini, davacı şirketin davaya konu edilen alan için müvekkilinden fahiş bedel talep etmeye başladığını,
abonelik sözleşmesinden bahsedebilmek için bir hizmet alınması gerektiğini belirterek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyaya konu alacak ve yapılan itiraza iptaline ilişkindir.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda; davaya dayanak olan sözleşme hükümleri incelendiğinde, otopark yerinin zilyetliğinin davalı kiracıya devredildiği ve kiraya verenin çalışanları gözetiminde ve yönlendirmesiyle araçları park etmeyecekleri anlaşılmakla taraflar arasındaki akdi ilişki kiralama ilişkisi olup, sözleşmenin hizmet alım ilişkisi olduğundan bahsedilemeyecektir.
Taraflarca sözleşmenin farklı şekilde adlandırılmasının sözleşmenin niteliğini değiştirmeyeceği, yirmi beş araca yönelik belirli ve sabit bir yerin kullanımının ücret karşılığında bir tarafa bırakılmasına konu sözleşmenin kira sözleşmesi olarak kabulünün gerekli olduğu anlaşılmıştır.
HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir.
Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen inceleneceği değerlendirilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul BAM 36. HD. 2022/3392 E., 2022/2496 K., 22/11/2022 T.)
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/362, K. 2025/35, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama