KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/579 Esas
- Karar no
- 2024/1062
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2020
- Numarası
- 2018/909 Esas, 2020/59 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.175 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01/09/2014 tarihli sözleşme gereği müvekkili şirketin davalı şirkete 01/09/2014-30/12/2014 tarihleri arasında iş sağlığı ve güvenliği (....) hizmeti sunduğunu, bu hizmet karşılığında davalıya fatura düzenlediğini, düzenlenen bu faturalardan 15/09/2015 tarihli .... sıra nolu 3,068.00 TL bedelli, 15.10.2015 tarihli .... sıra nolu 3.068.00 TL bedelli ve 15.11.2015 tarihli ... sıra nolu 3.068,00 TL bedelli faturaların içeriğine itiraz edilmemesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalı şirketin söz konusu takibe yetki ve borç yönünden itirazda bulunması üzerine icra takibinin durduğunu, davalının yetkiye yönelik itirazı üzerine, icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilerek..... sayılı dosya numarasını aldığını, borçlunun bu icra dosyasından gönderilen ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının borca ve tüm ferilerine itirazının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olduğunu, faturaya ve içeriğine itiraz edilmemişken takibe itiraz edilmiş olmasının anlaşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile itirazın iptali ile takibin devamına,
% 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu faturalarda yazılı hizmetleri davacı şirketten almadığını, faturaların kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında sözleşme olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin davacı şirketten alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
Taraflar arasında 26/06/2015 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafın davalı tarafa sözleşmeden kaynaklanan alacağına istinaden faturalar düzenlediği, faturaları ticari defterlerine kayıt ettiği, davacı taraf ticari defterlerine göre davacının davalı taraftan takip tarihi itibari ile 9.204,00 TL alacaklı olduğu, takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden takip talebindeki faizin haksız olduğu, taraflar tacir ve iş ticari iş mahiyetinde olduğundan avans faizi talebinin yerinde olduğu,
alacağın taraflar arasında imzalanan iş sağlığı ve güvenliği sözleşmesi gereğince düzenlenen faturaya dayalı olduğu, alacak miktarının davalı tarafça belirli ve bilinebilir olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 9.204,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacak miktarı 9.204,00 TL'nin %20'si olan 1.840,80 TL'nin icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak. Davacı tarafça sunulan sözleşmenin .... Şti ve . .... Şti. iş ortaklığı kaşesiyle imzalandığını, sözleşmenin tarafının sadece davalı şirket olmayıp sözleşmede kaşesi bulunan iş ortaklığı olduğunu, dava konusu para alacağı olduğundan müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında sadece davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, .....
Şti.'nin de sorumluluğunun bulunduğunu, davanın sadece davalı şirkete yöneltilmesinin yerinde olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının davacı taraftan hizmet almadığını, temel borç ilişkisi inkar edildiği zaman temel borç ilişkisini faturayı tanzim edenin ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmasının o hizmetin eksiksiz veya ayıpsız olarak alındığını göstermediğini, fatura içeriklerinde ve dava dilekçesinde belirtilen iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin davacıdan alınmadığını, davacının düzenlediği faturaların davalıya tebliğ edilmediğini,
faturaların kendilerine tebliğ edilmesi ve itiraz edilmemesi halinde dahi bu durumların yapılan işin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğu ya da tam ve kusursuz yapıldığı ya da bedelinin istenebilir olduğu anlamına gelmediğini, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, davacının dava dilekçesinde, davalı ticari defterleri deliline dayandığını, Mahkemece 15.10.2019 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararında "davacı taraf defterleri incelendikten sonra davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilahare incelenmesine" şeklinde karar verildiğini,
davacının ticari defterlerinin Ankara'da bulunması sebebiyle Ankara Batı Adliyesine talimat yazılarak sadece davacı ticari defterleri incelenerek hüküm kurulduğunu, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ara karar varken doğrudan kısmen kabul kararı verilmiş olmasının hatalı olduğunu, usul işlemleri tamamlanmadan verilen kısmen kabul kararının kaldırılması gerektiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının kısmen kabul edilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak nedeni ile başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davalı cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna karşı itiraz beyan dilekçesinde, adi ortaklık ilişkisi nedeniyle sözleşmenin dava dışı şirket ile birlikte imzalanması gerektiği yönünde herhangi bir itirazda bulunmamıştır.
Aşamalarda sürülmeyen itirazlar davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağından ve istinaf aşamasında da ilerisürülemeyeceğinden davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir."Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK 222 maddesi;"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş,
açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)" şeklindedir.İlk derece mahkemesince, davacı taraf ticari defterlerine göre karar verilmiştir. Ancak HMK 222/2. fıkrasına göre davacı ticari defterlerinin delil olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
HMK 222/3 hükmü gereğince de ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Mahkeme, davacı tarafın ticari defterlerine dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacı taraf delil listesinde, davalı ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde ve cevap dilekçesi ekinde bir delil listesi dosyaya sunmamıştır. Ancak cevap dilekçesi içeriğinde taraflara ait defterlerin incelenmesini talep etmiştir. Davacı tarafça faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair bir evrak dosyaya sunulmamıştır. Yine dava konusu hizmetin verildiğine dair davalı tarafça kabul edilen bir belge de dosyada bulunmamaktadır.
Bu durumda HMK 222. maddesi gereğince tek başına davacı taraf ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil niteliğinde değildir. Kaldı ki HMK 222/1. fıkrasına göre de mahkemece re'sen davalının ticari defterlerinin ibrazına karar verilebilir.
O halde mahkemece, davalı ticari defterleri incelenerek HMK 222. maddesi gereğince değerlendirme yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/909 Esas, 2020/59 Karar sayılı ve 23/01/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın,
Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/579, K. 2024/1062, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama