KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/64 Esas
- Karar no
- 2021/222
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2020
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya hizmet verdiği, bu hizmet bedelini faturalandırdığı, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki neticesinde davacı müvekkilinin davalıdan bir miktar alacağı meydana geldiği, müvekkili'nin ticari ilişki içerisinde bu alacağını tahsil edemeyince ...
18. İcra Müdürlüğü’nün ...E. numaralı dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlatmak durumunda kaldığı, davalı'nın iş bu takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiği, kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibi durduran davalı borçlunun, alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, tarafların aralarında yürüttükleri ... kapsamında müvekkilinin, ...
A.Ş. ... işletmesinden olan 83.500 Euro alacağı olup vadesi 24.12.2014 olduğu, bu tarihteki kur üzerinden 236.446,95 TL faturanın müvekkili şirket tarafından düzenlendiği, yapılan ödemeler neticesinde bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin 152.563,25 TL tutarında bakiye alacağı olduğu konusunda 31.03.2019 tarihinde mutabakat sağlandığı, müvekkili şirket'in davalı taraftan alacağı olduğu taraflarca kabul edilmişken sonradan davalının ödeme yapmaması ve açılan takiplere itirazda bulunmasının kötüniyetli olduğu, davalı borçlu aleyhine ...
18. İcra Müdürlüğü’nün ...
E. numaralı dosyası nezdinde başlatılan 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağı konulu icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağının toplamına denk gelecek tutar üzerinden devamını, haksız itiraz nedeniyle davalı şirket aleyhine alacaklı olan 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağı toplamına denk gelecek tutar üzerine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı hesaplanmak suretiyle hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafta bırakılmasına karar verilmesini fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalının ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 174.756,56 TL asıl alacak ve 22.407,14 TL işlemiş ticari faiz alacağının toplamına denk gelen tutardaki borcuna itirazının iptalini, takibin devamını, davalı şirket aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı ..., müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişki kapsamındai projelerden dolayı, alacağının olduğu, bu alacaklar için fatura düzenlendiği, alacaklarının ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatılmasına rağmen bu icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibe devam edilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği ancak, müvekkili şirketle ... arasında ticari ilişki olduğu doğru olmakla birlikte, bu ticari ilişkide ... değil, müvekkili şirketin alacaklı durumda olduğu,
müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından, bu talebin reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı ..., cari hesapta alacaklı göründüğü meblağın cezai şarta karşı mahsup edildiği, müvekkili şirketten gerçekte bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı, bu sebeple müvekkili şirketin değil, davacı ...'un aleyhine İİK m. 67/2 uyarınca %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiği, müvekkili şirketin cezai şart alacağını davacı şirketin alacaklarından mahsup etmesi sebebiyle davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından haksız davanın reddini,
icra takibinin kötü niyetle başlatılmasından dolayı davacı ... aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Mahkememizce atanan bilirkişiler ... ile Makine Mühendisi ... ve Mali Müşavir ...tarafından sunulan 15/02/2021 tarihli bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ve birleşen dava İİK.67.maddesine göre itirazın iptali davası ve %20 icra inkar tazminatı talebidir.
Taraflar arasında ticari ilişki olduğu her iki tarafın kabulünde olmakla, bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
... 18. İcra Müdürlüğü'nün 2019/42856 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ..., aleyhine 52.563,25-TL asıl alacak, 6.739,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.302,87-TL'nin icra takip tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %19,50 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile 26/11/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
...18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ..., aleyhine 174.756,56-TL asıl alacak, 22.407,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 197.163,70-TL'nin icra takip tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %19,50 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile 26/11/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların birbirlerinden alacaklı olup olmadığının tespiti, hizmetin ifa edilip edilmediği, cezai şart sebebinin oluşup oluşmadığı, mahsup konusunda davalı tarafın haklı olup olmadığının tespiti açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmekle, 15/02/2021 tarihli bilirkişi kök raporda özetle:"....Davacı ...'nun incelemeye ibraz edilen 2013-2019 mali dönemine ait ticari defterinin ait olduğu yılda yürürlükte olan TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterlerinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
davalı ...Ş'nin incelemeye ibraz edilen 2013-2019 mali dönemine ait ticari defterinin ait olduğu yılda yürürlükte olan TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterlerinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
gecikmeye rağmen davalının gecikmeye konu mallara ilişkin faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlendiğinden tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğinden ve en önemlisi de davalının gönderdiği mutabakat metninde davacının takip konusu alacaklarını açıkça kabul ve teyit ettiğinden tarafların ticari defterlerinde yer aldığı şekliyle davacının alacaklı olduğunun kabulü gerektiği ve bu bakımdan davacının yaptığı takiplere karşı davalının itirazının yerinde olmadığına..."dair rapor tanzim edilmiştir.
Dosya bir bütün olarak incelendiğinde, ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir ancak sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri mezkur kanunda belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir.Bilindiği üzere fatura, tek başına hizmetin verildiğini gösteren bir delil değildir.Ancak,takip konusu fatura her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlıdır.Ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu tesbit edilmiştir.
Tarafların tacir olması nedeniyle, davacının verdiği hizmetinden doğan alacağının ve davalının ise aldığı hizmet nedeniyle doğan borcunun TTK 66 ve devamı maddeleri gereğince ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve ayrıca bu borçtan dolayı mutabakat metni de hazırlandığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartlar tamam olmakla birlikte, davalı taraf cezai şart nedeniyle bakiyeden mahsup edildiğini savunmuş ise de, bu savunmayı destekleyen iade, itiraz hususunda bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu sebeple, davacı davasını ispat etmekle, davanın kabulüne ve ayrıca davalı itirazında haksız, alacak likit olmakla, davacı lehine icra-inkar tazminatına da hükmedilerek, davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · E-imza E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/64, K. 2021/222, 9 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama