KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/595 Esas
- Karar no
- 2025/399
- Dava
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/07/2023
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 28/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma ...davalı arasında yapılan sözleşmeye göre Esenler Mahallesi ...Sokak No:..Sultangazi İstanbul adresinde ki taşınmazın dış cephe işlemlerinin müvekkilinin firması tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, taşınmazın dış cephesinde yapılacak işlemlerin sözleşme esaslarına göre müvekkili tarafından üstüne düşen yükümlülükleri büyük çoğunluğunu yerine getirdiğini, ancak işin yapıldığı dönemde korona virüsü ve yüksek enflasyon sebebiyle birtakım eksikler oluştuğunu, davalı tarafça Gaziosmanpaşa ...Sulh hukuk mahkemesinin ...d.iş dosyasında işbu taşınmazda müvekkili tarafından yapılan işin tespitine ilişkin dava açıldığını,
müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerin büyük bir çoğunluğunu yerine getirildiğini, müvekkiline usulsüz tebligat yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin 72.500 TL doğrudan alacaklı vekiline ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin borcu kalmadığını, bu nedenlerle icra takibi muamelelerinin dava sonuna kadar teminatsız veya uygun teminat mukabilinde durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Gaziosmanpaşa ...
Dairesinde ... esas sayılı icra takibinde talep edilen 261.000TL'nin 200.000 TL kısmında borçlu bulunmadığımızın tespitine, kabul edilen 61.000 TL borcun da takipden sonra ödenmiş olması nedeniyle icra dosyasının tamamında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekiline verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 25/09/2023 tarihli cevap dilekçesinden özetle: Dava Görevsiz Mahkeme’de açıldığını, davacı yanın tacir olduğunu, müvekkilinin de aynı şekilde tacir olduğunu, taraflar arasında buna ilişkin yapılan sözleşmenin de bulunduğu hususu sabit olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevsiz olduğu hususu sabit olduğunu, görev itirazının kabulüne karar verilmesini, tarafların tacir olduğunu ve huzurda ki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu hususu sabit olduğunu,
her ne kadar huzurda ki dava menfi tespit davası olarak ikame edilmişse de Yargıtay içtihatları itibari ile sabit olduğu üzere menfi tespit davaları yönünden de dava şartı olarak arabuluculuğun zorunlu olduğu hususu sabit olduğunu, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmamış olduğu üzere davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- Gaziosmanpaşa ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası aslı, - Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, İİK 72/3 md. Göre açılan menfi tespit davasıdır.
Gaziosmanpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,
Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Davacının ilkin Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapması, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik nedeni ile dosyayı mahkememize göndermesi karşısında, ihtisas mahkemesi olarak görev yapan mahkememizin davanın esasına girebilmesi için öncelikle dava şartlarının tamam olup olmadığına dair inceleme yapacağı kuşkusuzdur.
Arabuluculuğa başvuru yapılıp arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığına dair son tutanağın dava açılırken evvel dosyaya ibrazı dava şartı olarak düzenlendiğinden, dava devam ederken bu eksikliğin fark edilmesi neticesinde giderilmesi mümkün değildir. Arabuluculuk sürecinin dava açılmadan önce başlatılması ve tamamlanması gerekir.
Bu düzenlemeler ışığında dava dilekçesinin ve görevsizlik kararı verilmesinden sonra mahkememizin ön inceleme duruşmasında verilen kesin sürenin incelenmesi neticesinde; davanın yürürlük tarihi olan 01.09.2023 tarihinden sonra açıldığı, davanın menfi tespit davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/595, K. 2025/399, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama