İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/539 K.2025/663

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/539Karar2025/663Tarih10 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.100 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
10 Ekim 2025
Esas no
2024/539 Esas
Karar no
2025/663
Dava
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
16/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.100 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 16.09.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28.09.2023 tarihli "protokol" başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin 2.maddesi ile; "davalı adına tescilli ... markasının ... bölgesinde, daha sonra imalanacak ana sözleşmedeki şartlarda davacı müvekkile kullandırılması" kararlaştırıldığını, söz konusu protokol gereğince, davacının, 27/09/2023 tarihinde 10.000 TL, 20/10/2023 tarihinde 10.000 TL, 20/11/2023 tarihinde 25.000 TL 'yi banka havalesi yolu ile "..." açıklaması kaydı ile davalı tarafa gönderdiğini, bu ön protokolün yapıldığın sırada,

davacının karşı taraf yetkilisine şifahi olarak "İngilizce eğitim veren Anaokulu açmak istediğini, Açacağı Anaokulunun girişine ve kurumun bulunduğu binanın dış yüzeyine asacağı tabelada davalı adına tescilli marka ve logoyu kullanabilmek için franchise almak istediğini, franchise almak istemesindeki esas amacın bu husus olduğunu, bunun dışında verilecek hizmetlerin kendisi için ikinci planda kaldığını..." açık olarak ifade ettiğini, ancak davacının Anaokuluna isim belirleme sürecinde girmiş ve konu ile ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştüğünde,

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Ad verme” ana başlıklı 7.maddesi gereğince, açılacak anaokuluna Türkçe isim verilmesi gerektiğini, yabancı kurum ve kuruluş isimlerinin kurumlara verilmesinin ise yasak olduğunu öğrendiğini, bu durumu davalı şirket yetkililerine ileten davacının, davalı şirketten, "Yabancı isim kullansan da bir şey olmaz... , diğer müşterilerimiz kullanıyor, bu zamana kadar ceza vermediler" şeklinde geri bildirimler aldığını, açacağı kurumun bulunduğu binanın dış yüzeyine asacağı tabelada davalı adına tescilli marka ve logoyu kullanamayacağını öğrenen davacının,

franchise ana sözleşmesini yapmaktaki asıl amacı ortadan kalktığını, davalı tarafın davacının tecrübesizliğinden faydalanarak davacıyı yanılttığını, davacının ilk defa kurum açma işine giriştiğini, işbu protokolün imzalandığı tarihte henüz şirket dahi kurmuş olduğunu, davalı tarafa davacı tarafından giriş bedeli adı altında gönderilen ve davalının sebepsiz zenginleşmesine sebep olan dava konusu bedel davacının tarafından defalarca şifahi olarak da davalıdan istenilmiş olmasına rağmen bu zamana kadar her hangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan bu nedenlerle;

davalının kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları en geniş anlamda saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 08/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ile akdedilen protokolün 5. Maddesi uyarınca ödenen sisteme giriş ücretinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının açacağı kurum adını "..." olarak davalı ile paylaşmış olduğunu, bu isim altında kurum açılmasının mevzuat gereği hukuka uygun olduğunu, davacının daha sonradan isim kullanamadığı iddia etmesinin tamamen kötüniyetli ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacının tek amacının davalının markasını kullanarak yaptığı tanıtımlarla kendisine öğrenci çekmek ve sonrasında mali yükümlülüklerden kurtularak başka isimle devam etmek olduğunu,

davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve kötüniyetli davanın reddi ile davacının kötüniyetl, ve haksız şekilde takip başlatması ve akabinde işbu davayı ikame etmesi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi Raporu, ... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

28/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle.

"Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkemenin olmak üzere ...mevzuatı yönünden inceleme neticesinde: “davacının sözleşme aşamasında iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı” hususunda davacı tarafın isim hakkını kullanmak üzere protokol imzaladığı ve Türkçe olmayan ... markasını tabela, reklam ve ilanlarında kullanıp kullanamayacağını Protokol imzalamadan evvel bilip bilmediğini veya bilmesi gerekip gerekmediğini tespitin;

öte yandan davalı tarafın isim hakkı vereceği marka adının Türkçe olmaması nedeniyle isim hakkı alanın tabela, reklam ve ilanlarında bu ismi kullanamayacağıyla ilgili davacı tarafa Protokol imzalanmadan evvel bilgilendirme yapıp yapmadığının tespitinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, B.

Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: 1. Taraflar arasında 28.09.2018 tarihinde adi yazılı şekilde “Protokol” başlıklı sözleşmenin imzalandığı; davacının “franchise alan”, davalının ise “franchise veren” sıfatını haiz olduğu, 2. Davacı tarafından davalı aleyhine 23.05.2024 tarihinde ...30.

İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı; sebepsiz enginleşmeden doğan alacak olarak 45.000TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak da “Taraflar arasında yapılan ön protokol gereği borçluya giriş aidatı adı altında 45.000TL. ödeme yapıldığı; ancak franchise sözleşmesinin imzalanmadığı; sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle yapılan 45.000TL. ödemenin sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca iadesi talebidir.” ifadesinin bulunduğu.

3. “Protokol”ün 2. maddesinde davalı adına tescilli ... markasının ... bölgesinde, taraflarca daha sonra imzalanacak ana sözleşmedeki şartlarda davacıya kullandırılması hususunda anlaşmaya varıldığı. “Protokol”ün 3. maddesinde davacının sisteme giriş bedeli olarak 45.000TL. ödeyeceğinin kararlaştırıldığı.

“Protokol”ün 5. maddesinde ise işbu sözleşmenin akdedilmesinden itibaren 6 ay içinde davacının, sözleşme konusu markayı faaliyete geçireceği; aksi halde sözleşmenin sona ereceği; davacının eğitim kurumunu bu süre içinde faaliyete geçirmemesi halinde ödenmiş giriş bedelinin iade edilmeyeceği hususunun kabul edildiği. 4. Yukarıda yer alan eğitim yönünden incelemeler neticesinde irade bozukluğunun (sakatlığının) olup olmadığı yönünde açık bir tespite varılamadığı.

5. “davacı yanca sözleşmeden dönülüp dönülemeyeceği” hususunda: Her ne kadar “Protokol”ün 5. maddesinde davacının eğitim kurumunu faaliyete geçirmemesi halinde ödenmiş giriş bedelinin iade edilmeyeceği hususu kabul edilmiş olsa da eğer Sayın Mahkemece bu hükmün TBK’nin genel hükümlerinin uygulanma alanını ortadan kaldırmayacağı kabul edilir ise bu halde davacının faaliyete başlamaması nedeniyle “Protokol”ün 5. maddesine göre sözleşmenin sona ereceği kararlaştırıldığı için TBK m. 77/II hükmünce sebepsiz zenginleşme kapsamında “sona eren sebebe dayalı” zenginleşmenin geri verilmesinin/iadesinin davalıdan talep edilebileceği kanaatine

varılacağı. 6. Dosyaya sunulan dekontlar incelendiğinde davacı tarafından davalının banka hesabına 27.09.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 10.000TL.. 20.10.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 10.000TL..

20.11.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 25.000TL. (toplamda 45.000TL.) ödendiği görülmekle bu bedellerin TBK m. 77/II hükmünce sebepsiz zenginleşme kapsamı talep edilip edilmeyeceğine yönelik nihai takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşmeye aykırılık ve iradenin fesada uğratılması nedeni ile ödenen bedelin iadesi hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında 28.09.2023 altı maddeden oluşan Protokol imzalandığı, protokolün ikinci maddesinde daha sonra imzalanacak ana sözleşmeye atıfta bulunulduğu, davacının 13.04.2024 tarihli elektronik posta ile protokolde düzenlenen franchise anlaşmasının iptalini ve ödenmiş olduğu giriş ücreti olan 45.000,00 TL'nin iadesini talep ettiği, davalı yanca protokolün 5. Maddesi uyarınca ödenen sisteme giriş ücretinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının açacağı kurum adını "..." olarak davalı ile paylaşmış olduğunu, bu isim altında kurum açılmasının mevzuat gereği hukuka uygun olduğunu, ancak sonradan farklı gerekçeler ile protokolün iptali ile haksız olarak davanın açıldığı savunmasının yapıldığı görülmektedir.

5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununda bu kurumların açılması, işletilmesi, denetimi gibi hususları düzenlemektedir. Ancak bu Kanun’da doğrudan "isim Türkçe olmalıdır" ifadesi yer almamakta; isimle ilgili daha detaylı düzenleme ise yönetmelikte yapılmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 7.maddesinde "Kurumlara … Türkçe ad verilir" hükmü yer almaktadır. Nitekim Kurumlara, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununda belirtilen Türk millî eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir. Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez. Bu hususta denetim yetkisi de Millî Eğitim Bakanlığında bulunmaktadır.

Bunun nedeni Türk millî eğitiminin genel ve özel amaçlarına uygunluk olarak Yönetmelikte açıkça; "Türk millî eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda … Türkçe ad verilir." ifadesiyle isimlendirme açısından bu amaç vurgulanmaktadır. Kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun ad taşıması gerekliliği: İsim, kurumun ne iş yaptığı, düzeyi hakkında belli bir anlam taşımalı, bu da Türkçede sağlıklı şekilde ifade edilir. Bu durumun istisnaları ise; yabancı okullar, milletlerarası okullar, yalnızca yabancı dil eğitimi veren kurslar için yabancı ad kullanımı mümkün kılınmıştır.

Anlatılan kapsamında hazırlanan 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...mevzuatı yönünden inceleme neticesinde: “davacının sözleşme aşamasında iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı” hususunda davacı tarafın isim hakkını kullanmak üzere protokol imzaladığı ve Türkçe olmayan ... markasını tabela, reklam ve ilanlarında kullanıp kullanamayacağını Protokol imzalamadan evvel bilip bilmediğini veya bilmesi gerekip gerekmediğini tespitin;

öte yandan davalı tarafın isim hakkı vereceği marka adının Türkçe olmaması nedeniyle isim hakkı alanın tabela, reklam ve ilanlarında bu ismi kullanamayacağıyla ilgili davacı tarafa Protokol imzalanmadan evvel bilgilendirme yapıp yapmadığının tespitinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, B.

Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: 1. Taraflar arasında 28.09.2018 tarihinde adi yazılı şekilde “Protokol” başlıklı sözleşmenin imzalandığı; davacının “franchise alan”, davalının ise “franchise veren” sıfatını haiz olduğu, 2. Davacı tarafından davalı aleyhine 23.05.2024 tarihinde...

30. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı; sebepsiz enginleşmeden doğan alacak olarak 45.000TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak da “Taraflar arasında yapılan ön protokol gereği borçluya giriş aidatı adı altında 45.000TL. ödeme yapıldığı; ancak franchise sözleşmesinin imzalanmadığı; sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle yapılan 45.000TL. ödemenin sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca iadesi talebidir.” ifadesinin bulunduğu.

3. “Protokol”ün 2. maddesinde davalı adına tescilli ... markasının ... bölgesinde, taraflarca daha sonra imzalanacak ana sözleşmedeki şartlarda davacıya kullandırılması hususunda anlaşmaya varıldığı. “Protokol”ün 3. maddesinde davacının sisteme giriş bedeli olarak 45.000TL. ödeyeceğinin kararlaştırıldığı.

“Protokol”ün 5. maddesinde ise işbu sözleşmenin akdedilmesinden itibaren 6 ay içinde davacının, sözleşme konusu markayı faaliyete geçireceği; aksi halde sözleşmenin sona ereceği; davacının eğitim kurumunu bu süre içinde faaliyete geçirmemesi halinde ödenmiş giriş bedelinin iade edilmeyeceği hususunun kabul edildiği. 4. Yukarıda yer alan eğitim yönünden incelemeler neticesinde irade bozukluğunun (sakatlığının) olup olmadığı yönünde açık bir tespite varılamadığı.

5. “davacı yanca sözleşmeden dönülüp dönülemeyeceği” hususunda: Her ne kadar “Protokol”ün 5. maddesinde davacının eğitim kurumunu faaliyete geçirmemesi halinde ödenmiş giriş bedelinin iade edilmeyeceği hususu kabul edilmiş olsa da eğer Sayın Mahkemece bu hükmün TBK’nin genel hükümlerinin uygulanma alanını ortadan kaldırmayacağı kabul edilir ise bu halde davacının faaliyete başlamaması nedeniyle “Protokol”ün 5. maddesine göre sözleşmenin sona ereceği kararlaştırıldığı için TBK m. 77/II hükmünce sebepsiz zenginleşme kapsamında “sona eren sebebe dayalı” zenginleşmenin geri verilmesinin/iadesinin davalıdan talep edilebileceği kanaatine

varılacağı. 6. Dosyaya sunulan dekontlar incelendiğinde davacı tarafından davalının banka hesabına 27.09.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 10.000TL.. 20.10.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 10.000TL..

20.11.2023 tarihinde “giriş bedeli ödemesi” açıklaması ile 25.000TL. (toplamda 45.000TL.) ödendiği görülmekle bu bedellerin TBK m. 77/II hükmünce sebepsiz zenginleşme kapsamı talep edilip edilemeyeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mevzuatımızda açıkça düzenlendiği ve bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 7. maddesindeki düzenlemeyle kurumlara belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir.

Ayrıca kurumlar; tabela, reklam, ilan ve her türlü iş ve işlemlerinde sadece kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatında yer alan kurum adını ve/veya kısaltmasını kullanacağı, özel öğretim kurumları franchise yoluyla isim hakkı kullanmak istediklerinde isim hakkı veren kurum/işletmenin marka adı Türkçe olduğu iki taraf arasında İsim Hakkı Sözleşmesi yapılması halinde MEB mevzuatı bakımından herhangi bir sorun bulunmadığı,

böyle durumlarda isim hakkı alan eğitim kurumu, franchise konusu marka adını tabela, reklam, ilan ve her türlü iş ve işlemlerinde rahatlıkla kullanabileceği, MEB mevzuatı bakımından, kurum adlarının Türkçe olması zorunluluğu bulunmakla birlikte, isim hakkı verenin marka adının Türkçe olma zorunluluğu olmadığı, isim hakkı kullanımında sadece marka adının kullanılması değil, bunun yanında veya dışında; isim hakkı verenin eğitim alanındaki deneyiminin, öğretim yöntem ve tekniklerinin, farklı metodlarının, mevzuat bilgisinin vs. paylaşımı söz konusu olabileceği, belirtilmiştir.

Davacı tarafın, davalı isim hakkı verenle sözl. ce protokol imzaladıktan sonra, markada bulunan ... veya Amerikan Kültür ifadelerini kurum isminde ve reklamlarda hiçbir şekilde kullanamayacaklarını öğrenmeleri üzerine ön protokolünü imzaladığı franchise anlaşmasının iptalini ve ödemiş olduğu giriş ücreti olan 45.000TL'nin iadesini talep ettiğini isim hakkı veren tarafa bildirdiği; davalı isim hakkı veren tarafın ise, davacı tarafın protokol imzalarken kurum ismini (WhatsApp yazışmalarında) “...” olarak isim hakkı verene ilettiğini ve protokol görüşmelerini yaptığını, franchise konusu yabancı ismi kurum tabelası ile reklam ve ilanlarda kullanamayacağını bildiği veya basiretli bir tacir olarak bilmesi gerektiğinin tartışılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Davacı tanığının ifadesinde belirttiği üzere; davacının "...başta Türkçe isim belirlediği, ancak ana sözleşmeye geçmek istemediği çünkü karşılığında hiçbir hizmet alamadığını, hiçbir ticari kazanç elde etmediği," gerekçesiyle sözleşmeden dönme iradesini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda esas sözleşme imzalanmamış ise de ödenen bedelin sisteme giriş ücreti olduğu ve protokolün 5.maddesi gereği iade giriş ücretinin iade edilmeyeceği kararlaştırıldığı anlaşılmakla açılan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 746,49 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 131,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.0000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/539, K. 2025/663, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/539
Karar No
2025/663
Tarih
10 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/541 K.2025/1163
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/542 K.2025/952
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/542 K.2025/1221
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/542 K.2025/709
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/543 K.2025/711
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/544 K.2025/669

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.