KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar No
- 2018/649
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2018
- Esas no
- 2016/277 Esas
- Dava
- İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2016
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... şirketinden ..., ..., ..., ... numaralı abonelikler ile elektrik hizmeti aldığını, davacı müvekkili tarafından ödenen elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak bedeli adı altında tahsil edilen tutarların haksız olarak tahsil edildiğini, bu bedelin abonelere yansıtılmasının haksız olduğunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla kabul edilmiş olduğunu ileri sürerek şirketten haksız olarak tahsil edilen bu bedellerin (fazlaya ilişkin haklar saklı olmak koşuluyla) işleyecek ticari faizleri ile birlikte davacıya iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Husumet, zamanaşımı ve yargı yolu itirazları olduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini, elektrik faturalarında yer alan bir takım kalemlerin haksız olmadığını, kayıp kaçak tahakkukunun kaçak enerji kullanımından dolayı faturada yer alan bir bedel olmadığını, bu bedelin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak hedef oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğunu, söz konusu kayıp kaçak bedelinin EPDK kararı doğrultusunda alındığını, dava dilekçesi ekinde sunulan YHGK kararında karşı oy görüşlerinin de mevcut olduğunu,
bu kararın karar düzeltme sürecinde olması nedeniyle kesinleşmiş olmadığını, bu nedenle emsal olarak alınamayacağını, davacının ihtirazi kayıt öne sürmeden ödeme yaptığını ve bu bedelin geri istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Yetki, zamanaşımı ve belirsiz alacak itirazları olduğunu,Söz konusu kayıp kaçak bedelinin EPDK kararı doğrultusunda alındığını, elektrik faturalarında yer alan bir takım kalemlerin haksız olmadığını, kayıp kaçak tahakkukunun kaçak enerji kullanımından dolayı faturada yer alan bir bedel olmadığını, bu bedelin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak hedef oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğunu, neticeten 17 Haziran 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Kanun doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Yetki ve görev itirazlarının olduğunu, müvekkillerinin davacı şirketten tahsil ettikleri herhangi bir bedel bulunmadığını, aksi halde dahi EPDK kararları doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Abonelik sözleşmesi ve dosyası, fatura örnekleri, ödeme belgeleri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıdan alınmış olan kayıp kaçak bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, davaya bakmaya adli yargı mahkemelerinin görevli olup olmadığı, dava konusu yapılan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, belirsiz alacak davası, husumet ve yetki itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle yargı yolu bakımından görev itirazının, BK 146 maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıl olduğundan zamanaşımı definin, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği dikkate alınarak HMK 107/1. fıkrası gereğince davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olduğundan bu husustaki itirazın, davalının tahakkuk ve tahsil ettiği bedellerin varlığı karşısında davalı sıfatı bulunduğundan husumet itirazının, bir kısım davalıların adresinin HMK 6. maddesi gereğince mahkememizin yetki sınırlarında kalması nedeni ile yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile,
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti iletim ve kayıp kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK nın Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
6719 Sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici madde 19 " Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20 " Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Dava açıldıktan sonra yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6719 Sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde, EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu bedeller ile ilgili olarak açılan (ve halen derdest olan) davalar, (açıklanan yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte) konusuz kaldığından konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına,
dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davacının dava açmakta haklı olduğu ve davaya konu bedelleri tahsil eden davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilerek yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/20106, 2017/9319 sayılı, 07/06/2017 tarihli kararı aynı yöndedir) karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/277, K. 2018/649, 21 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama