KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/815 Esas
- Karar no
- 2024/745
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/11/2022
Karar Metni
1.659 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekillerinin mahkememize vermiş oldukları dilekçesinde özetle: "Kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere DEĞER KAYBI talep etmekteyiz.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1'de " Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Huzurdaki davaya konu 12.04.2022 tarihli trafik kazası neticesinde Müvekkile ait ... plakalı araçtaki değer kaybı tazminatlarının belirlenmesi mümkün değildir ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemez. Değer kaybı hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanmalıdır.
Müvekkilin uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebilecektir.
Sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere 12.04.2022 tarihinde seyir halinde olan ...plakalı aracın sürücüsünün yine aynı mevkiinde seyir halinde olan müvekkile ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtilmiştir. (Ek: Kaza Tespit Tutanağı) Bu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısının %100 kusurlu olduğu tespit edildiğinden araçta meydana gelen değer kaybının davalı tarafından karşılanması gerekmektedir.
Eksper Yönetmeliği'nin 22. Maddesi de tarafsızlık başlığı altında "Eksperler, incelemelerini her halükarda, tarafsızlık ilkesini gözeterek yapar ve taraf tutma kuşkusuna bile yer bırakmadan raporlarını hazırlar." şeklindeki açıklaması ile eksperlerin raporunu tarafsız olarak hazırlaması gerektiğini şüpheye mahal vermeyecek derece ortaya koymuştur. Dolayısıyla, dosyaya sunulan ekspertiz raporlarının tarafsız eksperler tarafından hazırlandığı açıkça ortadadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1426 maddesinde sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır, şeklinde düzenlendiğini görmekteyiz.
Yukarıda açıklanan hükümler ışığında düzenlenen ekspertiz raporlarının zarara sebebiyet veren kişi veya davalı sigorta şirketi tarafından yatırılması gerektiği açıktır. Bu sebeple dosyadaki kazada yüzde yüz kusurlu bulunan davalının yapılmış olan ekspertiz rapor ücretlerini yatırma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Ayrıca ekte sunulan eksper faturası ve ücretlerinin yargılama giderlerinden sayılmasına dair çok sayıda yargıtay kararı bulunmakta olup işbu dosyada da yargılama giderlerinden sayılmasına saygılarımızla vekaleten talep ederiz.
dosyanın sürüncemede kalmaması adına tensip zaptıyla birlikte bilirkişiye gönderilmesini talep ederiz.
yukarıda açıklanan ve sayın mahkemenizin takdir edeceği üzere dosyaya konu kaza sonucu müvekkil araçta meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsili amacıyla huzurdaki dava açılmıştır.
Müvekkile ait araçta meydana gelen 200,00-TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,
Dilekçemiz ekinde sunulan eksper raporlarına ilişkin fatura ücretlerinin yargılama giderinden sayılmasına,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmşitir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Huzurdaki talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi hukuken mümkün değildir. Hasara konu araçta değişimi yapılacak parçalar belli olup parça fiyatlarının bilgisine ulaşılması mümkündür. Nitekim davacı açıkça müvekkil şirkete başvuruda bulunurken ve aracında meydana gelen hasar değer kaybı bedelinin 15.000-TL olduğunu belirtmiştir. Yine davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunda da değer kaybı bedeli tespit edilmiş olup huzurdaki davada 200,00-TL değer kaybı tazminatı belirleyerek belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Bu sebeple emsal nitelikteki Yargıtay kararı gözetilerek öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın kısmi dava olarak görülmesi ve zamanaşımı kurallarının buna göre uygulanmasını talep etmekteyiz.
... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde... vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalıdır. İşbu poliçe uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalısının kusuru oranında araç başına 50.000,00 TL ile sınırlıdır.
Öncelikle müvekkil şirketin sorumluluğun belirlenmesi için kazaya karışan araçların kusur oranlarının denetime elverişli bir biçimde tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacının dosyaya sunmuş olduğu kaza tespit tutanağı okunur olmaması sebebiyle kazanın nasıl meydana geldiği anlaşılamadığından müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı da tespit edilememiştir.
Kısmen tetkik edilebilen tutanağa göre ise davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, KTK uyarınca geçiş üstünlüğü kurallarına aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dosyada denetime elverişli kusur raporu aldırılmasını talep etmekteyiz.
Davacı taraf dava dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın, ... plakalı araca maddi hasar verdiğini beyan etmiş ve kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı olan aracın %100 kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Davacı taraf iddialarına dayanak, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespitine yarar resmî belge veya denetime elverişli herhangi bir somut delil sunamamıştır.
Dosyanın konusunu oluşturan kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekmektedir. Sigortalı aracı sevk ve idare eden sürücünün kusuru bulunmaması halinde müvekkil şirkete huzurdaki dava yöneltilemeyecektir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan, objektif ve somut verilerle desteklenmemiş ekspertiz raporu ile kusur raporunun hükme esas alınması mümkün değildir. Dosyaya sunulan ekspertiz raporu, kusur durumu irdelenmeden ve davacıya ait aracın kilometresi dahi tespit edilmeden, somut verilerden uzak şekilde hazırlanmıştır. Yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını ve dilekçemizde belirttiğimiz hesaplamaya yönelik esasların dikkate alınmasını talep etmekteyiz.
Davacı taraf ekspertiz ücretinin müvekkil şirketten tahsilini talep etmiştir. Söz konusu ücretin poliçe teminatı kapsamında kalmadığını, zorunlu bir gider olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını ifade etmek isteriz. Bu yönüyle söz konusu ekspertiz raporunun yargılama gideri dahi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Davacı taraf, davaya konu araçta hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini ve bahsedilen değer kaybı bedelinin müvekkil sigorta şirketinden tazmin edilmesinin gerektiğini ifade etmiştir. İddia edilen değer kaybının tespiti için uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılmalı ve varsa değer kaybı miktarının bu şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf başvuru dilekçesinde tazminat taleplerini, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı taraf ile müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi davacının aracının ticari araç statüsünde olması ya da müvekkil şirketin tacir olması uyuşmazlığı tek başına ticari dava haline getirmez. Bu doğrultuda uyuşmazlığa uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 99 uyarınca sigorta şirketi, gerekli belgelerin sigorta şirketine iletilmesinden sekiz gün geçmesi üzerine temerrüde düşecektir. Bu bağlamda faizin temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen itirazlarımıza ek olarak dava konusu alacak zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı yönünden de reddini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davacı tarafından 12/04/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı ...plaka sayılı aracın trafik kazasına sebebiyet vermiş olması ve aracının değer kaybına uğradığı iddiası ile uğranılan değer kaybının tazmini isteminden ibarettir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamında özetle; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlendiği anlaşıldığından, genel şartlarda belirtilen formüle göre hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişilerin 13/03/2023 tarihli raporundan özetle: "Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı ...'un hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede, tam ve *%100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davacı ...'ün ve maliki olduğu ... plaka numaralı aracın sürücüsünün olayda etkili hatalı bir davranışlarının bulunmadığı, ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca dava konusu aracın kaza tarihindeki değer kaybının yaklaşık 2.048,50 TL olduğu, Dava konusu araçta kaza tarihinde reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının yaklaşık 3.648,00 TL olduğu,
Davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu araç için 6.481,27 TL tutarında hasar tazminatı ödendiği, ancak dava dosyasında davalı tarafından değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir belgeye rastlanmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememizin ara kararı gereği bilirkişilerden ek rapor alındığı ve bilirkişilerin sunmuş olduğu 19/03/2024 tarihli ek raporda özetle: "Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı ...'un hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede, tam ve %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davacı ... 'ün ve maliki olduğu... plaka numaralı aracın sürücüsünün olayda etkili hatalı bir davranışlarının bulunmadığı, ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca dava konusu aracın kaza tarihindeki değer kaybının yaklaşık 2.048,50 TL olduğu,
Dava konusu araçta kaza tarihinde reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının yaklaşık 3.648,00 TL olduğu, Değer kaybı tazminatı açısından hangi yöntemin göz önüne alınması gerektiğine dair kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, dava dosyasında davalı tarafından değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir belgeye rastlanmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında gerçekleşen kazanın oluşumunda alınan bilirkişi raporlarına göre davacının kusurunun bulunmadığı, yine bilirkişiler tarafından davacının aracında meydana gelen değer kaybının reel piyasa şartlarına göre 3.648,00 TL olduğuna ilişkin yapılan tespitleri ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamı da göz önüne alınarak davacının aracında reel piyasa şartlarına göre 3.648,00 TL'lik değer kaybı olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/815, K. 2024/745, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama