KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/751 Esas
- Karar no
- 2021/577
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2020
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ...
A.Ş.'nin sigortalısı olan ... 'a ait ... plakalı aracın, 20/12/2018 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu ... ilinin ... ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza sonucu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğu, somut olayda Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünce 23.09.2010 tarihinde yayınlanan 2010/30 nolu sektör duyurusu uyarınca; bağımsız eksper tarafından araçta oluşan hasar onarım miktarının tespitinin yapıldığı, bu kaza sonucunda, müvekkilinin aracında oluşan hasar onarım bedeli, ekte sunulan ...
Ltd. Şti. Bağımsız Eksper...tarafından düzenlenen eksper raporuyla KDV dahil 19.948,56 TL olarak tespit edildiği, bu hizmet için ekspertiz şirketine fatura karşılığı 287,64 TL'nin ödendiği, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
kaza sebebiyle oluşan hasar onarım bedeli alacağının şimdilik 100,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, dava konusu hasar onarım bedeli tespiti için yapılan ekspertiz ücreti masrafı olarak 287,64 TL'nin yargılama gideri olarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: uyuşmazlık konusu 20.12.2018 tarihli trafik kazası nedeni ile müvekkili şirket hakkında açılan iş bu dava da, davacı tarafa ait araç için bakiye pert bedelinin tazmini talebinde bulunulduğunu, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin bu talepler için kanunun belirli bir zamanaşımı süresi öngördüğünü, zamanaşımı 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu md 1446 ve 1427 hükmü uyarınca zamanaşımı süre başlangıcının, alacağın muaccel olduğu gün, yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren işlemeye başladığını,
davacı tarafın dava konusu ettiği kaza tarihinin 20.12.2018 olduğunu, zamanaşımı süresinin, kaza tarihinden itibaren 2 yıl olduğunu, bu talep hakkının 20.12.2020 tarihinde sonra ereceğini ve buna göre, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını,, açıklanan nedenlerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, ekspertiz Ücreti taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Kaza tespit tutanağı, trafik poliçesi, hasar tespit raporu, ihtarname, trafik tescil kayıtları. 2-Mahkememizce atanan bilirkişiler ...ve ... tarafından müşterek sunulan 24/05/2021 tarihli bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen hasar onarım bedeli olarak 100,00-TL alacak ve ekspertiz ücreti talebidir.
Mahkememizce, kazaya karışan araçların malik-tescil bilgileri ve davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası celp edilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilerek kazanın meydana geliş şekli, taraflara ait kusur durumları ile talep edilen tazminatlar yönünden rapor alınmış olmakla, 24/05/2021 tarihli bilirkişi raporu da incelendiğinde, sürücü ...'ın olayda (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü davalı sigortalısı ...'ın olayda (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu, onarım tarihi itibarıyla KDV dahil toplam 2.988,33 TL gerçek zarar tazminatının uygun olacağı ancak aracının eksik şekilde onarıldığına dair bir iddiası bulunmayan davacının daha fazla işçilik ücreti talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Ancak tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan incelemede, davanın belirsiz alacağa konu edildiği oysa ki, belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte, alacağın miktar yahut değerinin tam ve kesin olarak tarafça belirlenebilmesinin, kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi, asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle öne sürebileceği bir dava çeşididir (HMK m.107). Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı mahkemece belirlenir. Alacak miktarı davanın başında belirli olmayıp, dava değeri olarak gösterilen miktar, asgari alacak tutarı olarak belirlenmesi ise ancak kısmi davaya esas olabilir.
Dava tarafın dava dilekçesi incelendiğinde, zaten alacak miktarının belirlendiği ancak alacak hususunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmakla, davanın belirsiz alacağa konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · E-İmza Hakim · E-İmza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/751, K. 2021/577, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama