KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/161
- Karar no
- 2026/32
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2024
Karar Metni
1.525 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DİLEKÇELER AŞAMASI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tescil no.lu “...” ve ... tescil no.lu “ ...” markalarının müvekkil adına tescilli olduğunu, müvekkilinin tek ve gerçek hak sahibi olduğu “...” ibareli markalardan doğan hakları karşı yan tarafından tescilli markanın aynısı veya benzerini alan adı (domain name) olarak kullanmak suretiyle ihlal ettiğini, davalı tarafın müvekkil markalarının okunuş bakımından birebir aynısını, yazılış bakımından ise müvekkil markasına tek bir harf eklenmesi suretiyle oluşturulmuş alan adını kötü niyetli bir şekilde ve ticari amaçla tahsis ettirmiş olduğunu,
müvekkilinin hak sahibi olduğu alan adını tahsisle müvekkiline yahut üçüncü kişilere para karşılığı satarak haksız gelir elde etme amacı olduğunu, müvekkilinin tek ve gerçek hak sahibi olduğu markasını bilen ve mezkür markanın değerinden haberdar olan davalı tarafın müvekkilin markasını alan adı olarak tahsis ettirmiş, akabinde müvekkiline gönderdiği e-mail ile,
dava konusu alan adı ile yine müvekkil markasını ihtiva eden sair alan adlarının satışını müvekkiline teklif etmiş olduğunu, ihtilaf konusu “www...com.tr” ve “www...tr” alan adlarının ... nezdinde gerçekleştirilmiş alan adı tahkim başvurusu neticesinde elde edilmiş olduğunu, davalının ... alan adının aktif kullanımda olmadığını ancak davalının bu alan adını hizmet vermeye hazır halde tutarak müvekkile satış teklif edip haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalı yana ait “...” internet sitesine erişimin geçici olarak engellenmesi ve alan adının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbiren karar verilmesine,
bu amaçla Erişim “...” alan adının TPMK nezdinde tescilli marka sahibi müvekkile devri, işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde alan adının iptaline karar verilmesini terditli olarak talep etmektedir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
II.DELİLLER
A.TPMK Kayıtları Davaya konu TPMK kayıtlarının celp edildiği görülmüştür. B.Bilirkişi Raporları
1.28/10/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; ...tescil no.lu “...” markasının .... sınıflarda ve... tescil no.lu “ ...” markasının... sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu whois sorgusuna göre alan adı sahibinin “...” olduğu, ancak rapor düzenlemek amacıyla 28/10/2024 tarihinde yapılan çevirimiçi incelemede alan adı bilgilerinin 14/10/2024 tarihinde güncellendiği ve alan adı sahiplik bilgilerinin gizli tutulmuş olduğundan alan adının kime ait olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı,
Mahkemece “...” alan adının davalı tarafa olduğu kabul edilecek olursa, alan adının tahsisinde davalının “...” ibaresinin kullanım hakkı veya meşru bağlantısı olup olmadığının incelenmesi amacıyla marka sicilinde yapılan sorgulamada davalı adına “...” veya benzeri bir ibareyi içeren bir marka başvurusu/tescili olmadığı tespit edilmediği, davalının “...” alan adını 08.02.2022 tarihinde tahsis ettirmiş olduğu halde tahsisten itibaren geçen yaklaşık 2 yıl 9 ay süre boyunca ilgili alan adlı internet sitesinin aktif olmadığı, ancak bu alan adını taşıyan internet sitesinin hizmet vermeye hazır halde tutulduğu,
davalı ... adıyla davacı şirket yetkilisi ...'ye gönderilen 02/09/2024 tarihli e-postada, dava konusu “...” alan adının satışının teklif edilmiş olduğu, ilgili alan adına ilişkin halihazırda ticari etki yaratacak bir kullanım tespit edilmemiş olmakla, marka hakkına tecavüzün men'i koşullarının oluşmadığı, ancak ilgili alan adını hizmet vermeye hazır halde tutulduğu göz önüne alınarak muhtemel tecavüzün önlenmesi yönünde talep olunan ihtiyati tedbir koşulları olduğunun kabul edilebileceği bildirilmiştir.
III.DAVA VE UYUŞMAZLIK
Davada uyuşmazlığın; Davacının TPMK nezdinde tescilli ''...'' ibareli markalarından doğan haklarına, davalı tarafça alan adı tahsisi ve kullanımı eylemlerinin tecavüz teşkil edip etmediği, marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması ile “www....” alan adının davacıya devri, aksi halde alan adının iptali talepleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşıldı.
IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde;
SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ...E.,...
K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E., ... K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ...
E....nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır.
Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan.
“Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında;
Davacı adına tescilli ... numaralı "..." ve ... numaralı " ..." + şekil marka haklarına davalı tarafından "..." isimli alan adının kullanımı ile tecavüz edilip edilmediğinin tespitinde;
Davacı taraf ihtilaf konusu olan “...” alan adının sahiplik bilgilerini gösterir alan adının 08/02/2022 tarihinde tahsis edilmiş olduğu ve 14/10/2024 tarihinde güncelleme yapıldığı tespit whois sorgulamasını dosyaya sunmuştur. Ekran görüntüsünde ihtilafa konu alan adının davalı ... adına tahsis edildiği görülmektedir.
Dava konusu “...” alan adının tahsisinde davalının “...” ibaresinin kullanım hakkı veya meşru bağlantısı olup olmadığının incelenmesi amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu marka sicilinde davalı adına önceki tarihli bir marka başvurusu, tescili olup olmadığı sorgulandığında, davalının “...” veya benzeri bir ibareyi içeren bir marka başvurusu/tescili olmadığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davacının ... tescil no.lu “...” markası ve ... tescil no.lu “ ...” markaları muhtelif sınıflarda tescillidir. Dava konusu “...” alan adındaki “.com” kısaltması İngilizce “...” ibaresinin kısaltması olup herkesin kullanımına açık bir üst seviye alan adıdır. Alan adındaki ayırt edici ibare “banabirkurye” ibaresidir. Bu ibare davacı markalarındaki “...” ibareleri ile benzerdir. Türkçedeki “...” sözcüğünün günlük konuşma dilinde “Bİ” şeklinde telaffuzunun yaygın olduğu göz önüne alındığında, davacı markasında “...”, davalının alan adında “...” ibarelerinin olmasının “..” ve “...” ibarelerini farklılaştırmadığı değerlendirilmiştir.
Dava konusu “...” alan adı 08.02.2022 tarihinde davalı adına tahsis edilmiştir. Alan adı tahsisi sağlanmasına rağmen bu süre boyunca ilgili alan adlı internet sitesi aktif olmamıştır. Alan adı aktif olmasına rağmen bu alan adını taşıyan internet sitesinin hizmet vermeye hazır halde tutulduğu tespit edilmektedir. Nitekim, sitenin aktif olmaması davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmediği anlamına gelmemektedir.
Bu yönde “...” alan adı ile davalı tarafından davacının ... tescil no.lu “...” markası ve ... tescil no.lu “ ...” markalarından doğan haklara tecavüz gerçekleşmesi için kafi olduğu, söz konusu İnternet sitesinin fiili olarak aktif olması tecavüz için koşul olmadığı, bu yönde Yargıtay 11.HD'nin ... E., ...K.
Ve 08/04/2015 tarihli "...reddine, birleşen davanın kabulü ile davalının internet alan adında ve site içeriğinde smartadsl ibaresini kullanması nedeniyle davalının eyleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine, bu şekildeki kullanımın, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle davalının bu şekildeki kullanımının men'ine, takdiren 10.000 TL maddi...", Yargıtay 11. HD'nin ...E., ...K.
Sayılı ve 25/09/2019 tarihli "...Marka hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için alan adının ait olduğu web sitesinin faal olması da şart değildir. Yakında faal olacağının anlaşıldığı durumlarda, böyle bir alan adı sahibi aleyhine, marka hakkına muhtemel tecavüzün ve muhtemel haksız rekabetin önlenmesi için dava açılabilmesi de mümkündür..." şeklindeki ilamları ile sabittir.
Dosya ilgili deliller ve yüksek yargı kararları kapsamında kül halinde değerlendirildiğinde; Davalıya ait olduğu tespit edilen "..." isimli alan adıyla davalı tarafından davacı adına tescilli ... numaralı "..." ve ... numaralı " ..." + şekil markalarına tecavüz ettiğinin tespiti ve tecavüzün men'ine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. Davacının "..." internet sitesinin alan adının kendi üzerine devri talebinin davacı adına tescilli markalardaki kullanımında hukuki yarar tespit edilmediğinden reddine, "..." internet sitesinin iptal koşullarının yukarıda açıklanan gerekçelerle oluştuğu, bu sebeple "..." internet sitesinin karar kesinleştiğinde iptaline dair hüküm tahsis edilmiştir.
DAVANIN KISMEN KABULÜ
1-Davalıya ait olduğu tespit edilen "..." isimli alan adıyla davalı tarafından davacı adına tescilli ... numaralı "..." ve ... numaralı " ..." + şekil markalarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ İLE TECAVÜZÜN MEN'İNE,
2-Davacının taleplerinden ilki olan "..." internet sitesinin alan adının kendi üzerine devri talebinin REDDİNE,
Davacının terditli talebi olan "..." internet sitesinin karar kesinleşmesi ile İPTAL EDİLMESİNE, alan adının iptali için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına,
3-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç 304,40.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Red edilen dava değeri üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.070,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.497,60 TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesap edilen 3.248,80.-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.04/02/2026
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/161, K. 2026/32, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama