KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/323 Esas
- Karar no
- 2026/245
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2023
Karar Metni
1.871 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle.
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıdan ... model No... makinesi satın almak için anlaştığını, makinelerin birim fiyatı 27.000 Eurodan toplam 108.000 Euro olduğunu, satın alınacak makineler için 30.10.2017, 30.11.2017, 30.12.2017, 30.01.2018 tarihlerinde 4 adet 27.000 Euro çek kesilerek ödeme yapılacağını, fakat firmasının çekleri bittiğinden dolayı, çek alıncaya kadar 30.10.2018, 30.11.2018, 30.12.2018, 30.01.2019 tarihlerinde senet düzenleyerek davalıya verdiğini, firmanın çekleri geldiği zaman aynı vaadelerde çek kesilerek davalı firmaya verilip senetlerin davacıya iade edileceğini,
fakat davalı tarafından senetlerin iade edilmediği gibi satın almış olduğu 4 adet makinenin de teslim edilmediğini, davalının satış ve ödeme koşullarını içeren 11.08.2017 tarihli sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek , makinelerin tarafına aynen iade ve teslim edilmesini, aksi taktirde ödeme tarihindeki kur göz önünde bulundurarak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi eksik ve gerçeği aykırı beyanlarla anlatarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını beyan ederek öncelikle usule ilişkin itirazında bulunarak davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görev itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ve şirket yetkilisi olan ... ile davacı arasında 11/08/2017 tarihli sözleşme akdedilmediğini bu nedenle yazı ve imza inkarında bulunduklarını, esasa ilişkin beyanlarında ise davacı ile babası ...'in müvekkili şirket yetkilisi ... ile tekstil piyasasında 2015 yılından itibaren karşılıklı ticaret yaptıklarını,
taraflar arasında makine ve iplik üzerinden birden fazla ticari alım satım işlemi olduğunu, ancak davacının bu ticari alım satım işlerini yok saydığı gibi birbiri ile alakası olmayan iki ticari iş bağlantılıymış gibi göstererek haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, taraflar arasında ticari alım satım işlerinden biri olan 2017 yılı başında müvekkili tarafından davacıya 8 adet triko makinesi satıldığını ve bu makinelerin davacıya teslim edildiğini, tarafların 8 adet makinenin satışı için her biri 105.000 TL bedeli için üçünün vadesi 2017 yılı içinde,
dördünün vadesi 2018 yılı içinde ve sonuncusunun vadesi 2019 olmak üzere 8 adet senet düzenlenmesi konusunda anlaştıklarını, bonoların düzenlenme tarihi itibariyle her biri için 27.000 Euro ya karşılık olarak düzenlenen bonoların 24 aya yayıldığı için senetler bittiğinde kur farkı nedeniyle doğacak alacaklar için her 4 bono sonunda kur farkı senetleri için TL üzerinden bono düzenlenmesi ve kur farkı nedeniyle yeniden senet düzenlenmesi dahil tüm taleplerin kabul edildiğini, ayrıca makine alım satım işleminden önce müvekkilinin davacıya iplik sattığını,
makine alim satım işlemi yapıldığında hali hazırda bu borcun da ödemelerinin devam ettiğini, davacının 2017 yılı içinde vadesi olan ilk iki senedi ödemede ödemekte zorlanmaya günlerini kaçırmaya başladığını, davacının iplik satışından hali hazırda müvekkiline 60.000 Euro borcu varken, davacının müvekkilinden aldığı ve borcunu ödemediği makineleri üçüncü kişilere satacağını öğrendiklerini, bunun üzerine davacı ile yaptıkları görüşmede, davacının makinelerin iki tanesini sattığını,
6 adet makineyi de müvekkiline satabileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin alacağını hiç alamamaktan sa bu şekilde kurtarabileceğini düşünüp davacının teklifini kabul ettiğini, her bir makinenin 13.500 Euro olmak üzere toplam 81.000 Euro bedelle müvekkiline geri satılması hususunda anlaştıklarını, davacının 2017 yılı sonu itibariyle vadesi gelmiş borçlarından düşülerek aradaki 21.500 Euro yu davacı ile yanında bulunan babasına elden verdiklerini, ve davacının müvekkilinden satın almış olduğu makinelere ilişkin 8 adet senedin ilk 3 tanesinin borcunun tamamen kapandığını,
ancak makine satışından kaynaklanan vadesi gelmemiş 5 adet senetlerin ödenmediğini, davacının müvekkilinden satın aldığı makinelerin borcunun henüz bitmediğini, davacının 2018 yılı içinde müvekkili şirkete gelerek müvekkilinden aldığı ipliklere karşılık çek verdiğini, ilerleyen günlerde davacı müvekkilini arayarak zor durumda olduğunu verdiği çeki ödeyemeyeceğini, bankada paraları olduğunu ancak alamadığını, kendisine 47.300 dolar borç verilmesini, bu para ile çeki ve başkaca borçlarını ödeyeceğini, bu işlemleri yaptığında başka yerden olan alacaklarının çözüleceğini,
aksi halde bankalarla sıkıntı yaşayacağı ve tüm ticari hayatının alt üst olacağını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından kendisine borç verildiği taktirde hiçbir sorun kalmayacağını tüm borçlara karşılık yeni senet vereceğini ve bunu da yazılı protokole bağlayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin karşı taraf ile geçmişte yaptığı ticaretlerde borçlarını ödeyeceğini düşünerek davacıya borç para vererek borçlarını yeniden yapılandırmayı ve borçlarına karşılık toplu bir senet almayı kabul ettiğini ve müvekkili şirket ile davacı arasında 29/01/2018 tarihli borç tasfiye protokolü yapıldığını,
protokol tarihi itibarı ile davacının müvekkiline elden aldığı 47.300 USD dahil olmak üzere 128.420 USD borcu bulunduğunu, ve bu miktarda senet düzenlendiğini davacının akrabasının da bu senette kefil olarak yer aldığını, ancak davacının borçlarını yapılandırmak için müvekkilinden aldığı borç para ile çeki ödemediğini, bu çeki müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, davacının müvekkilinden nakdi borç alma sebebi olan 30/01/2018 tarihli çeki ödememesi ve hiçbir sözünü tutmaması üzerine dava konusu senedi ...
10 İcra Dairesinin ... eski esas ... yeni esas ile takip başlattıklarını, davacının 128.420 USD lik borcunun üstüne birde ödemediği 47.420 USD lik çek tutarında da müvekkili şirkete borçlu olduğunu, buna rağmen davacı ve senette kefil olan Musa Kul'un müvekkili iş yerine silahla gelerek zorla dava konusu senedi almaya çalıştığını, müvekkilini tehdit ve yaraladığını, buna ilişkin ...
28 Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava olduğunu, bu dosyanın görevsizlik kararı verilerek ...
1 Ağır Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosya numarası aldığını, davacının bu dosyada ifadelerinde müvekkilinden tanesi 27.000 Euro dan 8 adet makine satın aldığını, buna karşılık 8 adet senet ver verdiğini bu senetlerin 4 tanesini ve kur farkına karşılık gelen bedeli ödendiğini, daha sonra makinelerin işine yaramadığı için 8 ini müvekkiline iade ettiğini borcunun kapandığını yönünde beyanda bulunduğunu, ancak bu beyanlarındaki 8 adet makinenin geri alındığı borcun kapandığı iddiasının gerçek olmadığını, davacının ceza davasında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü aldığını,
davacının kolluk ve savcılık ifadelerinde müvekkiline herhangi bir makine ticareti kalmadığını iddiasının yanında dava konusu sözleşmeye karşı borcu olmadığını senetle ispat etmesini talep ettiklerini, taraflar arasında son olarak 29/01/2018 tarihli borç tasfiye protokolü akdedildiğini, bu borç protokolüne göre davacının müvekkil şirkete ve yetkilisine 128.420 USD borcu olduğunu, müvekkili şirket ve şirket yetkilisinin davacı yan ve davacı yanın babası olan Orhan Demir den alacaklı olduklarını ,davacının ödeme diye sunduğu dekontun davaya konu edilen sözleşme ile ilgili olmadığını,
davacı tarafından yapılan ödemelerin önceki ticaretlere ilişkin olup dava dosyasına dayanak teşkil eden 11/08/2017 tarihli sözleşmeyle ilgili olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf açıklamaları, alınan Adli Tıp raporu, ve tüm dosya kapsamı. Davalı vekili davacı tarafından sunulan ikinci tanık listesine itirazda bulunmuştur. Davacı tarafça ilk sunulan tanık listesi ön inceleme duruşmasından önce sunulmuştur. Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konularını tam olarak belirledikten sonra tarafların delillerini sunmaları, ve delillerin toplanması için verilen süreden sonra sunulan tanık listesi, ikinci tanık listesi olarak kabul edilemeyeceğinden davalının talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında akdedilen 11.08.2017 tarihli sözleşme kapsamında davalıdan makine satın adlığını makine bedeli olarak 4 adet 27.000 Euro bedelli çek ile ödeme yapılacağı ancak elinde çek bulunmaması nedeni ile çek temin edilinceye kadar teminat olarak 4 adet senet düzenleyerek davalıya verdiğini, davalı şirket lehine çek düzenlendiğinde senetlerin iade edileceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra çek düzenleyerek davalıya verdiğini, çek düzenleme ile teslim edilmesi gereken bonoların teslim edilmediğini aynı şekilde bedeli ödenen makinelerinde teslim edilmediğini belirterek davalıdan satın adlığı makinelerin kendisine iadesine aksi halde ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı ile müvekkili arasında dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan 11.08.2017 tarihli sözleşmenin akdedilmediğini belirterek imza ve yazı inkarında bulunmuştur. Yine davacı ile aralarında tekstil piyasasında karşılıklı ticaret yaptıklarını ve davalı ile teslim edilen makineler nedeni ile 29.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolü yapıldığını, bu protokolde davalının borcu kabul ettiğini ileri sürmüştür.
Davacı davalının cevap dilekçesine karşı sunduğu beyanında, davalı tarafın sunmuş olduğu protokolün sahte olduğunu belirterek 30.01.2018 tarihli protokolü sunmuştur. Davalı vekili bu protokolünde sahte olduğu iddiasında bulunmuştur.
11.08.2017 tarihli fotokopisi sunulan sözleşmenin incelenmesinde; davalı şirket yetkilisi olan ...' in davacıya 4 adet makine satacağı, ödemenin 4 adet çek ile yapılacağı, çek koçanı teslim alıncaya kadar 4 adet senet verildiğini, çekler düzenlendiğinde senetlerin iade edileceği belirtilmiştir.
29.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolünün incelenmesinde; borçlunun (davacı) alacaklıya (Davalı) 30.10.2018, 30.11.2018,30.12.2018 ve 30.01.2019 tarihli bonolar kapsamında 420.000,00 TL borcu bulundu, bu senetler dışında ayrıca alacaklı tarafından borçluya 47.000 USD nakit borç verildiği, bonolar ve nakit olarak ödenen borç karşılığının sözleşmenin 3.3 maddesinde belirtilen ipliklerin temini ile ödeneceği kararlaştırılmıştır.
30.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolünün incelenmesinde; protokolün konusunun borçlunun (davalı) 2017 ve 2018 de almış olduğu 4 adet çeke karşılık teslim etmesi gereken 4 adet makine olduğu, bu makinelerin en geç 30.01.2018 tarihinde alacaklının (davacı) adresinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır.
Uyuşmazlıkta ispat yükü davacı üzerinde olmakla öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık konuları davalı tarafından inkar edilen ve fotokopisi sunulan 11.08.2017 tarihli sözleşme ile 30.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolün taraflar arasında akdedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
11.08.2017 tarihli protokol bakımından;
Ön inceleme duruşmasında davacıya "Davacıya, davalı tarafça imza ve yazısı inkar edilen 11.08.2017 tarihli sözleşme ve inkar edilen 30/01/2018 tarihli makbuz aslını dosyaya sunması için ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine,
verilen sürede sözleşme aslı sunulmaz veya aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve aynı sürede Md. 220/2 uyarınca yemini icra edeceğini bildirmezse, karşı tarafın açıklamalarının mahkemece kabul edilebileceğinin,(md.220/3) yine HMK 94/3 uyarınca bu belgeleri sunma hakkının ortadan kalkacağı ve dosyada mevcut diğer deliller ile uyuşmazlığın hükme bağlanacağının ara kararın davacıya tebliği ile ihtarına," karar verilmiştir.
Ara karar davacıya tefhim edilmekle birlikte ayrıca davacıya tebliğ edilmiştir.
Davacı verilen kesin süre içerisinde imzası inkar edilen belge asıllarını sunmadığından 11.08.2017 tarihli sözleşmenin varlığını ispatlayamamıştır.
30.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolü bakımından;
Davacı tarafça sunulan 30.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolündeki imza ile 26.11.2024 tarihinde sunulan tahsilat makbuzlarındaki imzanın davalı şirket yetkilisinin el ürünü olup olmadığı ve belgeden başka bir sahtecilik unsurunun bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumunda rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporun sonuç kısmında;
"6. BULGULAR ve SONUÇ:
6.1. İnceleme konusu ''BORÇ TASFİYE PROTOKOLÜ'' başlıklı belgenin alacaklı adına atılı ıslak imzaları dışında kalan bölümlerin ve borçlu kaşe imzalarının renkli fotokopi olduğu, söz konusu imzaların tetabuk halinde olduğu,
6.2. İnceleme konusu TAHSİLAT MAKBUZU başlıklı belgede; ''30 1 18'',''#108.000 EURO#'', ''4.Ad. makine ödemesi'',''#108.000. Euro#'', ''...LTD ŞTİ'', ''Oboy Triko Demirin 4. Ad. makine alacağı kaldı'' ibareleri ve ''...'' ıslak kaşe izi dışında kalan tüm ibare ve imzanın renkli fotokopi oldukları hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR."
Tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı iddiasını dayandırdığı 11.08.2017 tarihli sözleşmenin varlığını ispatlayamamıştır. Yine alacağın dayanağı olarak gösterdiği 30.01.2018 tarihli borç tasfiye protokolünün ATK raporu ile borçlu (davalı) kaşe imzalarının renkli fotokopi olduğu, söz konusu imzaların tetabuk halinde olduğu dolayısıyla protokol ve makbuzun sahte olarak üretildiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan 51.232,50 TL Peşin harçtan 732,00 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 50.500,50 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3- Davalı vekilli lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan kısım üzerinden hesaplanan 432.000,00 TL TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafın yapmış olduğu, 538,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026
Başkan · (e-imza) Üye · (e-imza) Üye · (e-imza) Katip · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/323, K. 2026/245, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama