KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/168 Esas
- Karar no
- 2025/1033
- Dava
- İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
- Dava tarihi
- 26/02/2021
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkillerinin davalı şirkete uzun yıllar avukatlık ve danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkillerinin haksız bir şekilde azledildiğini, haksız azil nedeniyle müvekkilerinin ücretin tamamına hak kazandığını, müvekkillerinin haksız azledildikleri için ...
19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattıklarını, davalı tarafın dava avukatlık ücretlerini ödediğini ancak geri kalan karşı taraf dava avukatlık ücreti ile icra dosyalarından kaynaklanan müvekkili ve karşı taraf avukatlık ücretlerini ödemediğini, davalı tara aleyhine icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafın tacir olup iflasa tabi olduğunu,
ödeme emrinin tebliği sonrasında avukatlık ücretlerini ödeyip geri kalan ödemelerin ödenmeyerek haksız ve kötü niyetli olarak ödenmediğini belirterek davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının kaldırılmasına, %20’den az olmamak üzere ayrı ayrı icra inkâr ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davalı ... Şti’nin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; mahkememizin görevsiz olduğunu, davacının avukatlık hizmet sözleşmesinin, sözleşmeye aykırı davranışları sebebi ile haklı nedenle fesih edildiğini, davacı tarafından, tahsilat yapılabileceği varsayımına dayalı olarak muaccel hale gelmemiş olan alacakların talep edildiğini, davacının icra avukatlık ücreti iddiasının sözleşmede açıkca yer alan tahsilat halinde istenebileceği hükmüne aykırı olduğundan bu talebin de reddi gerektiğini, dava konusu avukatlık sözleşmesinin süreli olduğuna dair hükümler içermesine rağmen süresiz olarak hazırlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın 2004 sayılı İİK' nın 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli, ... nolu kararı ile, ...tarihli ve ... sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna eklenen geçici 14. madde uyarınca iş bu davada mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalı tarafın görev itizarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 2004 sayılı İİK'nun 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... ile ...tarafından borçlu ... Ltd.
Şti. aleyhine 24/09/2012 başlangıç tarihli süresiz avukatlık hizmet sözleşmesinden doğan 105.380,96-₺ karşı taraf avukatlık ücreti, 4.267,92-₺ işlemiş faiz, 121.240,34-₺ müvekkil icra avukatlık ücreti, 4.910,23-₺ işlemiş faiz, 9.888,20-₺ müvekkil dava avukatlık ücreti, 400,47-₺ işlemiş faiz olmak üzere toplam 246.088,12-₺ alacağın tahsili talebi ile 30/06/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı,
27/08/2020 tarihinde örnek 11 iflas yolu ile adi takipte ödeme emri düzenlenerek 105.380,96-₺ karşı taraf avukatlık ücreti, 4.267,92-₺ işlemiş faiz, 121.240,34-₺ müvekkil icra avukatlık ücreti, 4.910,23-₺ işlemiş faiz olmak üzere toplam 235.799,45-₺'nin tahsili talebinin borçlu şirkete 22/09/2020 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 25/09/2020 tarihli dilekçe ile borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünün 20/07/2020 tarihli kararı ile İİK 62-66 maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ... E.K. sayılı ... tarihli karar ile "...1-İflas davası konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı 19/02/2025 tarihli ilamı ile "...depo emrine esas alacak tutarının depo karar tarihi itibariyle hesap edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, duruşma tarihi olan 02/11/2023 tarihi esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca 08/06/2023 tarihinde depo emri düzenlenerek davalı vekiline 21/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ise de alacak tutarı depo emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle hesaplanmadığı gibi depo emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük sürenin dolduğu tarihin dahi alacağın hesap edildiği 02/11/2023 tarihinden önce olduğu,
bu durumda tebliğ edilen depo kararında fazladan hesaplama yapıldığı anlaşılmakla mahkemece şayet 02/11/2023 tarihi esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca depo kararı verilecek ise bu kararın davalı tarafa en erken 02/11/2023 tarihinde tebliğ edilmesi gerektiği esastır. Mahkemece bu hususların nazara alınmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Ayrıca depo kararına esas alacağın hesabı da hatalıdır. Çünkü davacı tarafça ilk olarak ilamsız icra yoluyla takip başlatılarak toplam 246.088,12 TL alacağın tahsili talep edilmiş ise de, davalı tarafından 10.288,67 TL (9.888,20 TL müvekkil dava avukatlık ücreti, 400,47 TL işlemiş faiz) ödenmesinin ardından, davacı tarafça 05/08/2020 tarihinde ilamsız icra takibi İİK 43 gereği iflas yoluyla takibe çevrilerek, iflas ödeme emrinde ise toplam 235.799,45 TL alacak talep edilmiştir. Ancak icra müdürlüğü tarafından ilamsız icra takibine konu ödeme emri uyarınca hesaplama yapılmış, takipte kesinleşen tutar 246.088,12 TL olarak hesaplamaya dahil edilmiştir. Bu tespit karşısında hesaplamada esas alınan miktarların da hatalı olduğu anlaşılmaktadır.
Kabule göre değerlendirildiğinde; Borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder yada borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir... Borçlu, depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, mahkemenin "konusu kalmayan davanın reddine" karar vermesi gerekir. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 442). Somut dosyada depo kararının yedi günlük süre içerisinde yerine getirildiği anlaşılmakla, bu durumda mahkemece iflas davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/168, K. 2025/1033, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama