KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Esas no
- 2017/664 Esas
- Karar no
- 2019/776
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2017
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkilinin, davalı taraf ile ticari ilişkisinden doğan faturalı alacaklarından kalan 12.08.2016 tarih ... seri numaralı 3.048,00 TL tutarlı 17.08.2016 tarih ... seri numaralı 1.365,96 TL tutarlı 17.08.2016 tarih ... seri numaralı 408,87 TL tutarlı 01.09.2016 tarih ... seri numaralı 1.745,22 TL tutarlı irsaliyeli faturanın davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen bakiye borcun ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ...
5. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve tüm ferilere itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkilinin daha önceden ticari faaliyetlerinin bulunduğunu ve müvekkili adına tahakkuk etmiş tüm borçların davacıya ödendiğini, davacı tarafın 6 adet faturaya dayanarak icra takibi yaptığını ancak dosyaya anılan fatura içeriklerinde belirtilen malların müvekkiline teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunmadığı gibi irsaliyeler üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 5. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası, imza incelemesine ilişkin grafolog bilirkişi raporu, mali müşavir bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya teslim ettiği mutfak ve kafe malzemelerinden dolayı faturalara dayalı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, irsaliyeli faturalar üzerindeki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/03/2017 tarihinde fatura alacaklarına dayalı toplam 6.447,33 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 10,75 oranından başlayacak değişen oranda avans faizi ile birlikte tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 19/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 21/04/2017 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; davacıya böyle bir borcun bulunmadığını, ileri sürülen alacağın likit olmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu,
takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan raporda özetle, davacı yanın 2014 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden delil niteliğini haiz olduğu, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri ticari bir münasebet olduğu, davacıya ait ticari defterlerde davacının 6.117,46 TL alacaklı olduğu, davalıya ait kayıtlarda ise davalının davacıdan 999,23 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında dava konusu 4 adet fatura işli olmadığı,
icra takibine konu edilip davalıda kayıtlı olmayan faturaların toplam tutarının 7.116,69 TL olduğu, eğer bu faturalar davalı defterlerinde/bilirkişiye gönderilen cari eksrede kayıtlı olsaydı ve/veya kayıtlı olduğu varsayılsaydı bu kez davalının kendi kayıtlarında 7.116,69- 999,23 = 6.117,46 TL borcu olacağı, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı alacak bakiyesi yönünden karar ittihazı halinde davacının davalıdan 6.117,46 TL alacaklı olacağı, davacının davalıdan 6102 sayılı TTK.’nun 1530. maddesine göre takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği,
davacı alacaklı takip öncesi faiz talebini %9 olarak hesap etmiş olduğundan taleple bağlılık ilkesi davacının takip öncesi 273,18 TL işlemiş faiz talep edebileceği beyan edilmiştir. Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK m.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir.
Somut olayda, davalı tarafın takibe itiraz dilekçesinde, takibe dayanak yapılan faturaları ve faturaların içeriği malları almadığına ilişkin itirazı olmamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, malların müvekkiline teslim edilmediğini ve irsaliyeler üzerindeki imzaların müvekkili yetkilisine ait olmadığını, davacı ile yapılan ticari faaliyet olduğunu belirterek bundan kaynaklı tüm borçların ödendiğini iddia etmiş, müvekkilinin borcu bulunmadığını iddia etmekle birlikte ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir.
Mahkememizce irsaliyeli faturalar üzerinde imza incelemesi yaptırılmış ve imzaların davalı yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de, davalı tarafça icra müdürlüğüne itirazında malların ve faturaların teslim edilmediğinin ileri sürülmemesi ve cevap dilekçesinde ticari ilişkinin ve borcun varlığının kabul edilmesi karşısında malların ve faturaların tesliminin de gerçekleştiğinin davalı tarafça kabul edildiği sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki faturaların teslim edilmediğinin kabulü halinde dahi faturaların teslim edilmemiş olması sadece işleyen faiz yönünden sonuç doğurur, asıl alacağın varlığını etkilemez.
Ödeme iddiası nedeni ile ispat yükü yer değiştirmiş, davalı tarafça ödeme belgesi sunulamadığından davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından yöneltilen itirazın 6.116,69 TL asıl alacak ve 273,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.389,87 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması,
davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa gereği yıllık % 9,75 oranında başlayarak değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/664, K. 2019/776, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama