KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/439 Esas
- Karar no
- 2024/462
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/07/2024
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 19.05.2024 tarihinde telefonunun kapanıp hata vermesi üzerine telefoncuya götürdüğünü ve tamir ettikten sonra tarafına " adınıza kullanılan kredi için hayat poliçesi oluşturulmuştur" şeklinde mesaj geldiğini gördüğünü, müvekkili ilk başta bu duruma anlam veremediğini, akabinde yaptığı kontroller sonucu adına bilgisi ve rızası olmadan 3. kişiler tarafından davalı banka nezdinde 310.000,00 TL kredi kullandırıldığını bunun haricinde de 20.000,00 TL gibi bir meblağın ek para limitinden kullanıldığını gördüğünü,
davalı bankadan müvekkilinin rızası ve bilgisi olmadan çekilen bu meblağlar faklı kişilere ait banka ve ... hesaplarına havale edildiğini, müvekkili dolandırıldığını anladığı gibi bankaya gittiğini ve yapılan görüşmeler sonucunda olumlu bir dönüş alamamış akabinde ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası kapsamında şikayetçi olduğunu, soruşturma, kovuşturma aşamalarının uzun süreceğini göz önüne alınınca bu süreçte adına çekilen kredilerin ödemeleri gelmiş ayrıca işleyecek faizler müvekkilinin zararını arttıracağından adına çekilen krediler ve etrafından borç alarak kapatmak durumunda kaldığını, iş bu dava açılmadan önce ticari dava arabuluculuk şartı yerine getirilerek arabuluculuğa başvurulduğunu ve yapılan görüşmeler neticesinde sonuç alınamadığını, davanın görevli mahkemede açıldığını, davalı banka gerekli güvenlik önlemleri almadığından müvekkilin zararından sorumlu olduğunu beyanla;
fazlaya dair ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik toplam 2.000,00-TL alacağın miktarı dava sonunda belirlenmek üzere avans faizi ile tahsili yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden doya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
28.05.2014'te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesinde "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir.
Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; davacının tüketici olmasına, davanın 28.05.2014 tarihinden sonra açılmış bulunmasına ve davanın bankacılık işleminden doğan zararın tahsiline yönelik olduğuna göre, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve mahkememizin bu davaya bakmakta göreli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115.maddesi gereğince davanın reddine, dosyanın istem halinde İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2024/462, 31 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama