KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/464 Esas
- Karar no
- 2025/931
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 06/08/2024
Karar Metni
1.812 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle. Müvekkili ...
Tic, A.Ş.'nin savunma sanayisine yönelik olarak radyo frekansı ile tanımlama teknolojisinde önde gelen başarılı ve prestijli bir şirket olduğunu, dava dışı ... şirketinden ... tarihinde ... sipariş numaralı "..." adlı ürünü satın aldığını, müvekkil şirketteki bir iş makinasının parçası olarak kullanılan işbu ürünün kendisinden beklenen özellikleri taşımaması nedeniyle ayıplı çıktığını, ürünün ayıplı çıkması akabinde müvekkil şirket tarafından ürünün ...'daki üretici firmaya geri gönderilmesi gerekmiş ve sevkiyat işlemleri için de davalı ...ile taşıma sözleşmesi imzalandığını,
... tarihinde ... gönderi numaralı kargo dava dışı Müehlbaver şirketine teslim edilmek üzere davalı tarafından teslim alındığını ve...'da bulunan teslimat adresine yola çıktığını, ürünün yola çıkmasının ardından müvekkil şirketçe davalının açık kargo takip sisteminden ürünün durumuna ilişkin sorgulama yapıldığını ve ... tarihinde asıl teslim yeri olan ... adresi yerine ..... adresine teslim edildiğinin görüldüğünü, kargo takip kayıtlarında ürünün teslim edildiği bilgisinin görülmesi üzerine dava dışı Müehlbauer şirketi ile görüşme sağlandığını, ancak sevkiyata konu parçanın ellerine ulaşmadığının öğrenildiğini,
süreç içerisinde dava dışı şirket tarafından ... ile birçok görüşme yapmasının ardından hiçbir sonuca varılamamış olup ürünün kargoda kaybolduğunu 28/08/2023 tarihinde açıkça tespit edildiğini, akabinde davalı tarafla ileti her ne kadar uğranılan zararın tazmini için sözlü ve yazılı müzakere kaybolmuş olduğu davalı tarafça kabul ve ikrar edilmişse de sürecin olumsuz sonuçlandığını, somut olayda davalı şirketin ürünün teslimi yönündeki sorumluluğunu eksiksiz şekilde yerine getiremediğini, müvekkil şirketi ciddi bir mağduriyet ile karşı karşıya bıraktığını ve uğranılan zararı giderme yükümlülüğünü üstlenmediğini,
yaşanan olaylar akabinde ise ...
20. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı taraftan ürün ve taşıma bedelinin tazmini talep edilmişse de hiçbir şekilde müvekkilin zararının giderilmediğini, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın kabulüne, kargoda kaybolan ürün bedeli ve ürüne ilişkin taşıma bedeline ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 Euro'nun davalı taraftan ticari temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle.
Huzurdaki uyuşmazlığın Türkiye'den ...'ya taşınan gönderinin kaybından doğan tazminat istemine ilişkin olduğu ve müvekkilinin ürün bedeline ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu gönderinin kaybında hiçbir şekilde kusur veya kastının bulunmadığını, Montreal Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı sorumluluk olduğunu, bu konuda Yargıtay tarafından verilen kararlar olduğunu, Montreal Konvansiyonunun 22/4 maddesine göre kargonun bir parçasının kaybolması durumunda, taşıyıcının sorumluluk miktarının, ilgili paketin ağırlığı dikkate alınarak hesaplandığını, bu itibarla,
müvekkil şirketin asla kabul etmedikleri sorumluluğunun en fazla kayıp gönderinin kilogramı başına 22 SDR olabileceğini, kaybolduğu bildirilen parçanın brüt 18 kg olarak taşımaya alınmış olup müvekkilin sorumluluğu Konvansiyonun...ve... leri uyarınca hiçbir şekilde 18kg*22 SDR'yi aşamayacağını, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde taşımaya konu eşyanın boyutunun küçük olmasına karşın bedel olarak ağırlığının çok daha üzerinde bir karşılığı bulunduğunu ifade etmişse de taşıyıcının sorumluluk sınırlarının genişletilmesi için davacının ek sigorta yaptırarak özel fayda beyanında bulunması gerektiğini,
davacının herhangi bir özel fayda beyanında bulunmadığından, taşıyıcı müvekkilin, sınırlı sorumluluğunun genişletilemeyeceğini, davacı tarafça özel fayda beyanında bulunulmadığı gibi emtianın sigortalanması için ek prim ödemesi de yapılmadığını, müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan ve taşıma esaslarını düzenleyen ...
Taşıma Hüküm ve Şartları 6. ve 8. Maddelerinde açıkça gönderiyi sigortalatmak ve gönderi değerini teminat altına aldırmak için sigorta bölümünü doldurması gerektiğine açıkça yer verildiğini, davacı tarafından özel fayda beyanında bulunularak,
emtia sigortası yaptırılmadığından müvekkil şirketin sınırlı sorumluluğunu kaldıracak bir hal mevcut olmadığını, müvekkili şirketin en fazla gerçek zararı aşmadığı ölçüde emtia ağırlığı üzerinden hesaplanacak sınırlı sorumluluk miktarıyla sorumlu olabileceğini, davacı beyanlarından da müvekkilin sorumluluğu oranında tutarı ödeyerek sulh olma teklifinde bulunduğunu ancak davacı tarafın bunu kabul etmediğini, Montreal Protokolü'nün 23/1 maddesi mucibince, SDR'nin milli paraya çevrilmesinin karar tarihindeki kurdan yapılacağını, bu sebeple de ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini,
açık madde hükmü uyarınca SDR karar tarihindeki kurdan milli paraya çevrilebileceğinden, zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren faiz işletilmesi talebinin hukuki temelinin olmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kargoda kaybolduğu ileri sürülen ürünün bedeli ve ürüne ilişkin taşıma bedeli olarak şimdilik 50 Euro'nun tahsili isteminin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 21/01/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve hava taşımacılığı konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 17/03/2025 tarihli raporda özetle; "
Taraflar arasında uluslararası hava kargo taşıması ihtilafsızdır. Cari hesap işleyişinde uzun süren ve sürekli bir ticari ilişki içinde olunduğu, davacının davalıdan taşıma ve lojistik hizmetleri aldığı ve hesaben hali hazırda davacının davalıya borcu olduğu mali incelemelerde tespit edilmiştir.
İhtilafa konu taşımada ise; davalı yan taşımaya aldığı kargoyu davacı ile olan taşıma sözleşmesine uygun olarak gönderilene teslim etmemiştir. Türkiye-... taşıması söz konusu olup, 17.07.2023 tarihli fatura konusu taşımada taşınan emtia zayi olmuştur. MÖHUK m.1/2 gereği taraf olunan ve uygulama şartlarını içeren Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafın çözümü gerekmektedir.
Montreal Konv. m. 18 kargo taşımasında sorumluluk düzenlenmekte olup, taşıma sürecine alınan kargonun kayıp olması zayi hükümlerine göre davalının sorumlu olmasını gerektirmektedir.
Konvansiyon 22.maddenin 3.fıkrasında taşıyıcının sorumluluğunun 2023 güncel değerleri ile birim kg başına 22 SDR ile sınırlı sorumlu olmasını düzenlemektedir. Konvansiyon 22.maddenin 5.fıkrasında hangi durumlarda taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını düzenlemekte, burada bagaj ve yükçü açısından sınırlı sorumluluk ortadan kalkabileceği düzenlenmekte ise de kargo taşımasında sınırlı sorumluluğun mutlak uygulanacağı düzenlenmiş durumdadır.
Montreal Konvansiyonu m.3 hususiyetle “…kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı…” takdirde sınırlı sorumluluk esasını belirtmiştir. Bu durumda, davacı yanın iddia ettiği gibi çok kıymetli ve kütle bakımından hafif emtia taşımalarında ÖZEL MENFAAT belirtilmesi gönderen için önem arz etmektedir. Sınırlı sorumluluk esası benimsendiği için, tüm taşıma modlarında bu esas olmasına karşın, hava taşımalarında daha sıklıkla zarar ile orantısız bir tazminat ile karşılaşılmaktadır. Zira, hava taşımasında taşınan ürünler çok daha kıymetli olabilmekte ve özel menfaat belirtilmediğinde mutlak sınırlı sorumluluk uygulanmaktadır.
Bu çerçevede, davacı somut olayda 18 kg x 22 SDR = 396 SDR karşılığı EURO kadar zarar tazmin talep edebilir. Güncel kurlardan;
- 1SDR = 1,33107 USD
- 1 EURO= 1,0846 USD
- 1 SDR = (1,33107/1,0846)=1,227 EURO hesabı ile - 396 SDR x1,227 = 485,89 EURO tazminat hesaplanmaktadır. Taşınan emtia tam zayi, kayıp olmakla; davalının davacı yana fatura ettiği 7.315,99 TL taşıma bedelini de davacıdan talep ve dava hakkı olmayacaktır. Cari hesapta bakiye davacı borcu olduğu için bu miktarın davacı yana ödenmesi değil, söz konusu taşıma faturasından borcun bulunmadığı ve buna göre cari hesaptan düşülmesi gerektiği hususlarında takdir yüce mahkemeye aittir.
SONU Ç
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;
Davacı yönünden tarafımıza ibraz edilen flash bellek ile sınırlı olacak şekilde davacının e-defter kullanıcısı olduğu;
Davalı yönünden ise davalı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ihtilafa konu olan taşımaya ilişkin 17.07.2023 tarihli, ... numaralı ve 7.315,99 TL'lik faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir.
Davacının davalı yana 7.315,99 TL taşıma bedeli karşılığı taşımaya verdiği kargo alıcısına teslim edilmemiş, tam zayi-kayıp olduğu değerlendirilmekle, davalının Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre sorumluluğu esastır.
Yapılan inceleme ve hesaplamada, özel menfaat belirtilmeksizin kargo olarak taşımaya verilen ve kıymetli olduğu anlaşılan emtia - 18 kg kargo için davalının sorumlu tutulabileceği sınırlı sorumlu tazminat 485,89 EURO hesaplanmıştır.
Ayrıca, söz konusu taşıma için davalının cari hesaba kayıt ile alacaklandığı 7.315,99 TL alacak bakımından davacının borcu olmadığı tespit edilerek, bu miktarın davacıdan tahsil edilmemesi, tahsil edilmiş ise iade edilmesi gerekmektedir. Davada davacının talepleri arasında sadece zayi tazminatı olduğu hususu gözetilerek bu hususun takdir ve değerlendirmesi yüce mahkemeye ait olacaktır..." yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkememizin 06/05/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız ek rapor alınmak üzere mali müşavir ve hava taşımacılığı konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 01/09/2025 tarihli ek raporda özetle; kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler yinelenmiştir.
Davacı vekilince sunulan 12/11/2025 tarihli dilekçesi ile davanın 485,89-Euro ya arttırıldığına ilişkin ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah harcının yatırılmış olduğu ve davalı tarafa tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
Eldeki davada alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu taşımacılığın Türkiye-... arasında gerçekleşen bir hava kargo taşımacılığı olduğu, raporda yapılan tespitlere göre, davalının taşımaya aldığı kargoyu davacı ile olan taşıma sözleşmesine uygun olarak gönderilene teslim etmediği, dava konusu taşımada taşınan emtianın zayi olduğu, MÖHUK m.1/2 gereği taraf olunan ve uygulama şartlarını içeren Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafın çözümünün gerektiği, Montreal Konv. m. 18 hükümlerine göre, taşıma sürecine alınan kargonun kayıp olması halinde zayi hükümlerine göre davalının sorumlu olmasının gerektiği,
Konvansiyon 22.maddesi gereğince kargo taşımasında sınırlı sorumluluğunun mutlak uygulanacağının düzenlendiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamaya göre davacının 396 SDR karşılığı 485,89 EURO kadar zarar tazmin
talep edebileceği belirlenmiştir. Davacı tarafça 50 Euro talepli açılan huzurdaki davanın değeri yargılamanın devamında 12/11/2025 tarihli dilekçe ile 485,89-Euro'ya arttırılmış, davalı tarafça ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımı itirazında bulunulmuş, kargonun kaybolduğunun tespit edildiği 28/08/2023 tarihi, dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında Montreal Konv. m. 35 gereğince 2 yıllık süre içerisinde ıslah edilen kısım bakımından davanın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 50,00-Euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/464, K. 2025/931, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama