İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/111 K.2024/91

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/111Karar2024/91Tarih12 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.244 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Haziran 2024
Esas no
2021/111 Esas
Karar no
2024/91
Dava
MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ
Dava tarihi
16/02/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.244 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17/01/2003 tarihinde ...'nde "..." adı altında kozmetik ürünler üreten bir şirket kurduğunu ardından '...' markasını kendi adına 2003 yılında ...'nde tescil ettirdiğini, müvekkili söz konusu marka adı altında bir adet şampuan ve bir adet saç bakım ürünü üretmiş ve bu ürünleri ilk önce ...'nde satmaya başladığını, formülü müvekkiline ait olan ürünlerin rağbet görmesi üzerine dünyanın bir çok ülkesinde satılması için çeşitli anlaşmalar yaptığını ve ürünler bir çok ülkede satılmaya başlandığını, davacı müvekkilinin ilgili markanın tescili için ...

Marka ve Patent Enstitüsüne yaptığı başvurular daha önce mahkeme dosyasına sunulduğunu, Bu gelişme üzerine davacı müvekkilinin, Türkiye ile olan ilişkileri ve ticari manada önemli bir pazar olması nedeniyle formülünü bulup geliştirdikleri ve marka ve patenti için başvuruda bulundukları ürünleri ülkede satmak üzere girişimlerde bulunduğunu, bu amaçla; şirket merkezinin ...’da olması ve davacı müvekkilinin özel hayatı ile iş yaşamının tam anlamıyla ...’da olması nedeniyle Türkiye’de ilgili ürünlerin pazarlamasının yapılarak dağıtımlarının yapılabilmesi için ... adlı şahıs ile anlaşma sağladığını, buna göre;

... adlı şahıs sahibi olduğu şirket aracılığıyla ... ürünlerinin Türkiye’de yasal distribütörü olarak pazarlama ve dağıtımları sağlayacak böylece ürünün Türkiye’de güzellik ürünleri pazarında kendine yer bulması sağlanmış olacağını, ne var ki;

davacı müvekkilinin markasını Türkiye’de yalnızca distribütörlük için yetkilendirilen ... adlı şahıs Türk Patent Enstitüsü’ne ...başvuru numarası ile başvurarak kendi şirketi lehine ... tescil numarası ile şekil+ibare şeklindeki markasını tescil ettirdiğini, bu tescilden davacı müvekkili haberdar etmeyen ve bu konuda herhangi bir izin de almayan ... adlı şahıs daha sonra bu tescilin kötü niyetli olduğunu bildiğinden dolayı markayı ...

14. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi ile ... adlı kişiye devrettiğini, ... adlı şahıs ilgili marka tescilini kendi lehine kazandıktan sonra davacı müvekkiline ait marka ibaresini ve marka şeklini dahi değiştirmeden kullanarak sırasıyla; ... tescil numaralı, ... tescil numaralı, ... tescil numaralı,... tescil numaralı markaları tescil ettirdiğini, bu gelişmeler sonrasında davacı müvekkili haksız ve kötü niyetli tescilden haberdar olunca;

geçmişten tanıdığı ve bir dönem davacı müvekkilinin ...’daki şirketinden Türkiye’de yasal distribütörlük talebinde bulunan, defalarca davacı müvekkiline ait ürünleri ... unvanlı şirket unvanı altında ithal eden ve Türkiye’de ilgili ürünlerin satışlarını yapmış olan davalı ... ile irtibata geçmiş markanın kendisine ait olduğunu ve haksız bir şekilde tescillerinin yapıldığını belirtmiş ve markaları kendisine devretmemesi halinde dava açarak yasal haklarını arayacağını belirttiğini, davacı müvekkili olumlu bir cevap alamayınca huzurdaki marka hakkına tecavüz davası ile ...2.

Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... markayı ...Ltd. Şti.ne devrettiğinden dolayı ilgili şirkete karşı "..." markasının hükümsüzlüğü davasını ikame ettiğini, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin...

Esas sayılı dosyasında celp edilmesini saygıyla bilvekale ettiğini, davalının müvekkiline ait ABD'den ithal edilmiş orijinal ürünler ile katıldığı ... fuarında ... standında çekilmiş fotoğrafları ve davalı ...'a ait ... şirketi adına davacı müvekkiline gönderilen ve markadan haberdar olduğunu gösterir konuşma mailleri, sipariş mailleri, ödeme ve swift makbuzları daha önce mahkeme dosyasına sunulduğunu, davalı yan, ... markası adı altında sahte ürünler üretip özellikle internet ortamında piyasaya sürdürdüğünü,

söz konusu ürünler orijinal formüllerle üretilmediği için kullanıcılara her hangi bir fayda sağlamamış ve kullanıcıların tepkisine neden olduğunu, davalı yanın müvekkiline ait marka unvanı altında yeni ürünler üretip piyasaya sürerken bir yandan da ürettiği bu ürünleri kendi adına tescil ettirdiğini, davalı yanın, bahse konu markalarla çeşitli kozmetik ürünleri üretip piyasaya sürerek müvekkiline ait markanın güvenilirliğin kullanarak haksız kazanç elde etmiş ve ürettiği sahte ürünlerle müvekkilinin markasının güvenilirliğini zedelediğini,

2005 yılında davalı.... isimli şahıs şirketinin ...'dan ... ürünlerini ithal ettiğini ...'un Sesi radyosu aracılığıyla ilan etmiş ancak orijinal ürünler yerine kendisinin yurt içinde çeşitli imalathanelerde ürettiği sahte ürünleri satmaya başladığını, bunun üzerine müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, ... Soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, ...

Ticaret Odası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere ...davalıya ait bir şirket olduğunu, yapılan soruşturma ve ticaret odası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davalı markanın müvekkiline ait olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, bu nedenle davalı hali hazırda müvekkiline ait marka adı altında ürettiği sahte ürünleri internet ortamında ve kozmetik ürünler satan mağazalar yoluyla piyasaya sürmekte bu ürünleri satmakta olduğunu bu haksız fiili haksız rekabete neden olmakta ve bu yolla da davalı haksız kazanç elde etmeye devam etmekte olduğunu, bu nedenle...2.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinden sonra iş bu huzurdaki dava ile davacı müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, hali hazırda davalı yana ait şahıs/sermaye şirketleri üzerinden pazarlaması yapılan ... markasını haiz ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, “...” markasının kendisine ait olduğunu, markayı...'de tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayla sahte ürünler ürettiğini iddia ederek muhtelif markaların hükümsüzlüğünü, tecavüzün meni ile ürünlerin toplatılmasını taleple huzurdaki davayı açmış bulunmakta olduğunu, davacının iddialarının açıkça kötü niyetli olması ve gerçeği de yansıtmamakta olmasının yanı sıra bu iddiaların muhatabı da müvekkilinin olmadığını, dava konusu markalar devredilmiş olup, husumet yokluğundan davanın reddi gerekmekte olduğunu,

her ne kadar davacı davaya konu markaların müyekkiline ait olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı tarafına yöneltmişse de, kayıtlardan da görüleceği üzere söz konusu markalar ...Şti.'ye ait olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu, ... başvuru numaralı “...” markası 25/03/2012 tarihli marka lisans sözleşmesiyle ...Şti. tarafından kullanılmış olduğunu, 28.12.2017 tarihinde de ... ibaresi bulunan tüm markalar bu şirkete devredilmiş, söz konusu devir Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından da kayıt altına alındığını,

söz konusu markalar daha önce müvekkiline ait olsa da dava tarihi itibariyle müvekkilinin bu markalar üzerinde herhangi bir hakkı kalmadığını, müvekkilinin markaları kullandığı .... isimli abla şirketinin de faaliyetlerine 22.01.2015 tarihinde son vermiş olduğunu, bu husus ... Ticaret Odası kayıtlarında da görülebileceğini, mevcut durumda müvekkilinin ticaretle iştigal ettiğini, yalnızca ...

Spor Kulübü'nün başkanlığını yürütmekte olduğunu, bu sebeplerden, artık ilgisi olmayan markalardan kaynaklı davada müvekkilinin taraf olması mümkün olmayıp, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine kârar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; haklı nedenlerle davanın kabulü ile; davalı yanın haksız iddialarının reddini, dava ve cevaba cevap dilekçelerindeki hususların ilgili kurumlara yazılacak müzekkere ile tespitini, ... tescil numaralı markanın haksız bir şekilde kötü niyetli olarak tescilinin tespiti ile ilgili marka ve daha sonradan bu markaya bağlı olarak tescil edilen seri markaların tüm ana ve alt sınıflarıyla hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle sicilden terkinini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde Mahkeme ilamının Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazetede yayın ve ilanını, masrafların davalı yandan alınmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı karşı yana yükletilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; arz ve izah olunan nedenlerle mahkeme nezdinde görülmekte olan huzurdaki davada davacı yanın 28/09/2018 tarihli dilekçesine karşı cevap ve itirazlarını sunar, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Asıl davada sunulan ilk dava dilekçesi kapsamında davanın; ... nolu "..."...nolu "...," ... nolu "...", ...nolu "...", ... nolu"...", ... nolu "...", markaları ile davacının ... ülkesinde yerleşik "..." markası ile iltibas yaratan markaların tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğü, sicilden terkini, davalının haksız fiilinin/tecavüzün tespiti, önlenilmesi, durdurulması ve hükmün ilanı istemlerini içerdiği görülmüştür.

Birleşen ... 2. FSHHM'nin... esas sayılı davasının ise ... tescil no ile davalı ...Şti. adına tescilli bulunan markaların devrin önlenilmesi,...nolu markanın kötüniyet ile tescil olduğunun tespiti, buna bağlı tesil edilen seri markaların ana ve alt sınıfları ile hükümsüzlüğü ve hükmün ilanı kapsamında ikame edildiği görülmüştür.

Davaya konu markaların TPMK tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.

... Cumhuriyet Başsavcılığının ...numaralı soruşturma dosyası celp ve tetkik edilmiş olup davacının suç duyurusu yönünden kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 11/04/2019 tarihli celsesinde birleşen ... 2. FSHHM'nin... esas sayılı davasının (davacısının ..., davalının ...Ltd.

Şti. olduğu, markanın hükümsüzlüğü istemli) işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, davalı şirket vekilinin yetki itirazının kabulü ile birleşen dava yönünden mahkememizin yetkisizliğine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ...

Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği saptanmakla yargılamaya davalı ... yönünden devam edilmiştir. Tefrik edilen markanın hükümsüzlüğü istemli davanın ...2.FSHHM'nin ... esasına kaydedildiği, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Davanın tamamen ıslahı kurumunu düzenleyen HMK'nın 180. maddesi; '' (1) Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır.

Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup davacı vekilinin işbu maddeye dayalı olarak 27/06/2021 tarihli ıslah talebini içerir dilekçe ile yeni dava dilekçesini sunduğu ve bu kapsamda davacıya ait 2003 yılında ABD'de tescil edildiği beyan edilen ''...'' markasının hukuka aykırı yollarla davalı ... tarafından kullanımı ve davalının davacıya ait marka unvanı altında ürettiği iddia edilen sahte ürünleri piyasaya sürmesinden dolayı; davacıya ait markaya yapılan tecavüzün tespiti ile önlenmesi,

ürünlerin toplatılması ve hükmün masrafı davalıdan alınarak tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilan edilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı taraf ise davacının hukuken korunmaya değer hak sahibi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davacının aynı dava sebebine dayalı olarak şirket aleyhine açtığı hükümsüzlük istemli dava dosyasının, davacının isteme konu marka yönünden hak sahibi olup olmadığının tetkiki yönünden incelenmesi gerekli görülmüştür.

Somut uyuşmazlık kapsamında ilk olarak davacının ''...'' markası yönünden tescilli yahut tescil dışı hukuken korunmaya değer nitelikte gerçek hak sahibi olup olmadığının dosya kapsamındaki deliller kapsamında aydınlatılması gerekmiştir.

Somut olaya tatbiki gereken marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları başlıklı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7.maddesi; '' (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.'' şeklinde düzenlenmiş olup kural olarak ''ülkesellik ilkesi'' gereğince korumanın yurt içinde yapılacak tescil yolu ile sağlanacağı kabul edilmiştir. Davacının ise Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı dosya kapsamında sabittir.

SMK'nın marka tescilinde nispi ret nedenleri başlıklı 6/3 maddesi ise; ''...Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,

marka başvurusu reddedilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup anılı yasal düzenleme gereğince gerçek hak sahipliğinden bahsedebilmek için söz konusu işaretin tescilsiz olmakla birlikte marka işlevini, dolayısıyla teşebbüsün mal/ hizmetlerinin diğer teşebbüslerin hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama fonksiyonunu yerine getirmesi veya ticaret sırasında kullanılmakla mal/ hizmetin kaynağını işaret edebilir olması gerekmektedir.

Bu kapsamda bir işaret üzerinde hak iddia edebilmek için üçüncü kişinin tescil başvurusundan önce işaretin markasal olarak kullanılması ya da ticaret sırasında kullanılmakla bir ölçüde ayırt edicilik kazanmış olmasının ispatlanması şarttır.

Ayrıca SMK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte 25/6 maddesi kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi marka hükümsüzlük davaları bakımından açık bir kural haline gelmiş olup bu hüküm; marka sahibinin sonraki tarihli bir markanın kullanımını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu kullanıma aralıksız beş yıl boyunca sessiz kaldığı durumda, anılan marka tescili kötü niyetli olmadığı sürece hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini düzenlemektedir.

Bunun yanında SMK’nın ilgili hükmü yalnızca marka hükümsüzlük davalarına ilişkin düzenlenmiş olsa da; öğretide, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki dönemde olduğu gibi sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin marka hakkını ihlal davaları bakımından da uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.

Nitekim bu kabul, TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen ve herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu düzenleyen dürüst davranma ilkesinin bir gereğidir.

Yukarıda açıklanan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dosya kapsamındaki yazılı deliller ve emsal mahkeme dosyası kapsamında tespit edildiği üzere, ... nolu kelime + şekil markasının dava dışı ..., ...Şti. adına 03.26.35 mal ve hizmet sınıflarında ... tarihinde tescilinin yapıldığı, adı geçen şirketin tasfiye sürecine girmesi üzerin şirketin ortağı ...’a ... 10. Noterliği’nde ... yev.

No ile yapılan devir sözleşmesi ile 08/12/2010 tarihinde devredildiği, dava dışı ...'ın marka üzerindeki hakkını ... tarihinde ... 14. Noterliği’nde yapılan ... yev. nolu devir sözleşmesi ile davalı ...’a devrettiği, davalı ...'ın ... 8. Noterliği’nde ... tarihinde yapılan devir sözleşmesi ile marka üzerindeki hakkını ...Ltd.

Şti.’ye devrettiği ve devrin 20/12/2017 tarihinde TPMK’ya bildirildiği, davacının ...'de ... esas unsurlu marka için ... marka ofisine 13/11/2003 tarihinde başvurduğu, bu başvuruyu 01/10/2004 tarihinde terk ettiği, davacının davaya konu ''...'' markası yönünden ... marka ofisine 21/06/2006 tarihinde başvurduğu ve önceki başvurusunu yenilediği, 2006 tarihli başvurusunda sadece 3. emtia sınıfında kozmetik ürünleri koruma altına aldığı,

markanın tescil ve kullanım tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 16 yıllık bir sürenin geçtiği, davacının bu süre zarfında dava dışı ...'ın markayı kendi adıyla tescil ettirdiğini ve daha sonra davalı ...'a devrettiğini bildiği veya bilmesinin gerektiği, bu duruma uzun süre itiraz etmeyen davacı nezdinde sessiz kalma yolu ile hak kaybı ilkesi gereğince huzurdaki davada marka hakkına tecavüz istemini ileri sürmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, zira davalı ...'ın davacı ile ticari faaliyette bulunduğu, davacı tarafından ''...'' markasının ...'de tescili için 13/11/2003 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvurunun askıya alındığı,

25/12/2007 tarihinde ... sınıfta tescilinin sağlandığı, davacının ...'daki tescil başvuru tarihinin 13/11/2003 yılı olduğu, davaya konu markanın başvuru tarihinin ise öncesine ait olup 28/02/2003 olduğu gibi tescil bakımından ülkesellik ilkesi gereğince davacının ...'daki marka tescilinin Türkiye'de öncelik hakkı sağlamayacağı saptanmıştır.

Ayrıca davacı tarafça 2005 yılında ... isimli şahıs şirketinin ...'dan ''...'' ürünlerini ithal ettiği, ...'un Sesi radyosu aracılığıyla ilan ettiği, ancak orijinal ürünler yerine kendisinin yurt içinde çeşitli imalathanelerde ürettiği sahte ürünleri satmaya başladığı iddia edilmiş ise de işbu şikayet üzerine başlatılan ...

Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu yöndeki davacı iddialarının da dosya kapsamında sübut bulmadığı anlaşılmakla; davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile eksik 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davalı tarafın yaptığı 18 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/111, K. 2024/91, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Deliller Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/111
Karar No
2024/91
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/114 K.2024/434
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/115 K.2024/389
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/115 K.2024/419
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/116 K.2024/514
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/118 K.2024/584
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/120 K.2024/735

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.