KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Esas no
- 2026/181 Esas
- Karar no
- 2026/207
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 03/03/2026
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 03/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı takip alacaklısı... A.Ş. müvekkil ...'e, takip borçlusu...Ltd.Şti., ... Geliştirme İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...Tic. Ltd.
Şti. 'den doğduğu iddia edilen 530.000.00 TL. alacağı için 16/01/2026 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, gönderilen tebligat hukuka ve tebligat kanunu aykırı olduğundan dolayı müvekkilinin bu tebligattan haberi olmamış 04/02/2026 tarihinde ikinci ihbarname yine aynı şekilde tebligat kanununa aykırı olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin takip borçlusu ...Ltd.Şti., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Ltd.
Şti.’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilin takip borçluları... Tic.Ltd.Şti.,...Limited Şirketi ve ... Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin takip borçlular...Ltd.Şti., ... ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Ltd.
Şti.’ne borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere; kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Dava, İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden dosya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Emsal nitelikteki Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 Tarih, 2023/5228 Esas; 2023/6468 Karar nolu ilamına göre; "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayın incelenmesinden. Mahkememizce resen yapılan araştırmada davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığının anlaşıldığı, yukarıda atfı yapılan emsal Yargıtay kararında da tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı,
İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davalarında göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından Mahkememizin eldeki uyuşmazlığa bakmakla görevli olmayıp görevli mahkemenin genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
09/03/2026 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/181, K. 2026/207, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama