KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2020/537
- Karar no
- 2024/1052
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/10/2020
Karar Metni
2.266 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle. "Müvekkilimiz ... A.Ş. 05.09.2016 - 19.06.2020 tarihleri arasında davalı ... Sigorta A.Ş.’nin acenteliğini yapmıştır. Müvekkilimiz ile davalı şirket arasında 05.09.2016 tarihinde “Sözleşme Yapma ve Prim Tahsil Etme Yetkili Acenteler İçin Acentelik Sözleşmesi" akdedilmiş ve 06.09.2016 tarihinde müvekkile acente vekaletnamesi verilmiştir.Müvekkilimiz acentelik sözleşmesi uyarınca Davalı Sigorta şirketinin ...
İli Genelinde her türlü sigorta poliçesi ile ilgili önemli ölçüde acentelik işlerini yürütmüş ve yıllık bazda önemli cirolar elde etmiştir. Müvekkilimiz sigortacılık dilinde ifade edildiği şekliyle "yüksek üretim" yaparak davalının poliçe üretimini ve müşteri sayısını artırmıştır. Müvekkil, tüm alanlarda davalı firmanın tanıtımı için büyük bir özveri göstermiştir. Müvekkilimiz acentelik sözleşmesini gereği gibi yerine getirmekte iken davalı tarafça ... tarihinde ...
47. Noterliğince düzenlenmiş ... yevmiye numaralı ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedileceği bildirilmiş ve akabinde 26.06.2020 tarihinde ... 47. Noterliğince ... yevmiye numaralı ... (Fesihname) ile de ... 47. Noterliğince ... tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli, davalı tarafından müvekkilimize acentelik işlemlerini içeren Vekaletnamedeki tüm yetkilerden azledildiği, sözleşmenin sona erdirildiğini içeren ihtarname gönderilmiştir.
(Ek-3) Müvekkilimize hak ve nesafet kurallarına aykırı gönderilen fesih ve azilname hakkaniyet dışıdır. Şöyle ki. Davalı sigorta şirketi sözleşmeyi hiçbir gerekçeye dayandırmadan, müvekkilimizin hiçbir kusuru olmaksızın sözleşmeyi feshetmiştir. Yukarıda zikredilen ihtarname ve azilnamelerde hiçbir gerekçe gösterilmemiş, keyfi bir biçimde acentelik ilişkisi sona erdirilmiştir.
Davalı tarafından acentelik sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi, müvekkilin yıllarca gerçekleştirdiği tanıtım ve müşteri kazandırma faaliyetlerinin karşılığını alamamasına ve haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyetine maruz kalmasına yol açmıştır. Müvekkilin bu maddi zararlarının tazmini için denkleştirme tazminatı, rapel (teşvik) ve mahrum kalınan kar alacağını gündeme getirmektedir.
Davalı Şirket adına pek çok tanıtım faaliyetinde bulunan ve yüksek miktarlarda poliçe üretimi sağlayan müvekkilin davalıya kazandırdığı müşteri portföyü ve dolayısıyla fesih sonrası davalının bunlardan sağlayacağı kazanç yıllık poliçe üretim miktarlarından açıkça anlaşılmaktadır. 2017-2020 Özet Üretim Tablosu incelendiğinde bu durum daha çok netlik kazanacaktır.
Müvekkil şirketin kayıtlarına göre müvekkilimiz acente tarafından davalı adına yapılan yıllık üretim ve hak edilen komisyon miktarları şu şekildedir:
YIL ÜRETİM (TL) KOMİSYON
2020 437.943,75 58.937,58 2019 1.697.870 232.732,39 2018 490.359 68.143,49 2017 42.275 5.102,48
Bu tablodaki 2020 yılına ilişkin rakamlar, davalının haksız fesih ve azli nedeniyle yalnızca yılın ilk 5 ayına ilişkindir. Ayrıca anılan rakamlar müvekkilce tutulmuş rakamlar olup, daha fazla tutarda üretim ve komisyon tahakkuk etmiş olması da muhtemeldir. (Davalı nezdindeki 2017-2020 Üretim Tablosunun Celbini Talep ediyoruz.) Bu üretim ve komisyonların ortalaması hesaplanarak müvekkilimizin hak ettiği dekleştirme tazminatı belirlenmelidir. Diğer yandan sıradan bir acente olmanın ötesinde bilinirliği ve kendi pazarlama ve tanıtım araçlarının etkinliğiyle müvekkilin davalıya sağladığı katkı somut üretim miktarlarının çok ötesindedir. Buna göre sözleşmenin sona ermesi durumunda acenteye tanınan kanuni bir tazminat hakkı olan denkleştirme tazminatının davalı tarafça müvekkile ödenmesini...
" talep ve dava etmiştir.
CEVAP. Davalılar vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle.
"Davacı acentenin acentelik sözleşmesi müvekkil şirket tarafından haksız nedenle feshedilmemiş olup, davacının müvekkil şirketten denkleştirme tazminat talep etme hakkı yoktur. davacının denkleştirme tazminatı alacağını kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişinin hesaplama yönteminin tarafımızca kabulü mümkün değildir. acentelik sözleşmesinin feshi sonrası davacı acentenin müvekkil şirketten kaynaklanan bir portföy kaybı bulunmamaktadır ve müvekkil şirket önemli menfaat elde etmemiştir. davacı acentenin davalı şirket adına ne tür poliçeler düzenlediği ve bu poliçelerin süreleri ile davalının ne gibi önemli menfaat elde ettiği
hususlarının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.davacı acente müvekkil şirket dışında başka sigorta şirketi ya da şirketlerinin de acenteliğini yapmakta olduğundan, fesih sonrası herhangi bir zarara uğramamıştır.
davayı kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi raporunda davacı acentenin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için kanunun ve yargıtay içtihatlarının şart koştuğu diğer hususlar inceleme konusu haline getirilmemiştir. bir kez daha dile getirme ihtiyacı duyuyoruz ki, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra müşteri portföyünden elde edilmiş hiçbir önemli menfaat bulunmamaktadır. davacının müşterilerinin tamamına yakını fesih sonrası davacı acente ile çalışmaya devam etmiş,
müvekkil şirket nezdinden poliçelerini yenilememiştir. üstelik davacı acentenin çalıştığı başka sigorta şirketleri de bulunmaktadır. tüm bu hususların bir arada değerlendirilerek kanunda da belirtilen hakkaniyet prensibi uyarınca sayın mahkeme’ den huzurdaki davanın reddini talep ediyoruz. ayrıca belirttiğimiz bu hususlar hakkında hiçbiri inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun da sayın mahkeme tarafından dikkate alınmamasını..." talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 26/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir;"Müvekkilim adına mahkemenizde açmış olduğumuz tazminat davasında hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır. Gelinen noktada bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda talep sonucumuzun arttırılmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur.
Davalının fesih ihbarnamesinde herhangi bir gerekçe sunulmadığı ve ihtarnamenin fesih bildirim süresine uyularak gönderilmemiş olduğu açıkça kök raporda tespit edilmiş ek raporda da buna istinaden hesaplama yapılmıştır. Davalının açıkça haksız fesih ile sözleşmeyi sonlandırmış olduğu ortada olup tazminat tutarlarının hesaplanması bakımından yeniden bilirkişiden rapor aldırılması yargılamayı gereksiz yere sürüncemede bırakacaktır.
Bu nedenle hesaplanan tazminat kalemleri bakımından işbu ıslah dilekçesinin sunulması cihetine gidilmiştir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin haksız fesih ile sözleşmeyi sona erdirmesi sonucu müvekkil şirketin ;
Cari hesaptan kaynaklı alacağı : 18.108,35 TL Portföy (Denkleştirme) tazminat tutarı (Tüm sözleşme süresi içinde yapılan poliçelerden kaynaklı) : 126.488,21 TL Yoksun kalınan kazanç kaybı tazminat tutarı : 29.991,76 TL tutarındadır. Açıklanan nedenlerle; Evvelce 4.900 TL olarak talep ettiğimiz denkleştirme (portföy) tazminatı ve cari hesaptan kaynaklı alacak talebimizin ıslahen 139.696,56 TL tutarında arttırılarak 144.596,56 TL'ye, Evvelce 100 TL olarak talep ettiğimiz yoksun kalınan kazanç kaybı talebimizin ıslahen 29.891,76 TL tutarında arttırılarak 29.991,76 TL'ye arttırıldığını..." beyan etmiştir.
Bilirkişiden alınan 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir.
"Davacı / Davalı tarafından düzenlenen poliçe ve faturaların Davacı / Davalı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı / Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, DAVACI Tarafın DAVALI taraftan 130,89 Euro ve 16.917,54 TL ALACAKLI olduğu.
Dava tarihi 6.10.2020 tarihinde geçerli olan TCMB Euro Döviz Satış Kuru 9,0978 TL olup, Davacının 130,89 Euro Alacağının TL karşılığının 1.190,81 TL olacağı Davacının Cari Hesaptan kaynaklı Toplam 18.108,35 TL (1.190,81 TL * 16.917,54 TL>) Davalı taraftan ALACAĞININ olacağı, Davacı tarafından Davalı firmaya kazandırılan müşterilerden Sözleşme feshinden sonra Davacıdan poliçe yaptıranlardan kaynaklı Davacının hak ettiği komisyon tutarının 29.991,76 TL olacağı,
Nihai kararı Sayın mahkemeye ait olmak üzere Denkleştirme ilkesi gereğince Davacı tarafın talebine istinaden hesapladığımız tazminat tutarı iki türlü olarak hesaplama yapılmıştır. a) Tüm sözleşme süresi içinde yapılan poliçelerden kaynaklı tazminat tutarının 126.488,21 TL olacağı, b) Tüm sözleşme süresi içinde yapılan poliçelerden Trafik ve Dask poliçeleri hariç diğer sigorta poliçelerinden kaynaklı tazminat tutarının 63.470,14 TLTL olacağı, Davalı tarafından fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı,
bu bakımdan davacının uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği, bu zararlar kapsamında davacının yoksun kaldığı kar ve teşvik primlerini talep edebileceği, anılan zararların yukarıda, mali inceleme bölümünde hesaplanan şekilde tespit edildiği, Davacının uzun süreden beri tanımlanan bölgede davalıya aracılık ettiğinden, aracılık edilen hizmet poliçe sözleşmelerine dayandığından,
bu sözleşmelerin belirli aralıklarla yenilenmes ihayatın olağan akışının bir gereği olduğundan, kazandırılan müşterilerin önemli bir kısmının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da davalıyla iş yapmaya devam ettiklerinin kabulü gerektiği, bu bakımdan somut olayda portföy tazminatı şartının da gerçekleşmiş olduğu, anılan tazminatın yukarıda, mali inceleme bölümünde hesaplanan şekilde tespit edildiği, Davacının hesaplanan alacaklarına dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanabileceği..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 13/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir;"Sonuç olarak tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizde herhangi bir değişiklik oluşmamıştır..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 23/03/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporu özetle şöyledir; "davacı taraf 2016/haziran -2020/ haziran döneminde davalı firma ile ortalama 3,79 yıl çalışmış olup, davacının acentelik ilişkisinden sonra “yenilenen poliçelerin” sağlık sektöründe olduğu,
rapor özelinde de yer alan kanuni zorunluluk olan “trafik ve dask poliçeleri” yaptıran sigorta müşterilerinin acentelik bittikten sonra davalı sigorta şirketinden düzenli ve devamlı şekilde “trafik ve dask poliçe” lerine devam etmedikleri,
acentelik ilişkisinin bitmesi üzerine davalı şirketten sigorta poliçesi düzenlemediği tespit edilmiştir. elde edilen menfaatin “önemli menfaat olarak sayılmayacağı karar sayın mahkemenindir. tespit edilmiş olup nihai kök raporumuzda genel değerlendirmede açıkça belirtildiği üzere “davalının fesih ihbarnamesi incelendiğinde herhangi bir gerekçe sunulmadığı görülmektedir. ihtarnamenin fesih bildirim süresine uyularak gönderilmemiş olduğu da anlaşılmaktadır.” kanaatine istinaden;
davacı tarafın, davalı taraftan 130,89 euro ve 16.917,54 tl alacaklı olduğu. dava tarihi 6.10.2020 tarihinde geçerli olan tcmb euro döviz satış kuru 9,0978 tl olup, davacının 130,89. euro alacağının tl karşılığının 1.190,81 tl olacağı davacının cari hesaptan kaynaklı toplam 18.108,35 tl (1.190,81 tl * 16.917,54 tl) davalı taraftan alacağının olacağı, davacı tarafından, davalı firmaya kazandırılan müşterilerden sözleşme fe: davacıdan poliçe yaptıranlardan kaynaklı davacının yoksun kalınan kazanç kaybı tazminatı'nın tavanın 29.991,76 tl olacağı,
nihai kararı sayın mahkemeye ait olmak üzere denkleştirme ilkesi gereğince davacı tarafın talebine istinaden hesapladığımız (denkleştirme) portföy tazminat tutarı iki türlü olarak hesaplama yapılmıştır. a) tüm sözleşme süresi içinde yapılan poliçelerden kaynaklı tazminat tutarının 126.488,21 tl olacağı,
tüm sözleşme süresi içinde yapılan kanuni zorunluluktan kaynaklı düzenlenen poliçelerden “trafik ve dask poliçeleri” hariç (acentelik ilişkisinin bitmesinden sonra sağlık haricindeki diğer branşlarda sigorta yaptıranların sigorta poliçelerini davalı sigorta şirketinden yaptırmadıkları da göz önüne alındığında) diğer sigorta poliçelerinden kaynaklı tazminat tutarının 63.470.714 tl olacağı..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, acentelik sözleşmesine feshine dayalı denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı alacağı ile teminat bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesine göre ; sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması halinde denkleştirme tazminatı istenebilecektir. Portföy tazminatı istenebilmesi için ayrıca acentelik sözleşmesinin, müvekkilin haklı bir nedenle sözleşmeyi feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekir.
Somut olayda.
Taraflar arasında 05.09.2016 tarihinde belirsiz süreli acentelik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin bitimi ile süresiz olmak üzere 15.07.2016 tarihli sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 22. maddesinde, tarafların her birinin üç ay önceden ihtar etmek koşuluyla sözleşmeyi diledikleri zaman feshedebilme hakkı tanındığı, bu madde hükmüne dayalı olarak işbu sözleşmenin davalı tarafından keşide edilen 19.03.2020 tarihli ihtarname ile 3 ay sonra hüküm doğurmak üzere herhangi bir fesih nedeni gösterilmeden feshedildiği,
davalı tarafça, sözleşmenin davacının prim üretiminin benzer durumdaki acenteler ortalamasının altında kalması nedeniyle feshedildiği ileri sürülmüş olsa da, davalının sözleşme süresinde bu hususta davacıya yönelik bir uyarısı bulunmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de ibraz edilmediği, haklı bir fesih sebebinin bulunduğu davalı tarafça ispatlanamamıştır.
Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi koşulu bakımından, davacının acente olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı sigorta şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdiklerinin kanıtlanması gerekmekte olup, ispat yükü davacı acente üzerindedir.
Ancak davacı tarafça, kendi kazandırdığı müşterilerin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı sigorta şirketi nezdinde poliçelerini yeniledikleri, bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra önemli menfaatler elde ettiği hususu kanıtlanamamıştır.
Bilirkişi 2.ek raporunda bulunan aylar itibariyle poliçe üretimini gösteren tabloya göre de, Acentenin sigorta poliçelerinden kaynaklı ticari faaliyetini yıllık bazda sürdürebilecek gelirin davalı firma poliçelerinden kaynaklı bir gelirinin olmadığı, 2019 yılında elde ettiği gelirinde (147.028,65 / 12-) Aylık 12.252,39 TL dikkate alındığında da, tüm çalışma dönemi açısından Acentenin sigorta poliçelerinden kaynaklı ticari faaliyetini yıllık bazda sürdürebilecek gelirin Davalı firma üzerinden yapılan poliçelerinden kaynaklı bir gelirinin olamayacağı , elde edilen menfaatin “önemli menfaat olarak sayılmayacağı” görülmektedir.
Bu nedenle davalının, davacının müşteri portföyünü kullandığı, davacının portföyü sayesinde fesih sonrasında da önemli ölçüde menfaat elde ettiği iddiası kanıtlanamamıştır. Diğer yandan davacı acentenin fesihten sonraki dönemde davalı dışındaki başkaca sigorta şirketiyle de acentelik ilişkisini devam ettirdiği tespit edilmiş olmakla, denkleştirme talebi bakımından hakkaniyet unsuru da oluşmamıştır.
Bu durumda denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamış olup denkleştirme tazminat talebinin reddi gerekmiştir.
Kazanç kaybı talep edilebilmesi için; karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmesi gerekir. Sözleşme davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinden davacı, borçlunun temerrütünü düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 126. maddesine dayalı olarak, haksız fesih tarihinden itibaren tazminat talep edebilecektir. Ancak bu durumda davacının haksız fesih tarihinden itibaren aynı nitelikte yeni bir işi bulabileceği sürenin belirlenmesi gerekmektedir.Davacının fesihten sonra davalı şirket dışındaki sigorta şirketiyle acentelik ilişkisini devam ettirdiği tespit edilmekle, kazanç kaybı talebi isteyemez.Davacının kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince dava dilekçesinde herhangi bir miktar gösterilmeksizin, aynı dava içinde istenilmesine olanak verilirse miktarı açıklanıp harcı yatırılarak, aksi halde ise ayrı dava açılarak talep edileceği belirtilerek, yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek cari hesap alacağını davalıdan tahsili talep edilmiştir. Bu haliyle somut olayda usulüne uygun olarak açılmış bir cari hesap alacağı davası bulunmamakta olup, ıslah ile daha önce dava konusu edilmemiş olan bir istemin dava kapsamına alınması ve yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile alacağa ilişkin ikinci bir davanın açılması mümkün değildir. Cari hesap alacağı usulen açılmadığından istemi bakımından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi karar verilmiştir.
Katip · E-imzalıdır Hakim · E-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/537, K. 2024/1052, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama