KÜNYE
T.C. İstanbul 3.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/279 Esas
- Karar no
- 2024/31
- Dava
- Marka İptali
- Dava tarihi
- 27/03/2020
Karar Metni
1.836 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 30 yılı aşkın zamandır bilgisayar ve sair elektronik aletler sektöründe faaliyet gösteren ve 1980'li yıllarından itibaren de bu alanın en büyük ve prestijli şirketlerinden biri olma unvanına sahip olduğunu, müvekkilinin çığır aşan ürünlerinden bazıları ... markalı bilgisayarlar, ... markalı müzik çalarlar, ... markalı akıllı cep telefonları ve ... markalı tablet bilgisayarlar olduğunu, söz konusu ürünlerin her birinin hem ilk defa hem de gelişmiş modelleriyle piyasaya si kleri anda teknolojik alanda çığır açmış ve dünya çapında hatırı sayılır satış rakamlarına ulaştığını, bu özellikleriyle ....
Ürünlerinin sıradan teknolojik ürünler olmanın ötesinde gerek teknolojik üstünlük gerek tasarımlarındaki zariflik ve ayırt edicilikle kendi alıcı kitlesine sahip olan cihazlar haline geldiğini, söz konusu ürünlerin dünya çapında bugüne kadar hiçbir iletişim teknolojileri cihazının elde edemediği kadar büyük bir şöhrete sahip olduğunu, müvekkilinin 2019 yılında ... markalı ürününü ve ... nunekran kartını güçlendirmeye ve genişletmeye yarayan ...'ü tanıttığını ve daha sonra bu ürünlerini piyasaya sürdüğünü, bu kapsamda müvekkilinin dünya çapında birçok ülkede ... ve ... ibareleri için marka başvurularında bulunduğunu,
müvekkilinin bu başvuruları kapsamında yapmış olduğu araştırma sonucu... sayılı markasının davalı adına ...
Sınıflarda tescilli olduğunu, ancak markanın tescilli olduğu hali ile bu mal ve hizmetler üzerinde tescil tarihinden itibaren 5 yılı aşkın süredir kullanılmadığını tespit ettiğini, bu nedenle müvekkilinin diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ait ... sayılı “...” markasının kullanılmama nedeniyle iptalinin sağlanması için işbu davanın açılması zorunlu olduğunu, davaya konu ... sayılı markasının tescil tarihi 17.02.2015 olduğunu, davaya konu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre 17.02.2020 tarihinde dolmuş olup,
davalının bu markayı tescil tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde tescilli olduğu hali ile tescilli olduğu mallar ve hizmetler üzerinde hiç kullanmadığı yönünde ciddi emareler olduğunu, davalı şirkete ait... internet sitesi ve ürün listesi incelendiğinde, davaya konu markasına ilişkin herhangi bir kullanım görülemediğini, ayrıca davalı yanın internet sitesi dışındaki kullanımları incelendiğinde de dava konusu ... markasının markasal olarak kullanıldığı herhangi bir ürün ya da hizmet olmadığı anlaşıldığını, markanın kullanıldığının ispat edilmesinin davalı tarafa ait olduğunu,
Yargıtay kararları dikkate alındığında somut olayda dava konusu markanın kullanıldığı ispat etme yükünün davalı üzerinde olduğu açık olduğunu, ... ve ... markalı ürünleri piyasaya sürmüş olan müvekkil şirketin davalı yanın kullanılmayan markasının sicilde tescilli kalmasından zarar gördüğünü,
işbu davaya konu markanın tescilinden itibaren tescil edildiği mallar ve hizmetler bakımından kullanılmadığı dikkate alınarak kullanmama nedeniyle iptale konu olabileceği ilk tarih olan 17.02.2020 tarihinden itibaren kullanmama nedeniyle tümden iptaline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davalının ... sayılı “...” markasının 6769 sayılı SMK'nın 9/1, 26/1(a) ve 27/2 maddeleri uyarınca,
başvuru tarihinden itibaren kullanılmadığı dikkate alınarak kullanmama nedeniyle iptale konu edilebileceği ilk tarih olan 17.02.2020 den itibaren iptalini vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şirket vekili dilekçesinde özetle; ...Ltd. Şti.'nin Türkiye'de 2009 yılında kurulduğunu, cep telefonu ve cep telefonu aksesuarları distribütörlüğü yapan bir şirket olduğunu, global bir şirket olan ... dünyada 115 ülkede bulunduğunu, Türkiye'de ... a bağlı şirket olan ... Ltd. Şti ise ...
İletişim ve Servis unvanı ile aynı tarihte kurulduğunu, şirketin aldığı idari bir kararla yine global bir ... markası olan ... ile unvanını değiştirerek faaliyetlerine 2014 yılından itibaren ...Ltd.
Şti. olarak devam ettiğini, kuruluş amacının cep telefonu, sabit telefonlar her türlü telli ve telsiz ses, veri ve görüntü iletişimini sağlayan cihazların ve benzeri diğer elektronik cihazların ticaretini yapmak ve ana sözleşmede belirtilen diğer işleri yapmak olduğunu, müvekkili şirketin “...” adı altında 2. El cep telefonlarını belirli bir fiyata satın alıp daha sonra işlemden geçirip tekrar 2. Piyasasına satma işlemi yaptığını, bu kapsamda çeşitli üreticiler, operatörler ve parekande satış kanalları ile hem alım hem de geri dönüştürerek yeniden satış hizmeti verdiğini,
bu satış kanallarından biri olan ... sitesi üzerinden hem kullanılmamış cihaz, hem kullanılmış cihaz ve aksesuarları son kullanıcılara doğrudan ulaştırdığını, ... internet sitesinin şirket unvanını taşımaması, ... unvanının kullanılmadığı anlamına gelmediğini, nitekim 2014 yılından beri faaliyet gösteren ... unvanı ile faaliyet gösteren, sözleşme imzalayan, fatura kesen müvekkil şirketin ... unvanını kullanmadığına ilişkin iddiaların kötü niyetli ve asılsız olduğunu, davacının ekran kartı “...” ve “...” için marka başvuruları yaptığını, söz konusu marka başvurularının reddedildiğini,
davacının ... markasının kullanılmamasına ilişkin iddialarının mesnetsiz olup hukuka, kanuna ve usule aykırı olduğunu, söz konusu ... markasının öncelikle şirket unvanında bulunmakla birlikte şirket unvanını belirtir logo olarak da kullanıldığını, Türk Marka ve Patent Kurumu'nun Kullanım İspaıı Kılavuzu'nda belirtilen “Kural olarak,
markanın malın kendisinin veya ambalajının üzerine konulması halinde, işleve uygun kullanımın gerçekleştiği kabul edilir.” ibaresinden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin unvanının “...”nin imzaladığı her sözleşmenin şirket logosu, şirket unvanını belirtir ambalaj kural olarak markanın işleve uygun olarak kullanımının gerçekleştiğini belirtir deliller olduğunu, davaya konu ... markasının ... bünyesinde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Hakkına sahip olup markanın tescil belgesi bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle. Davalı yanın iddialarının aksine davaya konu markanın tescilli olduğu .... sınıftaki mallar üzerinde kullanılmadığını, davaya konu ... sayılı markanın .... sınıftaki mallar üzerinde tescilli olmasına rağmen davalı tarafından sunulan delillerin hiçbirinin dava konusu markanın tescilli olduğu .... sınıftaki mallar üzerinde ciddi olarak kullanıldığını ispatlamadığını, bu nedenle de öncelikle markanın ....
Sınıftaki mallar açısından kullanılmadığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı tarafından sunulan delillerin hiçbirinin dava konusu markanın tescilli olduğu .... sınıftaki mallar üzerinde ciddi olarak kullanıldığı ispatlamadığını, davaya konu markanın tescilli olduğu hizmetler üzerinde de ticari etki yaratacak şekilde ve ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanılmadığını, davalı tarafından sunulan delillerin hiçbirinin dava konusu markanın tescilli olduğu hizmetler üzerinde ciddi olarak kullanıldığını da ispatlamadığını,
markanın 17.02.2015 tarihinden bu yana veya bu süre içinde en az 5 yıl kesintisiz olarak tescilli olduğu sınıflar üzerinde tescilli olduğu şekliyle kullanılmadığı açıkça görüldüğünü, davalı yanın cevap dilekçesinde sunduğu sınırlı sayıdaki deliller incelendiğinde kullanımın ... Ltd.
Şti. şeklinde veya davalı tarafından iddia edildiği şekliyle kısaltma olmadan "..." şeklinde olduğu, bu kapsamda markanın "..." şeklinde ticari etki yaratacak şekilde kullanılmadığı açıkça göründüğünü, bu kullanımlarından ... Ltd.
Şti. şeklinde kullanımın markasal bir kullanım değil, ticaret unvanının kullanımı olduğunu, faturada yer alan "..." şeklinde kullanımın da "..." markasının kullanımını kanıtlamadığını, davaya konu marka tescilinde "..." ibaresi ana unsurken, sunulan faturada yer alan kullanımda "..." ibaresi yer almamakta, sadece "..." şeklinde bir kullanımın bulunduğunu, davaya konu "..." markası ile "..." şeklindeki kullanımın bütünsel algı bakımından tüketici nezdinde aynı algıyı oluşturmadığı gözetilerek söz konusu markanın iptali gerekeceğini,
somut olaydaki gibi yalnızca 1 adet fatura sunulmuş olmasının markanın kullanımını kanıtlamayacağını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının 6769 sayılı SMK'nın 9/1 maddesi uyarınca kullanmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir. Davacı adına tescilli "..., ..." ibareli marka tescil belgeleri ile iptali talep edilen ... sayılı ''..." markasının marka tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından delil olarak sözleşme, fatura, servis/ ticari belge ve kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen marka bilirkişisi ..., Bilgisayar Yük.
Mühendisi Bilişim Uzmanı bilirkişi ... ve Mali Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 24/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ... uzantılı internet sitesinin mevcut hali ve arşivlenmiş sürümleri üzerinden yapılan teknik incelemelerde; “...” ibaresinin farklı şekilde kullanımlarına ulaşıldığı, işbu kullanımların, sitenin mevcut hali ve arşivlenmiş kayıtlarından alınmış ekran görüntüleri ile rapor içerisinde gösterildiği, ancak bu kullanımın, ciddi pazar payı yaratmaya yeterli olmadığı,
diğer sunulan kanıtların da zayıf kanıt olduğu ve/veya kanıt niteliği taşımadığı bu nedenle davalının 5 yıllık süre ile korunmaya değer kullanımının olmadığı, Y Dosya münderecatında ilgili yıllara ait ticari belge ve bu faturalar bulunmamasından dolayı hesaplama yapılamadığı kanaatlerine varıldığı anlaşılmıştır.
Dava açılış tarihi itibari ile marka tescil sahibi olan davalı ...nin yargılama esnasında davaya konu markayı .... devrettiği beyan ve tespit edilmekle HMK'nın 125. maddesinde düzenlenen dava konusunun devrine ilişkin; '' (1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.'' düzenlemesi ışığında davacının dava konusunu devralan şirkete karşı davaya devam etmek istediğini beyan etmesi nedeni ile ... huzurdaki davaya davalı sıfatı ile eklenmiş olup dava dilekçesi, bilirkişi raporu, duruşma tarih ve saatinin ...' a tebliği için gerekli yurtdışı tebligat işlemleri tamamlanmıştır. Davalı olarak eklenen şirket tarafından davaya cevap verilmediği ve delil sunulmadığı tespit edilmiştir.
Huzurdaki davada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9/1 maddesine dayalı olarak markanın kullanılmama nedeni ile iptali ve davalı adına tescilli ...numaralı markanın sicilden terkini talep edilmiş olup SMK'nın 26. maddesinde kullanmama nedeniyle markanın iptaline karar verme yetkisinin Türk Patent Kurumuna ait olduğu düzenlenmiştir.
Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca Kanun'un yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği için SMK'nın Geçici 4. maddesine göre, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkememize aittir.
Bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı madde yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan kanıtlar bilirkişiler marifeti ile irdelenmiş olup tetkikinde; davaya konu markaya ilişkin olarak hiçbir faturanın ibraz edilmemiş olduğu, dosyaya ibraz edilmiş olan fatura üzerinde ise davaya konu olmayan markanın kullanıldığı, teknik servis formunda hangi firmaya düzenlendiğinin belli olmadığı gibi tescil edilmiş marka sınıfları içinde olup olmadığı belli olmayan zayıf delil olarak göründüğü, ... numaralı...'e ait belge üzerinde tarih ve muhatabın bulunmadığı, reklama ilişkin belgede tarih olmadığı için zayıf kanıt olarak değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda dosyaya sunulan deliller ve hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporundaki tespitler yönünden ilgili markanın pazar yaratabilmek için ciddi ölçüde kullanımının bulunmadığı kanaatine varılması gerekmiştir.
Neticeten markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/279, K. 2024/31, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama