KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2021/520
- Karar no
- 2025/31
- Dava
- MARKANIN KULLANMAMA NEDENİYLE İPTALİ VE SİCİLDEN TERKİNİ, MARKAYA TECAVÜZ-HAKSIZ REKABETİN TEPSİTİ, MEN'İ, REF'i, MADDİ, MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
- Dava tarihi
- 04/10/2021
Karar Metni
3.071 kelime·15 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali ve Sicilden Terkini, Markaya Tecavüz-Haksız Rekabetin Tepsiti, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Açıkladıkları ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerden ötürü ve fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak üzere.
SMK 9 maddesi uyarınca kullanılmama nedeniyle iptali istenen ... numaralı "..." marka tescilinin dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için takdiren teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve kararın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde markalar siciline işlenmesini, tescil edildiği ... sınıf mallar üzerinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ... numaralı "..." markasının SMK 26/1 maddesi atfıyla SMK 9 madde hükmü uyarınca tescilli olduğu tüm mallar için iptal edilerek TPMK markalar sicilinden terkin edilmesini, davalı tarafından müvekkillerinin tanınmış "...",
"..." ve "..." markaları ve ilgili ürün ambalajları aleyhine gerçekleştirlen marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan "...", "..." ve "..." markalarının her türlü kullanımının önlenmesini, bu markaları taşıyan ürünlerin, tanıtım materyallerinin, basılı malzemelerin kullanımının, satışının, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının önlenmesini, tanıtım ve reklâm materyallerinin, katalogların, promosyon malzemelerinin ve tüm basılı görsel evrakların toplatılmasını ve imhasını,
marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan işaretlerin internet ortamında ve tüm mecralarda kullanımının yasaklanmasını ve engellenmesini, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemleri sebebiyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari yasal faizi ile birlikte, 50.000 TL maddi,
50.000 TL manevi ve SMK 150/2 maddesi uyarınca 50.000 TL itibari tazminatına hükmedilmesini ve yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında SMK 151/2-b "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" usulünün uygulanmasını, karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafi davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usule uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiş, vekil aracılığıyla dava takip edilmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
05/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla; davalı şirkete ait ... numaralı "..." ibareli markanın iptali koşullarının oluştuğu, davalının eyleminin davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının, tecavüz edenin net kazancı üzerinden talep edebileceği tazminat miktarının 58.338,90 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
02/10/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla, kök rapordaki görüş ve kanaatlerin korunduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama nedeniyle iptali ve sicilden terkini, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak SMK 151/2-b maddesi kapsamında şimdilik 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi ve 50.000TL itibar tazminatı, ihtiyati tedbir ile hükmün ilanına ilişkindir.
Davacılar vekili 28/11/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 58.338,90 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları)
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir.
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54: "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55: "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56: "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması ve markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
6769 sayılı SMK'nın 26. maddesi uyarınca kullanmama nedeni ile markanın iptali yetkisi Türk Patent Kurumuna aittir. Ancak bu hüküm SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca kanunun yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe girecektir.
6769 sayılı SMK'nın GEÇİCİ MADDE 4. maddesi uyarınca, SMK'nın 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır. 26. maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından sonuçlandırılır. Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından Kuruma resen gönderilir. " hükümleri düzenlenmiştir.
Dolayısıyla markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin işbu davaya bakma görev ve yetkisi davanını açılma tarihi itibarıyla Mahkememize aittir.
SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi hükmü hem geçmişte tescil edilen markalar için, hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma yüklentisi getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait marka da kullanma külfeti veya yüklentisi altıntadır. Markanın kullanımının SMK'nın 7/2- a, b ve c bentlerinde öngörülen modelde olmak üzere anılan 7.maddenin 3. fıkrasıyla SMK'nın 9. maddenin 2 ve 3. fıkrasında açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.
Kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için hak düşürücü bir süre bulunmamaktadır. Önemli olan dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş bulunmasıdır. Bu nedenle markanın tescil edildiği tarihten itibaren bu süre hesaplanacağı için dava süresindedir.
Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca, yargılama konusu markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden kullanıldığını ispat yükü davalıdadır.
Bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi yasa gereği olan davalının, kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerekmektedir. Davalı kullanıma ilişkin kanıtları açık ve anlaşılabilir biçimde mahkemeye sunacaktır. Yoksa mahkeme veya davacı, markanın kullanılmadığını ispatlamayacaktır. Markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir hizmet sınıf için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerekir. Bu yargılamada bir markanın bir ürün veya hizmet için kullanımı diğer bir ürün ve hizmet için kullanım sayılamaz.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ... ve ... numaralı markaların davacı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın, ....sınıfta davalı ...ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
... numaralı "..." ibareli markanın kullanıldığı davalı tarafından ispatlanamadığından; TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere: Davacı ...adına tescilli markaların ...sınıfta sigaralar, tütün, tütün ürünleri üzerine olduğu, davalı kullanımlarının sigara paketleri üzerinde aynı hizmetlerde olduğu, davacının ... tescil numaralı "..." markası ile davalının "..." kullanımı karşılaştırıldığında; yazı karakterlerinin oldukça benzer olduğu, ... harfinin aynı stilize şekilde en üst çizgide boşlukla ve...harfinin aynı stilize şekilde sağ alt tarafta boşluk kalacak şekilde kullanıldığı,
ayrıca davacının markasının sol tarafta bulunun mavi yamuğun davalı kullanımlarında sağda yer alarak benzer şekilde kullanıldığı, ... tescil numaralı "..." ibareli marka savunma olarak ileri sürülebilecekse de, burada tescil olunan markanın aynen kullanılmadığı ve davacının markasına yaklaştıracak şekilde yazı karakteri kullanıldığı, bu kapsamda davalının kullanımlarının hukuka uygun olmadığı, davacının ... numaralı "..." markası ile davalının "..." kullanımı karşılaştırıldığında; şekilsel olarak aynı göründükleri, yalnızca davalının ... yerine ... ve ... ibaresi yerine ... yazdığı,
ancak bu harf/rakam farklılıklarının ibarenin sigara kutusu üzerinde konumu ve boyutu bakımından algılanamayacağı, bütünsel olarak benzer göründükleri, davacı markası ve davalı kullanımları karşılaştırıldığında; ortalama tüketici tarafından davacının markaları ile karıştırılacağı ve bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacıların marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, davalı tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan "..." ve "..." ibareli markalarının;
her türlü kullanımının önlenmesine, bu markaları taşıyan ürünlerin, tanıtım materyallerinin, basılı malzemelerin kullanımının, satışnın, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının önlenmesine, tanıtım ve reklâm materyallerinin, katalogların, promosyon malzemelerinin ve tüm basılı görsel evrakların toplatılmasına ve imhasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan işaretlerin internet ortamında ve tüm mecralarda kullanımının yasaklanmasına, engellenmesine karar verilmiştir.
Davacılar maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda maddi tazminat miktarının 58.338,90 TL olarak tespit edildiği görülmekle, maddi tazminat talebinin kabulüne; 58.338,90 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar manevi tazminat talep etmiştir. Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir.
Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan ve davacıların manevi tazminata hak kazanacağından somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği manevi tazminat talebinin kabulüne. 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar itibar tazminatı talep etmiştir. Davacılara ait markanın itibarının zedelendiğine dair delil sunulmadığı ve markanın itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Dava sonucunda davacıların haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/520, K. 2025/31, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama