KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/65 Esas
- Karar no
- 2025/98
- Dava
- Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi Durdurulması, Maddi Tazminat
- Dava tarihi
- 27/06/2024
- Karar tarihi
- 16/04/2025
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan 2024/99 esas sayılı dava dosyasından tefrik edilmekle işbu esası alan Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi Durdurulması, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 81.maddesine göre tasarım hakkına tecavüz sayılan fiillerden olması, yine davalıların eyleminin TTK 57.maddesi bağlamında haksız rekabet teşkil etmesi, eylemin müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra toplumda ürünün kalite ve kaynağı konusunda oluşacak yanlış bir kanaatin ve tüketicilerin aldatılmasının telafisinin mümkün olmaması nedeniyle, davalılar uhdesinde bulunan söz konusu ürünlerin tespit edilmesi ve toplatılması, tasarım ürünün üretiminde kullanılan araçların tespit edilmesi ve toplatılması,
ürünlerin davalılarca üretiminin ve satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin ve üretimde kullanılan araçların tasarımdan doğan haklara tecavüzün önlenmesi için imhasına, Mahkemece verilecek hükmün masrafları tecavüz eden davalılar tarafından karşılanmak üzere ülkemizdeki en yüksek tirajlı iki gazetede kamuya ilan yolu ile duyurulmasına,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maddi zararın tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... şti. müvekkil şirkete yönelttiği davada kendi tasarladığını iddia ettiği 27/06/2019 tarih ... tescil numaralı ve 31/12/2021 tarih ... tescil numaralı endüstriyel tasarım olarak tescil edilmiş bulunan iki adet havai fişek kutusunun müvekkil şirket tarafından üretilip satışa sunulduğunu iddia etmiş ve bundan doğan zararının karşılanmasını talep ettiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, davaya konu ürünlerin müvekkil şirket tarafından tescilli olduğunun bilinmesi beklenemeyeceği gibi davaya konu tasarım harcıalem olduğundan tescilin hükümsüz olduğunu,
davacının zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurmaması nedeniyle öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkil şirketin ... olup, ... fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri yetkili olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; tasarım hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüz teşkil eden ürünlerin ve üretimde kullanılan araçların imhası ile SMK'nın 151/2-a maddesine dayalı olarak şimdilik 10.000- TL maddi tazminat ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir. Mahkememizin 2024/99 E. sayılı dava dosyasından tefrik edilen dosya işbu esas numarasına kaydedilmiştir. Davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde usulüne uygun olarak ibraz ettiği saptanan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunması ve yetkili mahkemenin ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan etmesi üzerine işbu itiraz HMK'nın 117. maddesi uyarınca dava şartlarından sonra inceleme konusu yapılmıştır.
Somut olaya uygulanması gereken mahkemelerin yetkisine ilişkin kanuni düzenlemelere bakıldığında.
SMK'nın 156/3 maddesinin; ''Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.'' şeklinde ifade edildiği, genel yetki kuralını düzenleyen HMK'nın 6/1. maddesinin; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde, HMK'nın 16. maddesi ise;
''Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.'' şeklinde düzenlenmiş olup HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, Kanun'un 19/2. maddesinin. "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.
Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir.
Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, birden fazla mahkemenin yetkili olması hallerinde davacıya seçimlik hak tanınmış olması göz önüne alındığında, davacının, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu, davacının, davasını işbu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkemede ikame ettiği taktirde seçme hakkının davalı tarafa geçeceği anlaşılmaktadır.
Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; huzurdaki davada davacının ( dava dilekçesindeki ve ekindeki vekaletnamede davacı yerleşim yerinin ... olduğu görülmüştür) ve davalının yerleşim yeri (...) ile hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü (.../ ...) yer itibari ile uyuşmazlık yönünden ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu, işbu davanın davacı tarafından kanunen yetkili kılınan mahkemelerde ikame edilmediği, davacının davasını genel yetkili mahkemelerde ikame etmemesi nedeni ile seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yetkili mahkemeyi usulüne uygun olarak belirttiği anlaşılmakla; mahkememizin yetkisizliğine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/65, K. 2025/98, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama