KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/25 Esas
- Karar no
- 2025/30
- Dava
- Maddi Tazminat
- Dava tarihi
- 03/07/2023
- Karar tarihi
- 31/01/2025
Karar Metni
1.384 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan 2021/483 esas sayılı dosya ile birleşen mahkememizin 2023/130 esas sayılı dosyasının asıl dava dosyasından tefrikine karar verilmekle yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sözleşme ile müvekkiline devrettiği mali haklara saldırıda bulundukları 3.kişilere de kullandırdıkları, haksız cayma bildirimi göndererek kötü niyetli olarak 3. Kişilere haksız kullandırma yoluna tevessül ettiklerini, caymanın haksız olduğu yasal koşulları taşımadığını, vaki tecavüzleri neticesinde müvekkilinin dilekçe de açıklanan zararlarına yol açtıkları önceden açılan derdest caymanın iptali davamızda toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi sabit olmuş bulunduğundan işbu dava ile tam bağlantılı olması nedeni ile ve usul ekonomisinin de gereği olarak,
aynı sözleşmeden kaynaklandığını, aynı hukuki sebebe dayalı , tarafları aynı, ayrı karar çıkması halinde biri diğerini etkileyecek nitelikte açılan ve halen derdest ist. ... fshhm ... e. sayılı dosyası ile hmk 166 md.gereği birleştirilmesine, fazlaya dair her türlü hak ve alacağı talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların yasaya ve sözleşmeye de aykırı olarak müvekkili mali haklarına vaki tecavüzleri neticesi sebebiyet verdikleri dilekçe de açıklanan zararlarına karşılık ;
fsek 68/1, 70/2 ve 70/3 maddesine göre ayrı ayrı tazminat hesabının yapılmasını , tahsilde mükerrerlik teşkil etmemek kaydı ile bulunacak en yüksek miktar üzerinden tazminatın belirlenmesini, yargılama neticesi tespit edilecek bu en yüksek bedele islah etmek kaydı ile ve fazlaya dair tüm hakları saklı ve birleşme talep ettiği ...3.
FSHHM ... e. sayılı dosya maddi taleplerine ek olarak şimdilik 500.000,00 (beşyüzbin) tl maddi tazminatın, belgeler ile sabit haksız olay/ ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizleri ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu dava hukuki yarar yokluğu ve derdestlik nedeniyle reddedilmeli olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde de birçok yerde açıkça beyan edildiği üzere tarafları, konusu aynı , aynı sözleşme ve hukuki sebepten doğmuş, delilleri müşterek olan , sürekli ...
3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...esas nolu diğer dava dosyasına atıf yapan, diğer dava dosyasındaki delillere dayanan iş bu davada davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, diğer dava dosyasında her şey aynı olduğu için ortada derdestlik durumu da söz konusu olduğunu, davacı taraf diğer dosyada dava değerini ve taleplerini artırabileceği açık olduğunu, buna rağmen müvekkilleri tahrik, taciz etmek, baskı altına almak, psikolojik olarak çökertmek için iş bu dava ikame edildiğini, davacı taraf diğer dava dosyasında dava değerini ve talebini artırarak dava değerini istediği noktaya taşıyabilecek olduğunu,
bu konuda herhangi bir engel bulunmadığı gibi bu yol usul ekonomisine de uygun olduğunu, buna rağmen davacı taraf yeni dava açma yolunu seçmiş olduğunu, bunun hukuki olmadığını, tüm bu nedenlerle iş bu dava öncelikle hukuki yarar yokluğu ve derdestlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın tüm talepleri yersiz, hukuk dışı, mesnetsiz, fahiş talepler olup hiç birini kabul ettmediklerini, sayın mahkemenizce yasal mevzuata uygun olarak “cayma hakkının” kullanılması neticesinde sözleşmenin sona erdiğinin tespitine ve davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini,
yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak “cayma hakkının” kullanılması neticesinde sözleşmenin sona erdiğinin tespitine, davacı tarafından ikame edilmiş davanın reddini karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalıların cevap dilekçelerindeki “caymanın kaşullarının oluştuğuna" ilişkin tekrar beyanları ve "cayma hakkının kullanılması neticesi sözleşmenin sona erdiğinin tespiti" neticesi talepleri evvelce açmış Sayın Mahkemenizin 2021/483 esas sayılı davasında ileri sürüldüğünü, cevaplandırıldığı ve tahkikat aşamasına geçilmiş davada cayma bildiriminin zorunlu yasal koşulları sağlamadığını, haksız olduğunu, maddi tazminat talepleri de yine aynı dava da , davalıların 13.07.2018 imzaladıkları sözleşme ile telif bedeli müvekkilince devrettikleri mali hakları ihtal ettiklerini,
aldıkları haksız telif ücretleri karşılığı 3. kişilere kullandırdıklarını, sözleşmeye aykırı davrandıklarını, haksız , açık kusurlu kötü niyetli tasarrufları neticesinde de müvekkilimizin tespit edilen zararlarına yol açtıkları sabit olmuş bulunduğundan , davalıların haksız usul ve yasa hükümlerine aykırılığı sabit bir kısmı savunmanın genişletilmesi niteliğindeki (muvafakatleri bulunmayan) yersiz, haksız ve kötü niyetli beyanlarına havi usulen bu davada tekrar ileri sürülmesi ve dinlenmesi mümkün olmayan cevap dilekçelerindeki haksız usul ve esasâ dair yasal dayanaktan da yoksun tüm açıklama, beyan ve iddialarının reddine ,
Usul yasası 139 ve 141. madde hükümleri gereğince cevap dilekçesinin kabulüne , davalıların yukarıda açıklanan haksız, kusurlu tasarrufları neticesi müvekkilinin mali haklarını ihlal ettikleri ve müvekkilinin açıklanan zararlarına sebebiyet vermiş oldukları sabit olduğundan, bu zararlarına karşılık ve fazlaya dair her türlü hak, alacak ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile;
dilekçemizin 7.1. maddesinde talep edilen telif tazminatı ve ilaveten 7.2. maddesine göre yapılacak hesaplama neticesi bulunacak (USD alacakları karar tarihinde veya müvekkiline fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olarak talep edilmektedir) EN yüksek meblağlar olarak talep ettiğimiz tazminat bedellerine karşılık ve ...
3.FSHHM ... sayılı dosya maddi talepleri ek olarak şimdilik 4.5090.000,00.- TL maddi tazminatın, belgeler ile sabit haksız eylem, olay, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizleri (3095 sy 2/2 md göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı ) ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP
Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak “cayma hakkının” kullanılması neticesinde sözleşmenin sona erdiğinin tespitini, öncelikle hak düşürücü süre yönünden, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yönünden , eksik harç yönünden davanın reddine, davacı tarafın tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava; FSEK 68/1 ve 70/2-3 madde hükümleri gereğince şimdilik 500.000-TL maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin birleşen 2023/130 e. sayılı dava dosyası, birleştiği asıl dava dosyası olan 2021/483 esas sayılı dosyadan tefriki ile mahkememizin en son esasına kaydedilerek 2025/25 esas sırasına kayıtlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır.
Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı şirket, FSEK kaynaklı haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davacı tüzel kişi tacir olmakla bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava yığılmasının olmadığı,
nitekim tek talebin maddi tazminat istemine ilişkin olup asıl dava dosyası ile netice-i taleplerinin farklı olması nedeni ile derdestliğin bulunmadığı ancak birleşen huzurdaki dava dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın ikame edildiği saptanmıştır.
Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile.
“Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince yapılan incelemede dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Anılı yasal düzenlemeler ve tespitler ışığında dava dosyanın tetkiki neticesinde; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olmakla birlikte dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının sabit olduğu saptanmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/25, K. 2025/30, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama