KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1013
- Karar No
- 2018/989
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/541 Esas
- Karar no
- 2018/985
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2017
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Şti. ile müvekkili banka arasında 500.000,00 TL limitli, 13/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden borçluya ticari kredili mevduat hesabının kullandırıldığını, sözleşmeyi davalı ... 'ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalılara borcun ödenmesi için Noter ihtarnamesi gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ve davalıların temerrüde düştüklerini, müvekkili tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde özetle; dava konusu borçla ilgili olarak ... Ürünleri ortakları ... ve ...'ın şirketle hiçbir ilişkilerinin olmadığını, asıl şirketin... Şti. Sahipleri ... ve ... olduğunu, bu kişilerin ortadan kaybolmaları sebebiyle tüm borcun kendilerine kaldığını ve aile yaşantılarının bitmek üzere olduğunu, bu kişiler her ne kadar hisselerini devretmiş iseler de kredinin şirket için kullanılmış olması sebebiyle borçtan sorumlu tutulmaları gerektiğini beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, banka kredisinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkememizce İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi ile; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 47.375,70 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 22/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 29/06/2015 tarihli dilekçe ile takibe itiraz ettikleri ve takibin durduğu, iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket temsilcileri ...Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulmuş ve davacı tarafça sunulan kredi sözleşmeleri, ödeme tabloları ve diğer evraklar ile davacının kayıtları yerinde incelenmek suretiyle takip tarihi itibariyle davalıların borçlu olup olmadığı ve varsa borcun miktarının tespiti hususunda bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi 28/05/2018 tarihli raporda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 13/03/2013 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın sözleşmeyi 667.000,00 TL kefalet limiti ile müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davacı banka tarafından borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın 16/04/2015 tarihinde kat edildiğini ve davalılara kat ihtarnamesinin gönderildiğini, kat ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ edilemediğini ancak sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca tebligatın davalının bildirmiş olduğu adrese gönderilmesi nedeniyle tebliğ edilmiş sayılacağını,
bu nedenle davalı şirketin ihtarname ile verilen bir günlük süre sonu olan 21/04/2015 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, davalı ...'a gönderilen ihtarnamenin 17/04/2016 tarihinde iade edildiğini, bu davalı yönünden temerrüdün takipten önce gerçekleşmemiş olduğunu, davacı bankanın kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağı için 5464 sayılı Yasanın 26/3 maddesi uyarınca Merkez Bankası tarafından 3 ayda bir açıklanan oranlarda faiz talep edebileceğini, bankanın davalı şirketten takip tarihi itibariyle 47.293,17 TL ve davalı ...'dan 46.954,99 TL alacaklı olduğunu tespit ve beyan etmiştir.
Rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 13/03/2013 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefaletin davalının kefalet limitini, kefalet tarihini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu belirtir ifadeyi içermesi sebebiyle şeklen geçerli olduğu,
davalının şirket ortağı olması sebebiyle kefaletin geçerliliği için eş muvafakatinin aranmayacağı, davacı banka tarafından kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek davalılara Noter ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamenin davalılara tebliğ edilmediği,
davalı şirket yönünden her ne kadar tebligat iade edilmiş ise de sözleşmedeki adresine tebligat çıkarılmış olduğundan tebliğ edilmiş sayılacağı ve takipten önce temerrüdün gerçekleştiği, bu davalı yönünden kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi talep edilebileceği, davalı ...'ın ise takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayılacağı ve bu davalı yönünden kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz talep edilebileceği, bilirkişi raporunda da bu hususlar nazara alınarak hesaplama yapıldığı,
davalı ... yönünden tespit edilen alacağın kefalet limiti dahilinde olduğu anlaşılmakla raporda davalı şirket yönünden tespit edilen asıl alacak ve ferileri, davalı ... yönünden ise asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile devamına karar verilmiştir.
Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalıların itirazlarında haksız olduklarının anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve ferileri toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... E-imza Hakim ... E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1013, K. 2018/989, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama