İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/468 K.2024/351

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/468Karar2024/351Tarih4 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.164 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Haziran 2024
Esas no
2023/468 Esas
Karar no
2024/351
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
17/07/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.164 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 17.07.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin cari hesap alacağını tahsil etmek amacıyla ... 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatarak davalı borçluya ödeme emri gönderdiğini, davalının açılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının vekili tarafından İcra dosyasına yapılan itiraz dilekçesi incelendiğinde;

davalı vekili, itiraz dilekçesinde hiç bir borçlarının olmadığını iddia ederek yetkiye ve borca ve tüm takibe itiraz ettiğini, borçlu vekilinin yetki itirazı usulüne uygun olmadığını, yetki itirazında bulunan borçlunun yetkili icra dairesini de itirazında açıkça göstermesi gerektiğini, İcra dosyasında bu şekilde usulüne uygun bir yetki itirazının olmadığının görüldüğünü, ayrıca yetkili icra dairesinin;

alacak faturaya dayalı bir alacak olduğundan davacı şirketin adresi gereği İstanbul İcra Daireleri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ki ticari ilişki gereği bir çok kez fatura kesildiğini ve ödemeler yapıldığını, cari hesap ekstresinde de bu durumun açıkça gözüktüğünü, alacağa konu faturalar incelendiğinde müvekkilinin;

davalıya ticari ilişki gereği öncesinde de bir çok kez görüleceği üzere Kauçuk Nozal lastik malzeme yaparak teslim ettiğini, sipariş edilen malzemelerin davalı şirketin ...'ki merkez mağazasına imza karşılığı teslim edildiğini, buradan da kendileri tarafından ... bulunan fabrikaya malzemeler sevkedildiğini, davalının her zamanki gibi yine aynı ürünlerden sipariş verdiğini, müvekkilinin de her zamanki gibi siparişe uygun şekilde malzemeleri imal ederek davalıya teslim ettiğini, ancak davalının alacağa konu faturalardaki malzemeleri teslim almasına rağmen, teslim aldığı malzemelerin bir kısmı için 31.700,58 TL için iade faturası kestiğini,

geri kalan borcu olan 23.155,75 TL 'yi çekle ödemek istediğini ancak imal edilen kauçuk malzemeler başka yerde kullanılması mümkün olmadığından haklı olarak müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin iade faturasını sistem üzerinden kabul etmeyerek reddettiğini, sipariş edilen ve teslim alınıp da haksız şekilde bir kısmı iade edilmek istenen malzemelerin halen davalının uhdesinde durduğunu, icra takibinden sonra arabulucuk görüşmesinden de olumlu bir sonuç alınamadığını beyan ederek, ...

5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yandan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 25.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava dilekçesindeki iddiaların açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket aleyhine olan hiçbir hususu kabul etmediklerini, müvekkil şirketin 12.04.2023 tarihinde davacıdan 630 adet ...

4x47x85 (2-3mm Kumlama Sarı) ürün adlı malzemeyi satın aldığını, davacının alınan ürünlere ilişkin 12.04.2023 tarihinde müvekkili şirkete 47.101,82-TL tutarında fatura düzenlediğini, müvekkili şirket yetkililerince satışa konu ürün incelemesinin yapıldığını ve 424 adet malzemenin istenen ölçülerde olmadığı ve ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadıklarının fark edildiğini, istenilen kalınlık ölçüsünün 3 mm olduğunu, ancak gelen kalınlık ölçüsü 4 mm olduğunu, işbu sebeple davacı şirket ile müvekkili şirket yetkilileri tarafınca iletişime geçilerek hatalı ürünlere ilişkin ayıp bildirimi yapıldığını,

ancak ayıp bildiriminden sonra dahi davacı şirket tarafınca müvekkili şirkete çözüm önerisinde dahi bulunulmadığını, müvekkili şirketin ürünlerin ayıplı olan 424 adetini iade etmek istediğini, müvekkil şirketin 24.04.2023 tarihinde 424 adet malzeme için 31.700,28-TL tutarında fatura düzenlendiğini, ancak düzenlenen faturaya davacı tarafından itiraz edildiğini, müvekkili şirketin 23.05.2023 tarihinde, 206 adet ...Malzeme nin ödemesi ve cari hesap ekstresi toplam tutarına dair;

çek düzenleyerek davacıya ... ile göndermiş olup, ödeme konusu olan çeksı davacı tarafça kabul edilmediğini, ayıplı 424 adet malzemenin müvekkili şirketin deposunda davacıya iade edilmek üzere bulunduğunu, 424 adet ayıplı malzemenin müvekkili şirketin ihtiyacını karşılamadığından ve davacının hiçbir suretle yardımcı olmamasından dolayı müvekkili şirketin malzeme ihtiyacını karşılamak ve üretimde aksaklık yaşamamak adına acil bir şekilde ihtiyacını karşılamak için başka bir şirketten malzemeyi satın aldığını, müvekkili şirketin basiretli tacir olmanın gereği olarak tüm iyi niyetiyle alamadığı mal hizmetine dair ihbarda bulunduğunu,

kabul edilebileceği ayıplı olmayan ürünler için ise ödeme yapma saiki ile hareket ettiğini, eksik kalan malzeme içinse başka bir şirketten tedarik sağlayarak hem maddi hem de zaman olarak kayıp yaşadığını ancak davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını destekleyen olay silsilesini planlayarak, haksız kazanç sağlama ve kötü niyet tazminatı alma saiki ile işbu huzurdaki davayı açtığını, müvekkili şirketin sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmak istediğini, davacının icra takibinde reeskont faiz uyguladığını beyan ederek, davanın usul ve esastan reddi ile ...

5. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra takibinin iptalini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yanın üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi raporu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

30.01.2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle.

"Satıcının, ayıptan sorumlu tutulabilmesi için: Taşınırın teslim edilmiş olmasının, Taşınır malın ayıplı olmasının, Ayıptan sorumluluğu kaldıran sorumsuzluk anlaşmasının yapılmamış olmasının, Ayıbın, hasarın alıcıya geçmesinden önce mevcut olmasının, Gözden geçirme ve ihbar külfetinin yerine getirilmesinin gerektiği, TBK m. 210 hükmünde taşınırlar bakımından mülkiyetin geçirilmesi amacıyla zilyetliğin devredilmesi şartının arandığı, somut olayda ise satışa konu emtiaların davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı,

bu sebeple satım sözleşmesinde ayıba karşı ihbar süresi emtiaların davalıya teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, Dosya münderecatında yapılan teknik incelemeler neticesinde “Teknik İncelemeler” başlığı altında da ifade edildiği üzere davacı ...Tic.Ltd.Şti. firmasının faturalarda ölçüleri açıkça yazan ürünü teslim ettiğinden, ürünlerin ölçülerinin ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla incelenen ürünlerde ayıp olmadığı, faturada yazılı ölçülere göre üretilmiş ve kabul edilmiş ürünler olduklarının düşünüldüğü; bu yönü ile davalının ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu,

Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı olmadığı kanaatinde olunması durumunda ürünlerin davalıya teslim edildiği hususu da nazara alındığında davacının satışa konu ürünlerin bedelini talep edebileceğinin ifade edilebileceği; buna karşın Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde ise ayıbın diğer koşullarının incelenmesi gerekeceği, Satıcının ayıptan sorumluluğunu düzenleyen hükümler yedek hukuk kuralı niteliğinde olduğundan tarafların satıcının ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğunu sözleşme ile kaldırabildiği veya sınırlandırabildiği,

heyetimize sunulan dosya suretinden taraflarca bu yönde yapılmış bir sorumsuzluk anlaşmasının bulunmadığının tespit edildiği, bu itibarla bahse konu şartın, somut ihtilaf açısından değerlendirilmesine gerek olmadığı, Sözleşme konusu malda meydana gelen hasarın alıcıya geçmeden önce veya en geç hasarın geçtiği anda mevcut olmasının gerektiği, somut ihtilafta ayıp savunması ürünlerin üretiminden kaynaklı olması sebebine dayandığı,

bu yönü ile Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde bu ayıbın hasarın alıcı (davalıya) geçmesinden önce mevcut olduğunun ifade edilebileceği, Somut ihtilafta Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı niteliği haiz olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde bu ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunun ifade edileceği, açık ayıplar ile basit ayıplarda iki günlük kesin bir inceleme ve bildirim süresi öngörüldüğünden (TTK m. 23/c, c.1) davalının bu süre içerisinde davacıya bildirimde bulunmasının gerektiği,

Bu hususta heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde ayıbın niteliğinin açık ayıp şeklinde olduğu hususu da nazara alındığında davaya konu ürünler yönünden teslimden itibaren iki günlük süre içerisinde gerçekleştirilmiş bir ihbara rastlanılamadığı, bu yönü ile davaya konu ürünlerin ayıplı niteliği haiz olduğu ihtimalinde dahi süresi içerisinde gözden geçirme ve bildirim külfeti yerine getirilemediğinden davalının emtiaları olduğu gibi kabul ettiği sonucunu da doğurduğu,

buna karşın Muhterem Mahkemece ayıbın söz konusu olduğu ve davalının iki günlük süre içerisinde bildirimde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda somut ihtilafta ayıp hükümlerinin koşullarının oluştuğunun ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı olmadığı ve davalının anılan ürünlerin bedellerini ödemesi gerektiği kanaatinde olunması ihtimalinde heyetimiz uzmanlık alanı kapsamında olmadığından ve ticari defterler üzerinde bir inceleme yapılamadığından davacının cari hesap alacağının tespiti yönünden de bir değerlendirmenin yapılamadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREKÇE

Dava, sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan takibe karşı açılan itirazın iptali davasıdır.

Tarafların yazılı olarak ispat edilemeyecek bir sözleşme yaptıkları, sözleşme kapsamında davacı tarafından hazırlanan mallara karşı davalı yanca ödemenin yapılmadığı, davalı tarafından ise edimin gereği gibi ifa edilmediğinin savunulduğu anlaşılmıştır.

Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.

Huzurdaki davada, davacı verilen mallara karşı ödemenin yapılmadığından bahisle icra takibi ile alacak talebinde bulunmuş ve davalı tarafın süresinde ayıp ihbarının yapıldığı ve bir kısım malların iade edilmeye çalışıldığı iddia edilmiştir. Ayıp iddiası kapsamında hazırlanan 30.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın bulunmadığı, ürün ölçülerini ayıp kapsamında olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Aksi durumda eğer ölçünün ayıp olarak değerlendirilmesi halinde bu ayıbın açık ayıp olacağı anlaşılmakta olup, bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı teslim tarihine göre saptanmalıdır. Teslim ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceğinden bu hususta tarafların tanıkları dinlenilmiştir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2669 Esas ve 2017/2628 Karar sayılı kararı)

Dolayısıyla esasen taraflar arasında kurulan akdi ilişki neticesinde TBK 474. maddesi hükmünce açık ayıp bulunduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının teslim tarihine göre saptanması gerektiği, teslim ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceği ve uyuşmazlığın bu kapsamda çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

TBK'nın 474.

Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir.

İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).

Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek yoktur. Eksik işler yönünden TBK 474-478. maddelerindeki hükümler uygulanmaz (Yargıtay 6. H.D. 20.04.2022 tarih, 2021/4013 E. 2022/2265 K. sayılı ilamı).

Uyuşmazlık kapsamında, davacı yanca yüklenilen işin esasen ayıpsız olarak teslim edildiği, ancak buna rağmen sadece ölçüde meydana gelen ayıbın açık ayıp olarak değerlendirileceği ve bu durumun teslim anında görülebileceği noktasında herhangi bir çekince bulunmamaktadır. Bu kapsamda varsa açık ayıbın ihbarının ne zaman yapıldığı ile ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir.

TBK 474-478. maddelerine göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekmektedir. TBK 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin varsa açık ayıpları tespit etmesi ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Bu kapsamda ayıp ihbarının zorunlu bir şekil şartına bağlanmadığını da görmekteyiz.

Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 Tarih, 2019/(15)6-6 E. ve 2022/775 K. sayılı kararı).

Davaya konu malların 12.04.2023 tarihinde teslim edildiği, ancak ayıp ihbarının yapıldığına yönelik dava dosyasında herhangi bir kaydın bulunmadığı, bilirkişi raporunda da mevcut durumun ayıp olarak değerlendirilemeyeceği de açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda ayıp olarak nitelenemeyecek durumun nedeniyle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekmiştir.

Davalının icra takibine kabul edilen kısmına haksız yere itirazda bulunmaları ve kabul edilen alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,

Davalının ... 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,

2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 54.856,33 TL alacağın %20'si olan 10.971,27 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gereken 3.747,24 TL harçtan, peşin alınan 662,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.084,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 662,53 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 100,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.070,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/468, K. 2024/351, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/468
Karar No
2024/351
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/468 K.2024/434
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/469 K.2024/459
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/469 K.2024/517
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/470 K.2024/906
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/471 K.2024/481
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/472 K.2024/485

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.