KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/396 Esas
- Karar no
- 2024/455
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/02/2022
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 06/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: davacı ... Sigorta A.Ş.'nin ..., .... ve ... nolu hasar ve rücu dosyalarına istinaden 3.şahsa ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı ... aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla, davalının takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, ... 2. İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 07.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle:huzurdaki davada rücu şartları oluşmadığını, davacı sigorta şirketi müvekkilinin işleteni olduğu aracı kullanan ...'in olay anında alkollü olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın ispata muhtaç olduğunu, dava dışı ...'in olay günü alkol kullanmadığını, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgelerde aracı kullanan şahsın alkollü olduğuna dair tek bir delil olmadığını, dava dışı ...'in olay yerini terk etmediğini, terk etmiş olsa dahi davacının rücu hakkının olmadığını,
sigortacının olay yerini terk hali nedeni ile sigorta ettirene rücu imkanın "bedeni hasara" ilişkin yapılan tazminat ödemelerine münhasıran tanındığını, kazada müvekkilinin maliki olduğu araca atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, takip öncesi işlemiş faiz oranı ve faiz miktarının fahiş olduğunu, İcra inkar tazminatı talebinin reddedilmesini. davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin 31/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 23/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporu.
DELİLLER VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 2022/102 Esas - 2024/43 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne; ... 2.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul BAM 9. HD'nin 2024/978 Esas- 2024/871 Karar sayılı ilamında: "...Davacı sigortacı, zmss kapsamında hasar gören 3. kişiye sigorta bedelini ödedikten sonra davalı sürücü ...'in kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu ve hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortalısına karşı eldeki davayı açmıştır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir. Somut olayda, davacı ...
Sigortaya A.Ş.'ye ZMSS poliçesi ile sigortası bulunan davalı gerçek kişiye ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle teminat dışı bulunduğunu iddia edilerek davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmektedir.
Davalı sigortalı, 6502 sayılı Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici; sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi ise aynı Kanun’un 3.maddesinin l bendi gereğince tüketici işlemidir. Bu durumda uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. .." şeklinde Mahkememizin kararını görevsizlik nedeniyle kaldırmış ve Mahkememizce yukarıda yer alan esasa kaydedilmiştir.
Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı asilin tacir olmadığı, üst mahkeme kararında belirtildiği üzere davalı sigortalı ile davacı arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/396, K. 2024/455, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama