KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas no
- 2022/356 Esas
- Karar no
- 2025/1115
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 24/09/2010
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... A.Ş.de Müdür yardımcısı olarak çalışan ... tarafından kandırılarak verilen logolu ve imzalı hazine bonolarının sahte olduklarının anlaşıldığını, bunun için ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde ...
E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davanın sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin %75 kusurlu olduğunun belirlendiğini, yapılan icra takibi neticesinde davalının kusur oranına göre tahsilatın yapıldığını, munzam zarar yönünden BK.nun 105.nci maddesine göre istemin dinlenmesi yönünden gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ret edildiğini, bu koşulun da oluştuğunu, munzam zararın temerrüt faizi ile karşılanamayan kısmın oluşturduğunu, yapılan tahsilatın 19.08.2010 tarihinde tahsil edilen faiz ile karşılanmasının mümkün olmadığını, konu olan 5.687.62-TL.nin verildiği tarihteki faiz,
döviz alımı veya altın alımında kullanılması durumunda tahsil edilen faizle oluşacak bedelin karşılanmasının mümkün olamayacağını, bundan ötürü oluşan munzam zararın fazlaya dair hakkını saklı tutarak 30.000.00 TL.nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 366.759,17-TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının munzam zararını hangi kriterlere göre belirlediğini açıklamadığını, davanın 10 yıllık zamnaaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 10 yıllık süre dışında kalan bölümün talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının munzam zararını somut vakılarla kanıtlaması gerektiğini, bunun yerine getirilmediğini, davacının elde edeceği gelirinin tahsil ettiği temerrüt faizinden çok yüksek olacağını bildirdiğini, olayda davacının tahsil ettiği temerrüt faizinin olması gereken değerden yüksek veya aşağıda olup olmadığına bağlı bulunduğunu,
davacının para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını ispat etmesi gerektiğini, ileri sürülen enflasyon ve paranın satın alma gücü, döviz kurlarındaki artış, devlet tahvili faiz oranları gibi faktörler genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen olgular olduğunu, bundan ötürü de BK.nun 105.nci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmeyeceğini, davacının uğradığını bildirdiği munzam zararını somut olaylarla kanıtlaması gerektiğini, davada davacı lehine hükmedilen avans faizi oranındaki temerrüt faizinin davacının zararını karşıladığını,
müvekkilinin davacının alacağını geç tahsil etmesinde kusurlu bulunmadığını, davanın 12 yıl süreden sonra sonuçlandığını, davacının alacağını tahsil ettiğini bundan ötürü açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizce, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ,... K. sayılı dosya örneği getirtilmiş, incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ...Ş. (..
A.Ş. ) ile davalı ... aleyhine 03.01.2003 tarihinde alacak talebi ile ... esas sırasında dava açıldığı, bu davanın aynı mahkemenin...esas sayılı dava dosyası ile birleştiği, aynı davalılar aleyhine aynı mahiyette açılan bir kısım davaların da ... esas sayılı dava ile birleştiği, davacı ...'e ait birleşen ..esas sayılı dava yönünden "...Davanın, davacının takdiren % 25 müterafik kusuru bulunduğunun kabulüne dayalı olarak talep edilen tazminat alacağı yönünden kısmen kabulü ile 5.687,62.-Tl.nin 30.10.1997 tarihinden itibaren 31.12.1999 tarihine kadar değişken oranda talebi aşmamak kaydı ile reeskont faizi,
1.1.2000 tarihinden itibaren de değişken oranda avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın munzam zarar tazminatı isteminin bu aşamada dinlenme koşulları bulunmadığından reddine..." dair 03.06.2008 tarihinde karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.07.2010 tarihi ile onandığı, alacağın tahsiline yönelik davacı tarafından ...
8. İcra Müdürlüğünün... E.sayılı icra dosyasında icra takibi yapıldığı ve 10.8.2010 tarihinde icra dosyasından davacıya toplam 44.565,45.-Tl. Ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen...E.K. sayılı 07/03/2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı ilamı ile 16.09.2021 tarihli ilamı ile "...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, munzam zarar istemine ilişkin olup mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek “davacının talep edebileceği 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı kalmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece itibar edilen raporda davacının 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı oluştuğu kanaati ifade edilmiştir. Bu durumda mahkemece bu rapora itibar edildiği belirtildiği halde davacının alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın tamamen reddi doğru olmamıştır.
3- Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak zamanaşımına uğramayan son on yıl için munzam zarar hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı temerrüt faizinin hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/356, K. 2025/1115, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama