KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2023
- Esas no
- 2022/251 Esas
- Karar no
- 2023/203
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/04/2022
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde doğan cari hesaba ve faturaya dayanan 257.148,00 TL alacağının olduğunu, alacağın tahsil edilemediğini, bunun üzerine ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, ancak davalının itirazı ile takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı tarafa iş yaptığını ve bunun karşılığından çek ve nakit olarak ödemenin yapıldığını, davacı tarafça gönderilen fatura bedellerinin şişirilmiş olduğunu, şirket muhasebesinin defterlere işlediğini ve beyannameler ile bildirim yaptığını, davacı tarafa iddia edildiği gibi herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 5. İcra Müdürlüğünün...Esas Sayılı dosyası, tarafların ticari deftereri, bilirkişi incelmesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, cari hesaba ve faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, alacağı var ise miktarı hususlarındadır.
İlgili ... 5. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 257.148,00 TL asıl, 90.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 347.148,00 TL toplam alacağının asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi ile tahsili amacı ile 10.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde özetle; borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu,
borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190).
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı taraf ödeme iddiasında bulunduğundan bu iddiasını yazılı deliller ile ispat ile yükümlüdür.
Deliller toplandıktan sonra mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir Seyit Say'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği cari hesaba ait 2018-2019 yılında 16 adet ve KDV dâhil 323.892,03 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısımlarında Şantiye Bilgisi Verilmek Suretiyle İşlemlerin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların teslim eden ve teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, bu faturaların davacı ve davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın bu faturalara itiraz ettiğine dair belge bulunmadığı tespit edilmiştir. TTK 21/2.fıkrası gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Gerek davacı gerekse davalı tarafın 2018-2019-2020-2021-2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 257.148,71 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, davalı tarafın takip tarihi itibariyle 268.310,61 TL davacı tarafa borçlu olduğu,
davacı tarafın takip talebinde 20.09.2019 tarihi itibariyle 257.148,00 TL alacağı olduğunu ve yıllık reeskont avans faizleri ile 10.02.2022 takip tarihine 90.000,00 TL işlemiş faiz talep ettiği, 20.09.2019-10.02.2022 tarihleri arasında 257.148,00 TL üzerinden 365 gün ve yıllık reeskont avans faizleri ile işlemiş faizin 91.333,32 TL olarak hesaplandığı,
davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 257.148,00 TL alacağı talep edebileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığından davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği anlaşılmış, davalı tarafından ... 5. İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 257.148,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/251, K. 2023/203, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama