KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas no
- 2019/317 Esas
- Karar no
- 2021/256
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/05/2019
Karar Metni
1.744 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkemenize hitaben verilen dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Banka ile davalılardan ... Ltd Şti ile genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve kredilerin kullandırıldığını, diğer davalılar ..., ...,..., ..., ... Ltd Şti ve ... Ltd Şti'nin iş bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ancak kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ...
10.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarını gönderdiklerini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ...
14.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borçlular icra takibine geçtiklerini, iş bu icra takibinde takip tarihi itibariyle müvekkili bankanın nakdi kredi alacağının 1.298.017,05 TL, gayri nakdi kredi alacaklarının 750.000,00.TL olduğunu, icra takibi açıltıktan sonra toplam 750.000,00.TL gayri nakdi teminat mektupları için muhatabınca tazmin talebinde bulunulması üzerine muhatabına ödendiğini, daha sonra 15/04/2019 tarihinde 1.358,13 TL tahsilat yapıldığını ve bu tahsilat toplamının banka alacağından düşüldüğünü,
iş bu davada toplam 2.046.658,92 TL nakdi banka alacağının takip talebindeki şartlarla aynen tahsil edilmesini talep ettiklerini, davalıların icra takibine yaptıkları itiraz ile, borcun tamamına, imzaya, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının yasaya aykırı , haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalıların borcu ödediklerine ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadıklarını, itirazların kesin bir delile dayanmayan somut ve mücerret olduğunu,
krediyi kullanan davalılar sözleşme gereği ödemeleri gereği gibi yapmadıklarından müvekkili bankaca kendilerine hesap kat ihtarnamesi keşide ederek temerrüde düştüklerini, davalıların imza itirazlarının açık ve net olmayıp Adli Tıp Kurumu grafoloji uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini , davalılardan talep ettikleri temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu, ayrıca alacak likit olup davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davalıların ...
14.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, asıl alacaklara her bir kredi için takip talebinde belirtilen tarihler arasında ve takip talebindeki oranlar üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi işletilmesine, davalı borçlular aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Davaya Cevabında :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava dilekçesinde yasaların emredici hükmü gereğince iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrak sunmadığını, esasa ilişkin beyanlarında müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu olmadığını, davacının talep ettiği faiz in fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu nedenle hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiklerini,
davacının iddiasının aksine icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, zira alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, müvekkillerinin dava konusu alacaklardan kaynaklı herhangi bir borcu olmadığını, hesap kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediğinden verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca kefiller yönünden genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu bedelin ne kadar olduğunun açıklanmadığı gibi kefaletin düzenlenmesine dair M.K 2.maddesi ve BK 484 maddesi ve yargıtay kararları gereğince geçerliliğinin de araştırılması gerektiğini,
kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, dava dilekçesinde gayri nakdi riskden ne kadar bedelle sorumlu oldukları kefalet limiti belirli açıklanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER; ... 14. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası, Bilirkişi raporu, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Ltd Şti. arasında 17/12/2012 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır.
Davalılar ..., ...,..., ..., ...Şti ve ...Ltd Şti'nin iş bu sözleşmeyi 5.000.000,00 TL limitle sınırlı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır.
Ticaret sicil kayıtlarına göre davalılar ..., ..., ...ve ... davalı asıl borçlu şirket ortağı olup TBK 584/2 uyarınca kefalet geçerlidir.
Taleple bağlı kalınarak ödenmemiş alacak miktarının belirlenmesi için mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden uzmanlık raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1. Delil başlıklı maddesi uyarınca Müşteri ve kefiller, Banka ile aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Bankanın defter ve kayıtları..., bilgisayar ve benzeri kayıtlar ile ATM kayıtlarının müstenitlı olsun ya da olmasın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 193. maddesi uyarınca yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağı hükmü mevcuttur.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin," Temerrüt Faizi" başlıklı 2.7.1 maddesi, Müşteri'nin kredi borcunu ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten Müşteri'ye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye kadar... Banka'nın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının 2 katı fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler, hükmü mevcuttur.
Yargıtay uygulamasına göre bankaların Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilerine fiilen uygulamadıkları faiz oranı temerüt faizinin tespitinde esas alınamayacak, bankaca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına göre hesaplama yapılması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1650 E 2019/507 K)
Davacı banka tarafından sunulan hesap ekstrelerine göre en yüksek faiz oranı % 39 olup 2 katı fazlası % 78 dir. Davacı banka ise takip talebinde nakdi krediler yönünden %59.50 ve % 69.30 oranında, icra takibinden sonra nakde dönen teminat mektupları yönünden ise % 78 oranında temerrüt faizi talebinde bulunmuştur.
Davalı asıl borçlu .. Şti., kefiller ...Şti ve ...'a gönderilen ihtarname 07.01.2019 tarihinde, davalılar ... Ttd, Şti., ve ...'e 05.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda taraflar temerrüde düşmüştür.
Davalı kefil ...'a gönderilen ihtarname tebliğ edilmeyip iade edildiğinden, bu davalı takip tarihi olan 15.01.2019 günü gerçekleşmiştir.
Bu açıklamalar ve tespitler kapsamında:
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir miktar borç olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı bilirkişi raporuna karşı itirazlarında pos cihazından yapılan ödemeler ve çekler ile yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı itirazında bulunmuş ise de bu hususta ödemeye ilişkin dosyaya sunulan belgeye rastlanmamıştır.
Genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırıldığına dair sunulan belgeler, dosya içeriği ve şube kayıtlarında bulunan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme ile kullandırılan kredi miktarı ve her bir kredi yönünden davacının alacaklı olduğu miktar ayrı ayrı tespit edilmiştir. Bundan sonra kullanılan kredinin ödendiğinin ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı ödenmemiş kredi borcunu ödendiğine dair delil sözleşmeleri ve HMK hükümleri uyarınca ödemeye dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunamamıştır.
250.000,00 TL bedelli, (1.318,13 TL ödemenin mahsubu sonucu bakiye 248.641,87 TL sinin) 400.000,000 TL bedelli ve 100.000,00 TL bedelli teminat mektupları icra takibinden sonra nakde döndüğünden; tazmin tarihinden itibaren % 78 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV uygulanarak davalı asıl borçlu şirketten tahsiline, kefiller yönünden sorumluluklarına ilişkin sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından bu talebin reddine hükmedilmiştir.
Davalı asıl borçlu sözleşme kapsamında, davalı kefiller sözleşme ve kefalet limiti kapsamında bilirkişi incelemesi ile tespit edilen ödenmeyen kredi borcundan sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle davanın kabulü ile davalıların icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları, alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Başkan · (e-imza) Üye · (e-imza) Üye · (e-imza) Katip · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/317, K. 2021/256, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama