İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/535 K.2024/206

Mahkememizde görülmekte olan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/535Karar2024/206Tarih27 Kasım 2024Okuma22 dk · 4.471 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2021/535
Karar No
2024/206
Karar tarihi
27 Kasım 2024
Esas no
2024/23 Esas
Karar no
2024/205
Dava
MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENMESİ, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
Dava tarihi
25/10/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.471 kelime·22 dk okuma·9 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır yaptığı yatırımlar ve koyduğu emek ile eğitim sektöründe tanınır bir kişi olduğunu, eğitim sektöründe yer alan birçok markasının bulunduğumu ve yapılan yatırımlar, emek ve sermaye ile bu markalara ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin basında yer alan haberlerden de görüldüğü üzere eğitim sektöründe yer alan markalarını kullanarak bunları maruf hale getirdiğini, TPE nezdinde müvekkili adına tescilli veya tescil işlemleri devam eden 70'den fazla markanın bulunduğu,

davalının, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarının aynı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan, ... tarih ve... nolu uluslararası 1. sınıfta “...” şeklinde marka müracaatında bulunduğu, buna itirazın süresinde yapıldığı ancak 26.07.2016 tarih ve ... sayılı karar ile itirazlarının reddedildiği, bu karara ve markaya karşı ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde...

Esas sayılı davanın ikame edildiğini, davanın derdest olduğunu, davalının uyuşmazlık sürecinde ... internet sitesinde ve tabelalarında ... ibaresini ön plana çıkararak müvekkili markası ile benzerlik yaratmaya çalıştığını, davalının, yasal hakları müvekkiline ait olan ve uzun yıllardır kullanılmakla ayırt edicilik kazandırdığı ... ibareli markanın aymısını ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini, müvekkilinin izin ve icazetini almaksızın, her türlü fikri ve sınai hakkı müvekkili şirkete ait adına tescilli marka belgeleri ile koruma altında olan ... ibaresini müvekkiliyle aynı sektörde, yani eğitim ve öğretim alanında,

çeşitli tanıtım vasıtalarında haksız ve hukuka aykırı kullandığını, müvekkilinin ... ibareli markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... ibaresinin kullanılmasının, müvekkilinin markasının açıkça ihlali olduğunu, davalı adına TPE nezdinde tescil edilen ve süresinde itiraz edilen marka ile internet sitesi ve tabelalarda yer alan kullanımların farklı olduğunu, yani markanın tescil belgesinden farklı şekilde kullanımı halinde artık tescile dayalı kullanım bulunmayacağından marka hakkına tecavüzden bahsedilebileceğini, müvekkilinin markaları ile davalının markasal kullanımları değerlendirildiğinde,

her iki tarafın da eğitim ve öğretim sektöründe faaliyet gösterdiklerini, dolayısıyla hitap ettikleri tüketici kitlesinde bir farklılık bulunmadığını, davalının ... sınıfta tescilli markasından tamamen farklı bir markasal kullanımda bulunduğunu ve ... kelimesini gerek punto gerekse de yazım karakterlerinde baskın yazım şekliyle ön plana çıkardığını ve bu durumun Davalı markasının müvekkilinin markalarının devam markası olduğu algısını yaratabileceğini, her iki markanın da eğitim öğretim sektöründe kullanılması,

markalarıt hitap ettiği tüketici kitlelerinin aynı/benzer olması ve aynı kanallarla sunuluyor olmaları gibi hususlara binaen davalı markasının, müvekkilinin markalarının devamı niteliğinde algılanmasının muhtemel olduğumu, her iki markanın da aynı sektörde faaliyet gösterip müvekkilinin markalarının tanınmış marka statüsüne ulaşmış olduğu düşünüldüğünde davalının davacı markalarından haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, davalının marka kullanımının tescil ettirildiğinden tamamen farklı olarak ... ibaresinin ön plana çıkarılarak yazılması,

markalar arası bağlantı kurulmasına neden olduğundan ve davalının müvekkilinin markalarının bilinirliğinden yararlanma amacı taşıdığından bahisle, kullanımın kötü niyetli olduğu ve haksız kazanç elde edildiğini, davalının, müvekkilinin tescilli markalarının birebir aynısını ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini, aymı sınıflarda kullanmasının haksız fiil teşkil ettiğini ve TBK 56, 57 ve 58 hükümleri gereği kanuna aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili adına TPE nezdinde tescil işlemleri devam eden tasarımların birebir aynısını ve/veya ayırt edilemeyecek benzerlerini taklit etmek suretiyle üretip,

satışa sunulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, tacir olan davalımın, basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermeksizin kötü niyetli davranarak, müvekkilinin tanıtmak için büyük emek ve zaman harcadığı ... markalarının birebir aynısı ve/veya benzerini kullanarak taklit ve tecavüz ile yaratmış olduğu haksız rekabetle müvekkiline büyük zarar verdiği ve ticari itibarını zedelediğini, bu durumun müvekkilini telafisi zor durumlara soktuğunu, belirterek müvekkilinin TPE nezdinde tescilli “...” ibareli markalarına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve giderilmesini,

maddi ve manevi tazminat ile davalıya ait ... internet sitesine erişimin engellenmesi ve davalıya ait katalog, broşür, tanıtım materyali vb. el konulup, toplanmasını ve imhasını talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVADA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'nın ... Ltd.

Şti'nin ortak ve yetkili müdürü ve aynı zamanda ... numaralı “...” markasının sahibi olduğunu, internetin hayatımızdaki ve özellikle kurumların tanıtımındaki öneminin açık olduğunu, bu bağlamda davacının internet sitesi, broşür, katalog vb. üzerindeki tedbir talebinin tamamen müvekkilini zor duruma düşürmek ve köşeye sıkıştırmak için kötü niyetli bir talep olduğunu, bu konuda verilecek bir kararın müvekkilini direkt olarak iflas durumuna getireceğini, YİDK'nm ... sayı ve ...tarihli kararındaki gerekçeler ile talebin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle taleplerin reddinin gerektiğini, davacı tarafından anılan markanın iptali için ...

2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası nezdinde dava açıldığını, dosyanın hala derdest olduğunu, davacı tarafın anılan dava karara bağlanmadan yani marka hakkına tecavüz olup olmadığı hususundaki dava devam etmekteyken huzurdaki davanın açıldığını, ..'da derdest olan davanın reddi halinde huzurdaki davanın da mesnetsiz kalacağından bahisle, ...

2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin...) E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde izah ettiği kadarıyla “... ” ve "... ” markalarının, müvekkilinin ise “...” markasının sahibi olduğu ve müvekkilinin markasına davacı tarafından yapılan itiraz YİDK'nın anılı kararından reddedildiği ve markanın iptali için mezkur davanın açıldığı ve derdest olduğunu, ... semtinin geçmişinin 1850'li yıllara dayandığını, hakkında pek çok kitap, makale, film, dizi bulunduğunu, medyada özellikle magazin medyasında ünlü isimlerin sık sık tercih ettiği bir yer olarak gündeme gelen Şişli'ye bağlı bir semt olduğunu,

müvekkilinin işyerinin ...'nda yer aldığını ve faaliyet yerinin belirten semt adının kullanmasının doğal bir durum olduğunu, ... kelimesinin sunulan hizmetin coğrafi menşeini belirttiğini, ayırt etme vasfının düşük olduğunu, medyadaki popülaritesi nedeniyle birçok firmanın da bu coğrafi menşei kullandığını, ... sokaklarında 3-4 iş yerinden bir tanesinde bu kelimenin kullanıldığının görülebileceğini, dolayısıyla ayırt edicilik vasfi düşük olan bu ibarenin kullanımının tecavüz teşkil etmeyeceğini, anılan semtte ... ile başlayan birçok özel ya da devlete ait eğitim kurumu bulunduğunu,

her ne kadar müvekkili tarafından marka yeni alınmış olsa dahi ticaret odası kayıtlarından da görüleceği üzere, müvekkilinin 2010 yılından beri yani davacı tarafın faaliyetlerine başladığı tarihten daha önceki süreçte ...'nda faaliyetini sürdürdüğünü, markada ön plana çıkan unsurlar açısından, ... kelimesinin dördüncü kelime olarak yer aldığı,

müvekkilinin markasında yer alan eğitim ibaresinin faaliyet alanını, kasaba ibaresinin müvekkilinin konseptindeki komplike yapıyı, birebir ibaresinin teke tek eğitim sistemini, ...'nın ise kurumun bulunduğu semti ifade ettiğini, ... kelimesinin marka içinde dördüncü ve neredeyse hiç dikkat çekmeyen bir kelime olarak kullanıldığını, müvekkilinin ... kelimesini ön plana çıkarma gibi bir düşüncesi olsaydı ilk kelime olarak kullanacağını ve “... ” ibaresini tercih edeceğini, davacının talep ettiği maddi zararın gerekçesine ilişkin hiçbir izahta bulunmadığını ve delil de sunmadığını,

bu nedenle davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; haklı davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN ... 1.FSHHM'NİN.... E. SAYILI DAVASINDA

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına Türk Patent nezdinde tescilli, ... ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin müvekkili şirketin herhangi bir izin ve icazeti olmaksızın davalı yan tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle müvekkili şirketin 6769 sayıl SMK'dan kaynaklanan marka haklarına tecavüz ederek haksız rekabete neden olan davalı yanın işbu eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesine,

müvekkili ... adına Türk Patent nezdinde tescilli ... esas unsurlu markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin aleyhine tespit istenen yana ait intenet adresinde kullanılması nedeniyle ..., ...,..., ...,... internet sitelerine erişimin engellenmesi hususunda dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmeksizin dosyaya arz edilen belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde teminatsız ya da sayın mahkemenizce uygun bulunacak olan teminat karşılığında İhtiyati tedbir kararı verilmesini,

tescilli ... esas unsurlu markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin haksız ve hukuka aykın surette kullanımına dair davalı yana ait katalog, broşür, tanıtım metaryeli tabela vb'e “..." ve gerekse tespit edilecek adreslerde el konulması, toplanması ve bunların imhası amacıyla öncelikle teminatsız olarak elkonulmasına, toplanmasına ve imhasını, dava dilekçesinin davalı yana tebliğ edilmeksizin dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılacak İnceleme neticesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalar arasında bağlantı bulunması ve birisi hakkında verilecek kararın ötekini de etkileyecek olması sebebi ile ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ila birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap verilmediği tespit edilmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Asıl dava; davacı adına tescilli, ''...'' ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalılar tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Birleşen dava; davacı adına tescilli, ''...'' ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı yan tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir.

Davacı adına tescilli, ''...'' ibareli markalar ile davalı ... adına tescilli “...” ibareli markaya ilişkin tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.

Davacı tarafça delil olarak ''...'' esas unsurlu markalarına ait marka tescil belgeleri, davalı adına tescilli ... nolu “...” ibareli markaya ilişkin ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası, davacının ''...'' ibareli markalarını kullandığına dair belge ve dökümanlara dayanıldığı görülmüştür.

Asıl dosyada davalılar vekili tarafından davalıya ait "..." markası tescil belgesi , Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ... sayı ve 26/07/2016 tarihli kararı, ito kayıtları , ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasına dayanıldığı görülmüştür.

Davacı vekiline asıl dava dosyası yönünden 556 sayılı KHK' nın 66. maddesi kapsamında talep ettiği maddi tazminat talebi ile ilgili tercihini yapmak ve bu hususta delillerini sunmak üzere duruşma ara kararı kapsamında iki hafta süre verilmiş olup davacı vekilinin, maddi tazminat tercihinin KHK' nın 66/b maddesine (net kazanç) dayalı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen bilirkişiler Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim üyesi ..., mali bilirkişi ... ve sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 27/04/2018 havale tarihli raporun sonuç kısmında özetle; dava konusu markalar arasında kavramsal benzerlik bulunduğu ve dolayısıyla markaların MarkKHK 9/1-(b) hükmüne göre benzer markalar olduğu, davalıya ait markasal kullanımın tescile uygun bir kullanım teşkil etmediği, dava konusu markaların kapsadığı hizmetler arasında ayniyet olduğu, davacı adına tescilli markaların özellikle ...

Üniversitesi markasının tanınmış marka olduğu ve dava konusu markalar arasında karıştırılma tehlikesi olduğu, MarkKHK 9/1-(b) hükmünde düzenlenen marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, davacının, davalıya ait ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi şartlarının oluştuğu, manevi tazminatın talebi için gereken tecavüz koşulunun sağlandığı, tazminata hükmetmek ve miktar konusunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,

maddi tazminat için şartların oluştuğu tespit edildiği ancak mali bakımdan inceleme sonucu, dava konusu dosyadaki mevcut bilgiler, incelenen defter ve beyannameler üzerinden “Markanın haksız kullanımından dolayı oluşan kazanç tespiti”nin mümkün olmadığı ve incelenen dosya ve mali tablolarda görülen cirodaki artış ve öz kaynaklardaki artışın “Markanın haksız kullantmı”ndan dolayı oluşan bir artış olup olmadığı, dolayısıyla hesabının mümkün olmadığı, tazminat hükmetmek ve miktar konusunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu bildirilmiştir.

Taraf vekillerinin delil olarak dayandıkları ... 2. FSHHM' nin ...esas, ... karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiş olup (Eski esas: ... 2. FSHHM'nin ... E. - ... K. ) incelendiğinde; davacının ... , davalıların ... ve TPMK olduğu, davanın YİDK'nın ... sayılı kararının iptali ve ... sayılı “...” markasının hükümsüzlüğü istemli olduğu görülmüştür. Bu kapsamda huzurdaki davanın neticesini etkileyecek olması nedeni ile mahkememizin 11/10/2018 tarihli celsesi 3 sayılı ara kararı gereğince ... 2. FSHHM'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.

Tahkikat aşamasında bekletici mesele yapılan dosyanın akıbeti sorgulanmış olup ... 2. FSHHM'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasının kanun yolu incelemesi sonrasında yeni esas numarası aldığı ve karara çıkmakla birlikte kesinleşmediği tespit edilmekle mahkememizin 17/09/2020 tarihli celsesi 2 sayılı ara kararı gereğince ... 2. FSHHM'nin... E.,... K. sayılı ve 13/03/2020 tarihli kararının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir.

Mahkememizin 16/09/2021 tarihli celsesinde yapılan uyap sorgulaması kapsamında kesinleşmesi bekletici mesele yapılan ... 2. FSHHM'nin ... E. -... K. ve 11/03/2020 tarihli kararı (ESKİ: ... 2. FSHHM'nin ... E. - ...K. ) incelendiğinde; davanın kabulüne; TPMK YİDK'nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, 15/09/2021 tarihinde kesinleşme şerhinin yazıldığı, kararın 04/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin 26/11/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile.

SMK 'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulüne,... isimli internet sitesine ve bu sitenin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine, davacıya ait "..." ibareli marka ile benzer ve iltibasa neden olan "... " ve "..." ibarelelerinin davalılar tarafından kullanmasının önlenmesine, "... " ve "..." ibarelelerinin davalılara ait okul/iş yerindeki katalog, broşür, tanıtım metaryeli, tabela, reklam ve tanıtım malzemelerinden silinmesine,

silinmediği takdirde "... " ve "..." ibarelelerini taşıyan katalog, broşür, tanıtım metaryeli, tabela ve sair her türlü dökümanın toplatılmasına, el konulmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı davacıya ait olmak üzere yeddi emine tevdine karar verilmiştir.

Mahkememizin 17/02/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile; SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulüne belirtilen internet sitelerine ve bu sitelerin uzantılarına tüm domainleri (alt domain-üst domain) dahil olmak üzere Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmiştir.

Tazminat hesaplamasına yönelik olarak ibraz ve celp edilen belge ve delillerin irdelenmesi amacı ile görevlendirilen mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/01/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle.

Firmanın vergi kanunları açısından oluşturulan mali tabloları ve beyanlarına göre yapılan analizlerinden haksız kullanım Sonucu oluşan zararı tespit etmek mümkün olmayacağı için Mevcut verileri iktisat ilmi açısından VarSayımsal analiz yöntemine göre değerlendirerek oluşturulan verilere göre.

Markanın haksız kullanımı 626.551,66 TL hasılat artışına sebep olduğu, markanın haksız kullanımı 63.217,92 TL vergi öncesi kâr oluşmasına sebep olduğu, 626.551,66 TL hasılat artış sonucu 63.217,92 TL mevcut verilere göre kâr oluşmuş hasılat artışı oranını oluşan kârdaki haksız kullanım kabul edilerek yapılan hesaplamada 29.143,46 TL haksız kullanım sonucu kazanç oluştuğu bildirilmiştir.

Mahkememizin 29/12/2022 tarihli celsesinde birleşen ... 1.FSHHM'nin ...E. sayılı davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, devamında mahkememizin 15/06/2023 tarihli celsesinde taraflarca takip edilmeyen asıl davanın, taraflarından biri tarafından yenileninceye kadar HMK'nın 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 01/11/2023 tarihli, ... esas, ... karar sayılı kararı ile karar tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde davanın ve birleşen davanın yenilenmediği anlaşıldığından.

HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararı ile; ''20/06/2022 tarihli duruşmaya katılan ...'ın Av. ...'nin yetki belgesiyle duruşmaya katıldığı, 29/12/2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu,

devam eden duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği anlaşılıyor ise de farklı bir vekaletname ile dosyaya dahil olan ...'in vekillikten çekilmesi üzerine diğer vekillerin vekillik kaydının silinerek tebligatların ve ek bilirkişi raporunun davacı asile çıkarılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, vekillik kaydı silinen avukatın dosyayı takip imkanının kalmadığı...'' gerekçeleri kapsamında kaldırılmasına karar verilmekle işbu esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.

Asıl dosya kapsamında davacı vekilinin 12/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 29.143,46 TL 'ye yükseltildiği, nispi harç ikmalinin yapıldığı, işbu dilekçenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Huzurdaki asıl davada; davacı adına tescilli, ''...'' ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalılar tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemleri ileri sürülmüş olup davalı (şirket yetkilisi) ... adına tescilli, ... sayılı “...” markasının hukuka uygun kullanımı savunması karşısında ihtilaf konusu olan (eski esas: ...

2. FSHHM' nin ... esas, ... karar sayılı) ... 2. FSHHM'nin ... E. -...

K. ve 11/03/2020 tarihli kararı incelenmiş olup davanın kabulüne, YİDK'nın ... sayılı kararının iptaline, ...sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, kararın 04/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, YİDK kararının iptali istemi yönünden taraflar arasında görülen davada verilen ve kesinleşen kararın taraflar yönünden kuvvetli delil niteliğini hâiz olduğu sonucuna varılması gerekmiştir.

(Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı)

Somut uyuşmazlık kapsamında karıştırılma ihtimali (benzerlik) nedeni ile marka hakkına tecavüz istemi yönünden değerlendirme yapılmış olup asıl dava tarihi (2016) itibari ile yürürlükte olup somut olayda tatbiki gereken 556 sayılı KHK'nın marka hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı 61. maddesi; (Değişik: 21/1/2009 – 5833/2 md.); ''Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.

d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' şeklinde düzenlenmiş olup atıf yapılan KHK’nın 9. maddesi ise (Değişik: 21/1/2009 – 5833/1 md.); ''Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilir:

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması.

c) İşareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.

d) İşaretin, teşebbüsün işevrakı vereklamlarında kullanılması.

e) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.'' şeklinde ifade edilmiş olup işbu hallerin varlığının ispatlanması halinde 556 sayılı KHK’nın 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği sonucuna varılması mümkün olacaktır.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dosyada mübrez taraf delilleri ile kök ve ek bilirkişi raporları tetkik edilmiş olup teknik ve sektörel uzmanlığı bulunan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları saptanmış olduğu gibi YİDK kararının iptali istemi yönünden taraflar arasında görülen davada verilen ve kesinleşen kararın taraflar yönünden kuvvetli delil niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, davalıya ait panolarda görseli verilen markasında yer alan şekli ve “...” ifadesini kullandığı,

ancak bu kullanımda ayrıca “...” ibaresini de kullandığı ve “...” ibaresini tescili markasının bir kısmına nazaran ciddi ölçüde ön plana çıkardığı, bunun dışında internet sitesinde markanın “...” kısmının hiçbir şekilde kullanılmadığı, şekil unsurunun altında bariz bir şekilde “... ” ibaresinin yer aldığı tespit edilmiş, böylece dava konusu markalar arasında halk nezdinde karıştırılma ihtimali oluşturan, benzerlik ve markaların kapsadıkları mal veya hizmetler arasında ayniyet bulunmakla KHK'nın 9/1-(b) hükmünde düzenlenen marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.

Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 234. maddesi; ''(1) Şirketi temsil yetkisini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket adına yapılmış olan işlemlerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur.

(2) Bir ortağın şirkete ait görevlerini yerine getirirken işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya sorumludur.'' şeklinde düzenlenmiş olup tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklandığından ve özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceğinden temsile yetkili kişilerin de şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsilen sorumlu olmasının gerektiği anlaşılmıştır.

(Emsal ilam: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...E. ...K. sayılı ilamı)

Kabul edilen hukuksal olgu karşısında bir sonraki aşamada davacının maddi ve manevi tazminat talepleri tetkik edilmiş olup somut olayda davacının tazminat seçim yönteminin 556 sayılı KHK' nın 66/b maddesine (net kazanç) dayalı olduğunu beyan edilmekle,

mali incelemeler neticesinde tarafların ticari defterleri ve celp edilen mali kayıt/belge ile tablolar incelenmiş olup tespit edilen son tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olması ve aksini gösterir yazılı delillerin bulunmaması nedeni ile marka hakkına tecavüz yönünden 29.143,46-TL maddi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının markalarının tescilli olduğu süre, markanın tanınmışlık derecesi, davalıların markayı kullandığı süre dikkate alınarak davalı şirketin ticaret hacmine, kusur derecesine göre marka hakkına tecavüz yönünden 5.000-TL manevi tazminatın asıl dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile asıl dosyadaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Birleşen dava yönünden ise; davacı adına tescilli, ''...'' ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı şirket tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemleri ileri sürülmüş olup davalı tarafın davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi gereğince süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı tespit edilmiştir.

Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlık yönünden ilk olarak marka hakkına tecavüz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır.

İşbu talepler kapsamında birleşen dava tarihi (2021) itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak,

başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.

SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

SMK'nın 149. maddesi de.

"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,

özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı meselesi tetkik edilmiştir. Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede ise

inceleme konusu kullanım ve markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu marka ve kullanım kapsamında bulunan mal/hizmetlerin benzerlik derecesi, markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal/hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir.

Bu kapsamda yapılan incelemede tespit edildiği üzere; teknik ve sektörel incelemeyi içerir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporlar dosya kapsamına uygun ve çelişki içermediği saptanmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur.

Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği üzere; davalı şirketin işletmeyi devraldığı ve davacıya ait tescilli “...” markalarını kullanmaya devam ettiği, davalıya ait panolarda görseli verilen markasında “... ” ibaresini tescili markasının bir kısmına nazaran ciddi ölçüde ön plana çıkardığı,

şekil unsurunun altında bariz bir şekilde “... ” ibaresinin yer aldığı tespit edilmiş, böylece dava konusu markalar arasında halk nezdinde karıştırılma ihtimali oluşturan, benzerlik ve markaların kapsadıkları mal veya hizmetler arasında ayniyet bulunduğu saptanmakla, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl davanın KABULÜ ile,

A- Davacı adına tescilli, ... ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalılar tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,

B- Davacı yararına 29.143,46 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile asıl dosyadaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

C- Davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile asıl dosyadaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2- Birleşen ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı davasının KABULÜ ile,

Davacı adına tescilli, ... ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı yan tarafından verilen hizmetlerde kullanılması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,

Asıl dava yönünden;

3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.332,34 TL ilam harcından 170,78 TL peşin harç, 600 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 1.561,56 TL harcın davalılardan tahsiline,

4-Kabul edilen marka hakkına tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 29.143,46 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafın yaptığı 170,78 TL peşin harç, 29,20 başvuru harcı, 600 TL ıslah harcı, 3.000 TL bilirkişi ücreti ve 665,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 4.445,48 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyene tarafa iadesine,

Birleşen ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı davası yönünden;

9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davalıdan tahsiline,

10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davacı tarafın yaptığı 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 peşin harç olmak üzere toplam 118,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,

Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/535, K. 2024/206, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Davada Talep
  5. Asıl Davada Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Birleşen ... 1.FSHHM'NİN.... E. Sayılı Davasında
  9. Talep
  10. Cevap
  11. Deliller Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/535
Karar No
2024/206
Tarih
27 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/537 K.2024/1026
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/539 K.2024/781
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/548 K.2024/656
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/551 K.2024/1056
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/553 K.2024/871
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/557 K.2024/838

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.