KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Esas no
- 2025/47 Esas
- Karar no
- 2025/70
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 18/03/2025
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılından beri "... " markası ile veteriner hizmetleri alanında faaliyet göstermekte olduğunu, anılan marka müvekkili şirket adına 17 Mart 2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 18 Kasım 2021 tarihinde tescil edildiğini, markaya ait üretim, kullanım, satış, reklam ve diğer tüm haklar konusunda müvekkili şirket tek yetkili olduğunu, müvekkili şirketin saygın bir işletme olup bu markayı işyerlerinde, internet sitesinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşup, bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini,
davalı şirketin ise 30.08.2022 tarihinde ''...'' markası için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, 15.02.2023 tarihinde ise tescil edildiğini, davalı şirketin esasen kendi unvanı pet address olmasına karşın veteriner hizmeti almak amacıyla yazan, arayan, iletişim kuran müşterilere kendisini "..." olarak tanıtmış ve müvekkilinin ününden ve başarısından faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin potansiyel müşterilerini de kendi portföyüne dahil etmeye çalıştığını, bu yollarla müvekkilinin potansiyel müşterilerini yanlış yönlendirerek haksız şekilde müvekkilinin kazancı, itibarı,
marka tescilinden kaynaklı hakları başta olmak üzere birçok hakkına tecavüz ettiğini, bu sebepten müvekkili tarafından davalı şirkete karşı 25/07/2022 tarihinde marka hakkına tecavüz ve maddi, manevi tazminat istemli dava açılmış olup halen derdest olduğunu, davalı ile davacı müvekkili arasındaki husumet kötüniyetli haksız çıkar sağlama amacı ile bu sefer de müvekkilinin markası ile neredeyse birebir, ayırt edilemeyecek kadar aynı bir markayı kendi adına tescil ettirdiğini,
gerçekten de müvekkilinin sahibi olduğu "..." markası ile davalı adına sonradan tescil edilen ''...'' markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmakta olup, davalının kötü niyetli olan tescili sonucunda müvekkilinin markası ile adeta seri marka izlenimi uyandırmakta olması nedeniyle müvekkili şirketine ait "... " ibareli marka ile iltibasa yol açacak düzeyde benzerliği nedeniyle davalı şirkete ait ''...'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davalı şirkete ait "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği mahkememizin 2022/130 E. sayılı dosyası uyap üzerinden tetkik edilmiş olup davacının ..., davalının ... olduğu, davanın davacıya ait TPMK nezdinde tescilli "... " markasından kaynaklanan haklarına davalı yanca ''...'' markasının kullanımı ile tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, kullanımın durdurulması, önlenmesi ve tecavüzün bu şekilde giderilmesi, yapılacak tespit neticesinde haksız olarak markanın kullanılmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davanın 25/07/2022 tarihinde açıldığı ve derdest olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve mahkememizin 2022/130 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde; taraflarının ve dava konusu uyuşmazlığın aynı ihtilafa ilişkin olduğu, davacı adına tescilli "... " markası ile davalı adına tescilli ''...'' markasının hem hükümsüzlük hem de tecavüz istemleri kapsamında iltibas (karıştırılma ihtimali) teşkil edip etmediği meselesinin irdelenmesinin gerektiği, bu hali ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu,
markanın hükümsüzlüğü ve markaya vâki tecavüz istemleri yönünden biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması ve usul ekonomisi ilkesi ışığında yargılamanın birlikte yürütülmesinde tarafların menfaatlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
İşbu nedenlerle HMK'nın 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesi, işbu davanın esasının kapatılarak yargılamanın daha önce açıldığı anlaşılan mahkememizin 2022/130 E. sayılı davası üzerinden yürütülmesi gerektiği kanaatine varılmakla. HMK'nın 166. maddesi gereğince davanın birleştirilmesine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/47, K. 2025/70, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama