KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/499
- Karar No
- 2024/41
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/445 Esas
- Karar no
- 2024/40
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 22/06/2022
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkiline ait muhtelif araçların hasarlanmasından dolayı sigorta nezdinde ihbar/hasar dosyalarının açıldığı, davalının özellikle hasar faturalarına ait KDV leri ödemediğini, 127.030,00 TL KDV'nin ödenmemesi, nedeniyle davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak ödeme emrini tebliğ alan borçlu şirketin takip konusu fatura ve takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydı ile davalı, borçlunun itirazının iptaline, aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı tarafın sigortalı araç üzerinde meydana gelen hasar, akabinde müvekkili şirkete başvurusundan sonra 28.07.2020 tarihinde 9.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin başkaca sorumluluğu kalmadığını, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davacının reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca,
sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, müvekkili tarafından tanzim edilen poliçe kapsamında meydana gelen hasar bedelinin davacı tarafa ödendiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, KDV hizmetin görülmesi veya malın teslimi ile doğan bir vergi olup fatura tanzimi ile tahakkuk ettiğini,
Başvuran tarafından dosyaya sunulan herhangi bir fatura bulunmadığından ve fatura alınmadan ya da fatura düşük tutulmak üzere KDV ödemekten imtina edilebilecek olması gibi durumlarının ülkemizde yaygın olması nedeni ile KDV dahil hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olacağını, bu nedenlerle, öncelikle husumet yokluğu ile ikame edilmiş olan davanın reddine, Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davacının itirazın iptalinin reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, davacı şirkete ait ve dava dilekçesinde detayı belirtilen muhtelif araçların hasarlanmasından dolayı davalı tarafça hasar/tazminat ödemelerinin yapıldığını, ancak yapılan ödemelerin özellikle Katma Değer Vergisi bakımından eksik olduğunu, bu eksik ödemenin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf ise hasar bedelinin karşı tarafa ödendiğini, KDV miktarından sorumluluklarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya ait araçlar nedeniyle davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyaları kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının KDV ödemelerinin eksik olduğu yönündeki itirazının yerinde olup olmadığı, davalının yapmış olduğu ödemeler kapsamında ... 11 İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasında belirtilen KDV miktarından sorumlu olup olmadığı ve miktarı ile zamanaşımı hususlarında toplanmaktadır.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de dava konusu taleplerin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, bu kapsamda zamanaşımı süresinin dava ve icra takibi tarihi itibariyle henüz dolmadığı anlaşıldığından itiraz yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davaya konu ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 127.030,00- TL'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 01/03/2022 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 07/03/2022 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından rapor hazırlanmak üzere dosyamız mali müşavir ve sigortacılık alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 13/06/2023 tarihli raporda özetle;
"Davacının, ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi 23.02.2022 tarihi ile 199.530,60 TL alacağının kayıtlı olduğu, Davacının, davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte davalıdan 127.030,00 TL talep ettiği,
Defterlere yapılan tahakkukların davalı tarafından ödeme olup olmadığı hususunda cari hesap özeti ile itilaf faturalarının çok fazla olması nedeni ile ve davalı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının, KDV dahil, bir kısmının KDV hariç olarak yapıldıkları görüldüğünden, dava konusu ödenmediği iddia edilen KDV'lerin ödenip ödenmediklerine ilişkin, SONDAJ usulü bir kısım faturalar üzerinde yapılan mali incelemede ödeme kayıtlarına rastlanmadığını,
KDV ödemelerine rastlanılmadığından davacının talebi kadar davalıdan alacaklı olduğunun değerlendirilmesi gerekmiş olup,
Bu durumda da;
Davacının, davalıdan 127.030 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesinde davalı vekiline bilirkişi ön raporu doğrultusunda bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılması için bilgisayar kayıtlarının bulunduğu açık adresi bildirmek üzere kesin süre verilmiş, davalı vekiline 02/10/2023 tarihinde e-tebliğ olarak yapılan tebligata rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirkete ait muhtelif araçların hasarlanmasından dolayı davalı tarafça yapılan hasar/tazminat ödemelerinin KDV miktarlarını içermediği, davaya konu edilen faturaların da bu KDV miktarlarına ilişkin olduğu, raporda davacı defterlerinde kayıtlı olan bu faturaların davalı tarafça ödenip ödenmediğinin tam olarak tespit edilemediği, ancak davalı tarafın cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında KDV ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, hasar ödemelerinin yapıldığını savunduğu,
somut olayda davalı tarafın, davacının trafik kazası nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu, araçların tamiri sonucu 3095 sayılı KDV Kanunu gereğince ödenmesi zorunlu olan ve bu nedenle davacının gerçek zararını oluşturan KDV'nin de hesaplanarak ödenmesi gereken tazminat miktarına dahil edilmesi gerektiği (aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2017/3138 Esas ve 2019/9890 Karar sayılı ilamı), ancak davalı tarafça KDV ödemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,
asıl alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/499, K. 2024/41, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama