İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/708 K.2025/232

" Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet tüketim bedeli faturası ve 1 adet cayma bedeline ilişkin olmak üzere toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi…

Esas2023/708Karar2025/232Tarih25 Mart 2025Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Mart 2025
Esas no
2023/708 Esas
Karar no
2025/232
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
02/11/2023
Gereği düşünüldü
—
Dava
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

" Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet tüketim bedeli faturası ve 1 adet cayma bedeline ilişkin olmak üzere toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Davalı borçlu, 13.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durmuştur.

Davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerekmektedir.

Müvekkil şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklanmaktadır.Takibe konu edilen 32.478,19TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmaktadır.Cayma bedeli ve cezai şart şeklinde isimlendirilen kurum gerek mevzuatta gerekse Yüksek Mahkeme kararlarında kabul edilmiş bir kurum olup tarafları tacir sıfatına haiz olan sözleşmelerde zamanın ve piyasanın gereği olarak haklı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Söz konusu hüküm, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu değildir. Zira müvekkil şirketin, takibe konu abonelik sözleşmesi ve eklerinin müşteriye sunduğu avantajlar karşılığında karşı taraftan beklene aboneliğin belirlenen zaman dilimi süresince sürdürülmesidir. Bunun aksinin düşünülmesi sözleşme edimlerinde eşitsizliğe ve dengesizliğe sebebiyet vereceği Sayın Mahkemenizin de takdiridir.

Davalı tarafın edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan ve müvekkil şirketin zarara uğramasına sebep olan eylemi ve bu eylemi hali hazırda savunuyor oluşu, hak ve sorumluluklarını bilen basiretli tacir sıfatı ile bağdaşmamaktadır. Davalı, müvekkil şirket tarafından sms ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim almış, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödememiştir.

Sayın Mahkemenizce müvekkil şirketten faturaların borçlulara iletildiği sms ve e-posta kayıtlarının celbini talep ederiz. Taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtılmıştır.Alacağımızın varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır.

Davamızın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER

(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... MTS'nin ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı, ... Ticaret sicil Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi, ... yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 25/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. "Faturaların ödenmemesi ile davacı tedarikçi tarafından sözleşme ve elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince sözleşme için haklı fesih koşullarını oluşturmuş olup, fesih işleminin cezai şart bedeli gerektirecek biçimde gerçekleşmesi mevzuat hükümlerine uygundur. Cayma faturası dahil bütün birim fiyatlar ...

Şeffaflık platformundaki ... ortalama verileri ile tek tek kontrol edilmiş olup, birim fiyatların hatalı olarak hesaplanmış olduğu tespit edilmiştir. Hatalı olan birim bedellerin yerine olması gereken birim bedeller tespit edilmiş olup faturalar tekrar doğru bir şekilde hesaplanmıştır.

Bu hesaplamalar neticesinde; cayma faturası dahil ödenmeyen 3 adet normal dönem tüketim faturası yeniden hesaplanmış olup, takibin 203.171,59 TL yerine asıl alacak faiz 5151.824,06 TL 50.066,43 TL - 201.890,49 TL üzerinden devam etmesi gerektiği kurulumuzca değerlendirilmektedir.. "rapor edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Davalının gerçek kişi olması nedeni ile Mahkememizce öncelikle Mahkememizin işbu davaya bakmaya görevli olup olmadığının tespiti için davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün vermiş olduğu 29/05/2024 tarihli yazı cevabında "...ödevli şahsın ... faaliyetiyle 08.11.2017 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 28.02.2022 tarihinde mükellefiyetini terk ettiği görülmüş olup ödevli şahsın işletme usulüne göre defter tuttuğu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 'nun 178'nci maddesi hükmünce ikinci sınıf tüccar statütüsünde olduğu" bildirilmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.

Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre.

1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

İzmir BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas,...

Karar sayılı, 19/03/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "...Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığının araştırılması yönünde ...

Vergi Dairesi ve ...

Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarının değerlendirilmesi neticesinde ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davacının tacir olmadığı ve bu kapsamda TTK 4. maddesi gereğince iş bu davanın ticari bir dava olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararına karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir...".

Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olay değerlendirildiğinde, dosya içinde yer alan belgelere davalının tacir olmadığı, faturaya dayalı alacak kapsamında davalı hakkında yapılan araştırma ve inceleme doğrultusunda; ... Vergi Dairesi' nin vermiş olduğu 13/07/2018 tarihli yazı cevabında, ... Vergi Dairesi Başkanlığı ...

Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün vermiş olduğu 12/07/2018 tarihli yazı cevabında davalının 31/12/2011 tarihinde mükellefiyeti terk ettiği ve en son beyan ettiği 2011 takvim yılı gelir vergisi beyannamesine göre işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği; böylece davalının tacir olmadığı, yalnızca davacının tacir sıfatını taşıdığının anlaşılmış bulunmasına göre uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...".

İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı, 23/05/2023 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı ile arasındaki abonelik sözleşmesi gereğince elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi nedeni ile bedelin tahsilini talep etmekle; aboneliğin bulunduğu yerin dükkan olduğu, yapılan araştırmada ise davalının tacir niteliğinde bulunmadığı esnaf olduğu, davalının 6502 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girmediği, , 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği, uyuşmazlığın ...

11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...".

İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı, 20/06/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda davacı kaçak elektrik tüketimi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinde bulunmuş olup, her ne kadar davalının ticari işletme kaydı bulunmakta ise de davalının dava tarihinden önce ticari faaliyetine son verdiği, tacir sıfatının bulunmadığı, salt aboneliğin iş yeri olmasının davayı ticari hale getirmeyeceği, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.".

Tüm dosya kapsamından; davacının tacir olduğu; her ne kadar davacı tarafça düzenlenen faturalarda davalının tüketici grubu ticarethane olarak belirtilse de, davalının ticaret siciline veya esnaf odasına kayıtlı olmadığı, ilgili vergi dairesinin müzekkere cevabı uyarınca mükellefiyetinin 08.11.2017-28.02.2022 tarihi arası devam ettiği, dava konusu faturaların ise 03/11/2022, 05/12/2022, 04/01/2023, 20/02/2023 tarihli oldukları, bu suretle davalının mükellefiyetini terk ettikten sonra dava konusu faturaların tahakkuk ettirildiği, yine dava tarihi itibariyle davalının tacir olmadığı,

salt aboneliğin işyeri olmasının davayı ticari hale getirmeyeceği anlaşılmakla; davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca işbu davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu,

HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun gerekçeli kararın tebliği suretiyle ihtarına,

3- 6100 sayılı HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,

4-Sair hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.25/03/2025

Katip · ¸E-imzalıdır Hakim · ¸E-imzalıdır

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/708, K. 2025/232, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (Iı) Yargılama Sürecinde Toplanan Deliller
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/708
Karar No
2025/232
Tarih
25 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/708 K.2025/228
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/709 K.2025/196
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/709 K.2025/122
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/709 K.2025/182
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/710 K.2025/303
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/711 K.2025/285

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.