KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Esas no
- 2024/429 Esas
- Karar no
- 2025/240
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/07/2024
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirket için ürün satıp ve iş yaptığını bu ürünler ve işler karşılığında teslim edilip karşılığında ödeme aldığını, müvekkili tarafından davalı şirkete teslim edilen malların ve yapılan işlerin bedellerini ödememesi üzerine ...
4. Genel İcra Dairesinin... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkili ...
12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına gönderildiğini, davalının kötü niyetli borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde herhangi bir sonuç alamadıklarını, davalının itirazının yersiz olduğunu, davalının müvekkilinden yüksek miktarda ürün aldığını, bu ürünler karşılığında faturalar düzenleyerek ürünlerin teslim edildiğini, davalının icra takibinden önce düzensiz de olsa ödemeler yaptığını, ancak son zamanlarda piyasanın bozuk olduğunu belirterek ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlattıkların, faturalar, teslim belgeleri ve mail kayıtlarında bu durumun açık olduğunu,
ticari defterler incelendiğinde bu durumun açıklığa kavuşacağını, davalı şirketin düzenlenen faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, ve müvekkilinin alacağını tahsil edemediklerini beyan ederek öncelikle davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak İİK.
Madde 257 gereği adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri miktarınca teminatsız olarak ihtiyaten haczine, akabinde davalının haksiz itirazının reddine karar verilerek ...
12 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin devamına, davalı aleyhine alacağın %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın başlattıkları icra takibine süresi içinde itiraz ettiklerini, müvekkilinin davacı tarafça başlatılan icra takibinde talep ettiği kadar borcu olmadığını, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin talep edilen kadar borcu bulunmadığının ortaya çıkacağını, faturaların davacı tarafın kendisi tarafından düzenlendiğinden ispat aracı olmadığını, davacının edimini ifa ettiğine dair ispat yükünün kendisinde olduğunu, fatura konusu mal ve hizmetin teslim edildiğini ispat etmesinin zorunlu olduğunu,
davacının alacaklarını faturadan kaynaklandığını bildirmiş ise de fatura düzenlenmiş olması faturalara itiraz edilmemiş olmasının hizmetin verildiği veya malın teslim edildiği sonucunu doğurmayacağını, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca yapılan iş ve verilen hizmetlere karşılık gelen kısım için borcunu ödediğini, yapılan ödemeler dışında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
İcra dosyası, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalı şirket için ürün satıp ve iş yaptığını bu ürünler ve işler karşılığında teslim edilip karşılığında ödeme aldığını, davacı tarafından davalı şirkete teslim edilen malların ve yapılan işlerin bedellerini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını açıklamıştır.
Davalı vekili, davacının icra takibinde talep edildiği kadar borcunun bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, davalının sözleşme uyarınca yapılan iş ve evrilen hizmetlere karşılık gelen kısım için borcun ödendiğini bunun dışında bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Taleple bağlı kalınarak varsa ödenmemiş alacak miktarının belirlenmesi için mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan 23.05.2024 tarihi itibarı ile 1.872.025,13 TL alacağı bulunduğu belirlenmiştir.
Davalı tarafa 30.12.2024 tarihli ara karar ile ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Ara karar davalı vekiline 01.05.2025 günü tebliğ edilmiştir. Davalı verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını dosyaya sunmamıştır. Davalı ara kararda belirtilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını geçerli bir mazeret olmadan sunmadığından HMK md. 220/3 ve md. 222/3 hükümleri uyarınca davacının ticari defter ve kayıtları lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan fatura, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, bilirkişi incelemesi ve davacının ticari defter ve kayıtları lehine delil olduğuna ilişkin mahkememiz kabulü neticesinde davacının takip tarihi itibarı ile 1.872.025,13 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf icra takibinde 1.866.903,09 TL asıl alacak talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalınarak takibe itirazın talep edilen 1.866.903,09 TL asıl alacak bakımından iptali ile, takibin 1.866.903,09 TL asıl alacak ve alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına hükmedilmiştir.
Davacı taraf işlemiş faiz bakımından TTK'nın 1530. maddesine dayanmış ise de TTK'nın 1530. maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğu ve kendisinin de tedarikçi olduğu ileri sürülmediği gibi, dosya kapsamında da bu yönde bir belgeye de rastlanmıştır. Davacı tedarikçi konumunda bulunmadığından söz konusu düzenlemenin somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır. Davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Başkan · (e-imza) Üye · (e-imza) Üye · (e-imza) Katip · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/429, K. 2025/240, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama