KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2021/569 Esas
- Karar no
- 2024/523
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2021
Karar Metni
2.430 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 02.09.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın keşidecisi ...Şti ye ait 15.10.2020 keşide tarihli 52.000,00 TL miktarlı ... Bankasına ait çeke istinaden ... 1. ATM nin ... D.İş sayılı dosyasından davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı taraf müvekkilin imzası ve haberi olmayan çeke istinaden almış olduğu ihtiyati haciz kararını ...
25. İcra Müdürlüğünün ...Es sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine istinaden diğer borçlular ve davacı hakkında kaydı hacizler yapıldığını, davacının itiraz haklarını kullanılmasına fırsa ve imkan olmadan cebri icra tatbik edildiğini, davacı tarafın gerek ticari itibarının sarsılmaması için gerekse ticari hayatında olumsuzluk yaşanması için dosyada görülen ihtiyati haciz bedeli olan 50.000,00TL ekte sunulan ödeme dekontu ile ...
25. İcra Müdürlüğünün ... nolu iban hesabına dosya no açıklaması yazılarak gönderildiğini, ancak anlam veremedikleri sebepten dolayı iade edildiğini, davalının alacaklı vekilinin muhafaza ısrarı karşısında alacaklı vekilince belirtilen.
74.000,00TL müvekkil tarafça ihtiraz-i kayıtla ... e ait olan ...no lu hesabına gönderildiğini, takip dayanağı çekin müvekkil firma ile bir ilgisi olmayıp, herhangi bir imzası veya borç alacak ilişkisi bulunmadığını, davacının borçlu icra müdürlüğüne ulaşamayıp gönderilen paranın iade edilmesi üzerine borçlu ve ilgisi bulunmadığı bir evraktan dolayı sadece ticari itibarını düşünerek cebri icra baskısı altında ihtirazı kayıtla ödendiğini, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı adına atılan bir imza ve davacının bir borcu olmadığı açıkça görüleceğini, açıklanan bu nedenlerle;
davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde ödemek zorunda kaldığı 74.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 04.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, davacı lehine davalı aleyhine dava konusu miktarın %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilerek Vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 13.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkili hamili bulunduğu davaya konu çeke ilişkin ihtiyati haciz kararı alınarak ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalı şirketin bir faktoring firması olduğunu, faktoring işlemleri neticesinde çek devraldığını, davaya konu çekin faktoring işlemi kapsamında taraflarına önce ciranta olarak bulunan ... Ltd.
Şti.'nden faktoring işlemi neticesinde devraldıklarını, müvekkilinin kanuna uygun olarak faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkiyi gösterir çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devraldığını, karşılık olarak da çek bedelinin müştesibi ...Ltd.
Şti.'ne ödediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, çekin sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin yasanın üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, açıklanan bu nedenlerle; haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddini, lehlerine tazminata hükmedilmesini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
ATK Raporu, ... 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... CBS ...Soruşturma sayılı dosyası, ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Davacı şirket yetkilisine ait ıslak imzalı evrak asılları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
04.09.2024 Tarihli ATK Raporun Özetle; "İnceleme konusu çekin arka yüzündeki 1.ciro imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, nceleme konusu çekin keşide tarihi bölümünün aylar hanesinin onlar basamağında evvelce mevcut ve mahiyeti tarafımızca tespit edilemeyen ibarenin optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalemle üzerinden gidilerek halen okunur ''1'' rakamına dönüştürülmüş olduğu, İnceleme konusu çekte tahrifat hususunda başkaca bulgu saptanamadığı hususlarını bildirir kanaat raporudur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, takibe konu ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 15/10/2020 keşide tarihli 52.000,00 TL bedelli çekte yer alan davacı lehtara ait imzanın sahte olduğu bahisle ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına davacının borçlu sıfatıyla yaptığı ödemenin istirdadı davasıdır.
Davaya konu ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... ŞİRKETİ vekili tarafından 26/10/2020 tarihinde borçlular (1- ...ŞİRKETİ, 2- ... ŞİRKETİ, 3- ... LİMİTED ŞİRKETİ, 4- ... LİMİTED ŞİRKETİ, 5- ... ŞİRKETİ, 6- ... ŞİRKETİ, ) hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde; 52.000,00 TL asıl alacağın tahsili istenilmiştir. Borcun sebebi olarak "...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 15/10/2020 keşide tarihli 52.000,00 TL bedelli çek" gösterilmiştir.
Takibe ve eldeki davaya konu yapılan çek keşidecisi dava dışı ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı davacı ... Ltd. Şti., çekin sırasıyla ilk cirantası davacı lehtar, ondan sonraki cirantaları sırasıyla dava dışı ... şirketi, Alişiroğlu şirketi, ... şirketi, ... Şirketi, çekin hamilinin ise davalı ... A.Ş. (Eski Ünvan: ... A.Ş.)'dir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca; ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını,
geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, "imzaların istiklali (bağımsızlığı)" ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir.
Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp. Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya.
Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu. Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş. Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286. Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı. Oğuz İmregün. Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay. Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.).
6102 sayılı TTK’nun 686/1.maddesi; "Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmünü içermektedir.
Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı yasanın TTK'nın 677. maddesi hükmü gereğince; bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse ,diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.
Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (Hulusi Gürbüz.
Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, s.295. Doğanay s.1646-1647. Murat Alışkan. Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998, s. 255 vd; Tarık Başbuğoğlu. Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, 1.cilt Ankara 1988, sh. 807. Erol Ertekin/İzzet Karataş. Uygulamada Ticari Senetler: Ankara 1998, s. 363).
Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. maddesi uyarınca; "Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir."
İmzaya veya parafa itiraz olması halinde, davaya bakan mahkeme tarafından, imza incelemesi yapılacaktır. (Geçerli bir çek için keşideci imzasında ve/veya yazısında tahrifat veya sahtecilik olmamalıdır. Aksinin tespiti, çekin geçersizliğine yol açacaktır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E:..., K:..., T: 01.10.2013; “...6100 sayılı HMK.nun 209/1.
Maddesinde; "adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme tabi tutulamaz" düzenlemesi yer almaktadır. Bu maddeyi kapsamı itibari ile ikiye ayırmak gerekir. Bunlardan birincisi senetteki imzanın inkâr edilmesi, diğeri ise yazının inkârıdır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, imzaya itiraz, İİK'nun 170.maddesinde açıkça düzenlenmiş olmasın rağmen, aynı takipler yönünden yazının sahteliği iddiası konusunda bu kanunda özel bir hüküm mevcut değildir.
İcra ve iflas kanunu icra takip hukuku açısından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre özel kanun olup, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle icra ve iflas kanunu hükümlerinin, bu kanunda hüküm bulunmayan durumlarda ise anılan kanuna aykırılık teşkil etmemek koşuluyla genel nitelikte olan hukuk muhakemeleri kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir.
Buna göre imzaya itiraz, İcra Ve İflas Kanunu'nda özel olarak düzenlendiğine göre anılan itiraz hakkında bu kanunun 170. maddesinin uygulanması zorunlu olduğundan, imzanın inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında genel nitelikte olan 6100 sayılı HMK.nun 209.maddesinin uygulama yeri yoktur.
Ne var ki sahtelik iddiasının imza inkarı dışında bir nedene dayanması durumunda İcra Ve İflas Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından sorunun çözümü için 6100 sayılı HMKnun 209. maddesinin uygulanması gerekecektir....ancak sahtelik iddiasının imza inkarı dışındaki bir nedene dayanması halinde ise 6100 sayılı HMKnun 209/1.maddesinin amir hükmü gereği icra takibi olduğu yerde durur...” ).
Sahte çek ve tahrif edilmiş çek hususu TTK mad. 812’de düzenlenmiştir. Çekin sahte olması ile tahrif edilmiş olması farklı kavramlardır. TTK mad. 812’de bu iki kavram ayrı ayrı yer verilmesi de bu farklılığın açıkça ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak netice olarak her iki hususa yönelik bağlanan netice aynıdır.
Sahte çek, çekteki imza veya imzalarla beyanların sahte olmasıdır. Çekte keşideci veya cirantaların imzalarının taklit edildiği hallerde imza dolayısıyla çekin sahte olduğu açık olmakla, dava konusu uyuşmazlık kapsamında iddianın çekin sahteliği yönünde olduğu görülmektedir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte, davacı lehtar durumunda olup, lehtarı tarafından çekin ciro yoluyla dava dışı 3.bir şirkete devrettiği, devam eden başka ciro yolu ile dava dışı bankanın hamil olduğu görülmüştür. Görünüşe göre çekin tüm unsurlarının tam olduğu, davacının ise çekin arka kısmında bulunan imzasını inkar ettiği anlaşılmaktadır. Çekin metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamakta ise de davacının iddiaları kapsamında çekte imza sahteliği nedeniyle çekin sahte olduğu ileri sürülmekle sadece lehtar yönünden dosya ele alınmıştır.
İmzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebileceği, imzanın sahte olmasının ciro silsilesini bozduğu, davalının ancak kendisinden önceki cirantalara başvurabileceği bilinmekle lehtar yönünden inceleme yapılmış, zira imzanın davacı tarafından oluşturulmadığının tespiti halinde çekin sahte olduğu ortaya çıkacağından TTK 812. maddesi kapsamında muhatabın sorumluluğuna yol açan sahtelikten kasıt, esasen çek üzerinde keşideciye izafe edilen imzanın gerçekte lehtara ya da yetkili temsilcisine ait olmama olduğundan, muhatap banka TTK’nın 801.maddesine göre ciro zincirindeki imzaların sıhhatini araştırmakla yükümlü olmadığı,
bu nedenle kambiyo ilişkisine dâhil olan kişilerden sadece keşidecinin ya da cirantaların imzasındaki sahtelik durumunda sahte bir çekten söz edilebileceğini anlaşılmakla, sadece lehtar yönünden imza incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu çeklerdeki cironun lehtar olan davacıya ait olup olmadığı yönünde hazırlanan 04/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "inceleme konusu çekin arka yüzündeki 1.ciro imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı,
nceleme konusu çekin keşide tarihi bölümünün aylar hanesinin onlar basamağında evvelce mevcut ve mahiyeti tarafımızca tespit edilemeyen ibarenin optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalemle üzerinden gidilerek halen okunur ''1'' rakamına dönüştürülmüş olduğu, inceleme konusu çekte tahrifat hususunda başkaca bulgu saptanamadığı," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı yanca dava dışı diğer cirantalar yönünden de inceleme yapılması gerektiği belirtilmiş ise de davanın lehtar tarafından açıldığı, incelemenin yalnızca iddia ile sınırlı olarak yapılabileceği anlaşılmakla mahkememizce bu husustaki itiraz kabul edilmemiştir. Dolayısıyla inceleme konusu çekteki lehtara ait imzanın davacının eli ürünü olmadığı görülmekle, imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılmıştır.
6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/2-3.bendi ile faktoring şirketlerine kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilmeyen mal ve hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alıp tahsilini sağlayamayacakları ve aynı faturaya dayalı olarak birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam fatura miktarını aşamayacağı ve ancak bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi,
düzenleyen ve önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceği ve ancak bu def'ileri faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde ileri sürebileceği öngörülmüştür.
Anlatılan kapsamda dava konusu ...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 15/10/2020 keşide tarihli 52.000,00 TL bedelli çekte yer alan davacı lehtara ait imzanın sahte olması nedeniyle ... 25.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası nedeniyle ödemiş olduğu 74.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 04.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının çeki iktisap ederken kötüniyetinin olduğu ispatlanamadığından şartları oluşmayan tazminatın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/569, K. 2024/523, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama