KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/210 Esas
- Karar no
- 2024/635
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2023
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkilim ...Tic. A.Ş restoran ve yiyecek içecek sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu kapsamda çeşitli şirketlere ve şahıslara tabldot yemek üreterek hizmet vermektedir.
Dilekçemiz ekinde sunulan cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkilimin verdiği yemek hizmeti karşılığında 27.243,92 TL müvekkilimin davalıdan alacağı bulunmaktadır.(Yasa gereği açılana dava oncesi arabulucuğa başvuru yapılmış ve ekte sunulan ... tarihli son tutanak ile ...Arabuluculuk dosya numaralı anlaşmama tutanağı ile taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır.Haksız olarak yapılan itirazın iptaline, davalı şirket yönünden takibin devamına, davalının yaptığı haksız itiraz sebebiyle lehimize asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
"Davacı tarafın gerek yasada gerekse sayın mahkeme tarafından tensip ara kararı, ön inceleme tutanağı ve takip eden diğer tüm ara kararlar ile yükümlü olduğu ve/veya olacağı süreli, kesin süreli işlerinin süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle ve/veya getirilememesi halinde davacı tarafa bu işin yürütümü için yeni veya ek bir süre verilmesine, davacı tarafın bu anlamdaki her türlü talebine, kesin süre bitiminden sonra yerine getirilen her türlü adli iş ve işleme muvafakat etmediğimizi peşinen bildirir, bu beyanlarımızın yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulmasını talep ederiz.
Müvekkil firma, Türkiye’nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet göstermektedir. Müvekkil şirket, faaliyetlerini elli iki şehirde, pek çok mağazada sürdürmekte; ev, bahçe ve ofis için kullanıma uygun on binlerce ürünün satışını yapmaktadır. Altı yüzden fazla tedarikçi ile çalışan davalı müvekkilin mağazaları her yıl kırk milyonu aşkın müşteri tarafından ziyaret edilmektedir.
Davacı da, müvekkil şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalarından biridir.
Davacı, takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini iddia etmekteyse de, itirazın kötüniyetli olarak yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz etmemiştir. İcra takibine yapılan her itirazın kendiliğinden kötüniyetli olarak yapıldığının kabulü mümkün değildir. Davalı müvekkil hakkında icra takibi yapılmış olması, davalıyı kendiliğinden borçlu hale sokmayacağı gibi, icra takibinin varlığı borcun varlığı anlamına da gelmemektedir . davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi.." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Taraflar arasında bahsi geçen yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK ve VUK açısında delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafından sunulan ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.242,92 TL alacaklı olduğu davalı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK ve VUK açısında delil niteliğine haiz olduğu, davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 26.099,26 TL borçlu olduğu,
taraflar arasındaki fark (27.242,92 TL-26.099,26 TL<) 1.143,67 TL olup, bu fark davacı tarafından ticari defterlerine kaydettiği 01.10.2022 tarihli ve 01.10.2022 Tekzen Tahsilat açıklamalı kayıttan kaynaklandığı, söz konusu kayıt ile ilgili herhangi bir belge dosya kapsamında mevcut olmadığından bu tutarın davacı alacağından tenzil edilmesi gerektiği yani davacının bu kaydı ispatlaması gerektiği, yapılan açıklamalar ışığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 26.099,26 TL alacaklı olduğu, faiz talebinin ise ihtarnamenin tebliği şerhinin dosyada bulunmaması sebebiyle bu aşamada mümkün olmadığı,
davalının takip alacağının muaccel olmadığı yönündeki itirazlarına ilişkin dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığından ispata muhtaç olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça davalıya hizmet verildiği ancak karşılığında ödenmesi gereken miktarın ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafça ise davacı ile ticari ilişkisinin olduğunu ancak taraflar arasında vadeli ödeme üzerine anlaşıldığı savunulmuştur. Dolayısıyla somut olayda davacı tarafça hizmetin sunulduğu, davalı tarafça ise ödemenin vadeli olarak yapılacağı hususunda anlaşıldığının ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafın iddiasının değerlendirilmesi bakımından; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalıya ait ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle 26.099,26 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Yine davacıya ait ticari defterlerde ise davacının davalıdan 27.242,92 TL alacaklı olduğu ancak tarafların ticari defterleri arasındaki 1.143,67 TL'lik farkın davacı tarafça ispatlanması gerekmesine rağmen ispata yarar herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacının davalıya bahse konu hizmeti sunduğu hususunda taraflar arasında tartışma olmadığı gibi davacının davalıdan 26.099,26 TL alacaklı olduğu da bizatihi davalı tarafın ticari defterleri ile ispat edilmiştir.
Davalı tarafın savunmasının değerlendirilmesi bakımından ise tensip zaptının 5 numaralı ara kararı uyarınca tarafların delillerini sunmaları için süre verilmiş ancak davalı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşmenin sureti sunulmamıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin vadeli ödeme sistemine dayandığına dair savunmasını davalı taraf ispatlayamamış olup genel kural gereği faturalar davalı tarafın defterlerinde kayıtlı bulunduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacı vekili tarafından işlemiş faiz talebiyle de takip başlatılmış olsa da dosya kapsamında ihtarnamenin tebliğ şerhinin sunulmadığı anlaşılmıştır. Yine tensip zaptının 5 numaralı ara kararı uyarınca ihtarnamenin tebliğ şerhinin davacı tarafça verilen süre içerisinde dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla birlikte bu yönde değerlendirme yapılan bilirkişi raporuna da itiraz edilmemiştir.
Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/210, K. 2024/635, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama