KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Esas no
- 2024/647 Esas
- Karar no
- 2025/205
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/09/2014
Karar Metni
2.642 kelime·13 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizce verilen 13.04.2016 tarihli ve ...Esas E., ... K. Sayılı Kararının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2018 tarihli ... Esas ... Karar ilamıyla bozulduğu ve Mahkememizin 2018/1013 Esas sırasına kaydının yapıldığı, Mahkememizin...E., ...K., 19.01.2022 tarihli kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2024 tarih, ... E., ...K. Sayılı kararı ile bozulmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkillerinin eşi/babası olan ...'un 09.12.2013 tarihinde, ... plakalı aracı ile seyahat etmekte iken ... tarafından sevk ve idare edilen...plakalı kamyonun arkasına bağlı çekiciye çarparak vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi ile beraber yaşayıp onun kazancı ile hayatını idame ettirdiğini ancak ölümü sonucu destekten yoksun kaldıklarını, murisin 30 yaşında olup hanede çalışan tek kişi olduğunu, murisin eşi olan müvekkilinin kaza tarihinde hamile olduğunu ve şu an bir çocuğunun dünyaya gelmesi nedeni ile zor duruma düştüğünü, müvekkilinin manevi olarak da büyük zarara uğradığını, murisin kullandığı aracın ZMMS'cısının davalılardan ...
Sigorta olduğunu, kazada diğer tarafın sigortacısının ise davalılardan ... Sigorta olduğunu, ...'in kullandığı aracın işleteni ve sahibi olan kişinin diğer davalı ... olduğunu, bu davalıların maddi ve manevi zarardan sorumlu olduklarını, zararın karşılanması için davalı ...
Sigorta A.Ş'ye ihtarname keşide edildiğini; ancak davalının tazminat talebini reddettiğini ve 21.04.2014 tarihinde temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL maddi tazminatın 21.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile beraber davalıdan alınarak müvekkillere verilmesini, 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketinin...plakalı aracın sigortacısı olduklarını, davayı kabul anlamında olmamakla beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacıların manevi tazminat talebi yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısı olan aracın kazada kusurunun bulunmaması nedeni ile müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini,
müvekkili şirketin sorumluluğunun öncelikli olarak sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, dava konusu kaza nedeni ile tazminat hesabı yapılması için tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüer vasıtası ile yapılması gerektiğini, her durumda müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeni ile birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini,
bu nedenlerle manevi tazminat talebinin müvekkili şirket poliçesi kapsamında bulunmaması nedeni ile manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerekiğini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekilinin dilekçesinde özetle; müvekkillerinin araç sürücüsü ve sahibi olduklarını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, bu durumun savcılık dosyası, trafik kaza tespit tutanağı ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, kusurlu olmadıkları için tazminat ödemekle yükümlü olmalarının düşünülemeyeceğini, davacı tarafın manevi tazminatı amacına aykırı bir şekilde talep ettiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı değil çekilen acı ve ızdırabı dindirebilmeyi amaçlayan bir durum olduğunu, talep edilen 50.000,00-TL manevi tazminatın müvekkillerinin mahvına sebep olacak miktar olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketinin muteveffanın kullandığı aracın sigortacısı olduğunu, vefat eden...'un anne ve babası tarafından Sigorta Tahkim Kuruluna yapılan ... sayılı başvurunun olduğunu ve ödemelerde mükerrerlik olmaması için bu dosyanın beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kaza yapan aracın kusuru ile sorumlu olduğunu, kusur hususunda rapor alınarak müvekkilinin sorumlu olduğu miktar için de aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını,
bu nedenlerle müvekkili şirket hakkındaki poliçe teminatları dahilinde olmayan ve somut durumda destekten yoksunluk tazminatına hak kazınılmadığından davanın reddini, aksinin kabulü halinde sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını, reddedilen kısım için yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; ... CBS'nın ... Sorş sayılı dosyanın UYAP kayıtları, Sigorta poliçeleri, İhtarname, Hasar dosyası, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ... Plaka sayılı aracın ve...ve ...Plaka sayılı aracın Trafik kayıtları, SED Raporları, Adli Tıp Raporu, Bilirkişi İncelemesi, Bozma İlamı, ıslah dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 07/10/2015 tarihli raporunda özetle; "1) Davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, 2)Müteveffa sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
25/06/2019 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "...
Dosyada mübrez trafik kazası tespit tutanağı ile 05.05.2014 ve 07.10.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarına göre; -Müteveffa sürücü ... 'un kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, Davalı olan diğer Sürücü ... 'ın kusuru bulunmadığı, Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olacağından davalı ... sigorta şirketinin davacıların zararından sorumlu olduğu ve Zararın, davalı yanca tanzim edilen ZMMS örtüsü altında olduğu, Davalı ...
Sigorta İle diğer davalılar olan ... ve ...' nun kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre müteveffanın kusurlu olması zarar gören 3. Kişi olan davacıların yoksun kaldığı desteğin tazminini engellemediğinden hesaplamanın, davacıların yoksun kaldığı desteğin hisseleri oranında karşılanması gerektiği esasına göre yapılacağı, Davacılar vekili tarafından dosyaya müteveffanın mesleğini ve gelirini ispatlar bir beyan ve belge sunulmadığı,
herhangi bir meslek odasından emsal ücret yazısı celp olunmadığı tespit edildiğinden ve dosyada mübrez başkaca bilgi ve belge de bulunmadığından Mmüteveffanın kaza tarihinden günümüze kadar olan kazançlarının yasal asgari ücretler esas alınarak belirleneceği, Davacı Eş ...'un müteveffanın vefat etmesi nedeni ile yoksun kaldığı desteğe ilişkin teminat limitleri dahilindeki maddi zararının 186.903,19 TL (Talebinin 5.000,00 TL) olduğu, Davacı Kız ... “un müteveffanın vefat etmesi nedeni ile yoksun kaldığı desteğe ilişkin teminat limitleri dahilindeki maddi zararının 63.096,81 TL (Talebinin 5.000,00 TL)olduğu,
Dosya münderecatından, hesaplamaya konu kazada hak sahibi davacılara SGK tarafından davalıya rücu edilebilecek herhangi bir ödeme yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, Ödeme yapılmış olsa dahi dava konusu kazanın trafik kazası olması nedeni ile SGK' nın rücu imkânı bulunmadığından peşin sermaye değeri tenzili yapılamayacağı, Dosya münderecatından, davacıların dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu başvurunun şirkete 21.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği,
davalı sigorta şirketinin 8 iş günü süresi geçmeden 28.04.2014 tarihinde başvuruyu reddederek 28.04.2014 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin gerekeceği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ölüm ile sonuçlanan kaza ticari bir faaliyetin ifası sırasında gerçekleşmediğinden uygulanacak faiz oranının yasal faiz oranı olacağı,..." hususlarında görüş bildirilmiştir.
26.06.2019 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; "...Yargıtay 17. HD. ...
E., ...K., 15/02/2018 günlü bozma ilamında özetle; gerekçesi ile bozmaya konu yaptığı, İşbu ek raporda, Sayın Mahkemece davanın 27/03/2019 günlü celsesinde tarafıma verilen görev çerçevesinde, Yargıtay 17. HD. nin bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı, ayrıca Yargıtay' in yerleşik içtihatlarına göre; hüküm tarihine en yakın bilinen ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden 2019 yılında uygulanmaya başlayan asgari ücret miktarındaki artış dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı,
B) Kaza yılı olan 2013 yılı itibarı ile Hazine Müsteşarlığı' nın bedensel zararlar (sakatlanma ve ölüm) için kişi başına belirlediği teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, Dosya münderecatından; davalı sigorta şirketi tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 14/07/2014 tarih,...E. ve...K. sayılı ilamı doğrultusunda, müteveffanın dava dışı annesi ... için 21.362,29 TL ve babası ... için 16.887,26 TL olmak üzere toplam 38.249,55 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye poliçe limitinin 211.750,45 TL olduğu, Davacıların yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam maddi zararı ise.
299.923,59 TL (...) + 97.368,77 TL (... - 397.292,36 TL olmakla, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, bakiye poliçe limitini aştığı görüldüğünden gareme paylaştırma yöntemiyle davacıların bakiye poliçe limiti dahilinde kalan maddi zararlarının * Davacı eş ...=> 211.750,45 TL x 299.923,59 TL : 397.292,36 TL=159.854.46 TL * Davacı kız ...=> 211.750,45TLx 97.368,77 TL : 397.292,36 TL - 51.895,99 TL olduğu sonucuna varılmış olup, ..." hususlarında görüş bildirilmiştir.
04.02.2020 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporuna göre özetle; "...A) Davacı vekilinin itirazı yerinde görülmüş olmakla; tarafımca tanzim olunan kök ve ek raporda sehven müteveffanın anne ve babası için pay ayrılmadığı anlaşıldığından işbu 2. ek raporda yapılan hesaplamada Yargıtay 17.HD.' nin bozma ilamı doğrultusunda, davacı eş ve çocuk dışındaki diğer hak sahipleri olan müteveffanın dava dışı anne ve babasına da pay ayrıldığı ve garameten paylaştırmanın buna göre yapıldığı, B) Davacı eş...'un davalı ... Sigorta' dan talep edebileceği maddi zararının 133.284,90 TL olduğu. C) Davacı kız ...' un davetli ... Sigorta' dan talep edebileceği maddi zararının 36.300,04 TL olduğu,..." hususlarında görüş bildirilmiştir.
11/12/2020 Tarihli Bilirkişi 3. Ek Raporunda Özetle; "...Davacı vekilinin itirazlarına katılmak mümkün olmadığından 2.ek rapordaki görüşümde herhangi bir değişiklik olmadığı, ..." hususlarında görüş bildirilmiştir.
20/12/2020 Tarihli Bilirkişi 4. Ek Raporunda Özetle; "...Davacı vekilinin itirazının kabul edilmesi halinde nihai Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere 2. Ek raporda destekten yoksun kalanlar için yapılan hesaplamanın garameten paylaşımı sonucunda hak sahiplerinin bakiye poliçe limiti dahilinde kalan maddi zararlarının * Davacı eş ... => 140.527,12 TL * Davacı kız ... => 38.245,22 TL * Dava dışı anne ... => 12.081,11 TL * Dava dışı baba ... => 3.297,02 TL,..." hususlarında görüş bildirilmiştir.
ISLAH
Davacı vekilince sunulan 04.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 240.000,00 TL artırarak 250.000,00 TL'ye çıkartılmasını karar verilmesini talep ederek, talep sonucu arttırılmıştır.
GEREKÇE; Dava, 09.12.2013 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur oranları, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasıdır.
Dava, 09.12.2013 tarihinde müteveffa ...'un ...plakalı aracı ile seyahat etmekte iken davalılardan ...tarafından sevk ve idare edilen ...plakalı kamyonun arkasına bağlı çekiciye çarparak vefat ettiği, murisin vefat tarihinde davacılardan ... ile evli ve eşinin hamile olduğu, kızı ...'un mütevaffanın ölümünden çok kısa bir süre sonra 24.01.2014 tarihinde meydana geldiği, davacıların davalılara karşı ölenin desteğinden yoksun kalıp bu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen 13.04.2016 tarihli ve... Esas E.,... K. Sayılı Kararının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2018 tarihli ... Esas ... Karar ilamıyla bozulduğu ve Mahkememizin... Esas sırasına kaydının yapıldığı, Mahkememizce ikinci kez verilen...E., ...K., 19.01.2022 tarihli kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2024 tarih,... E., ...K. Sayılı kararı ile; "...Dosyanın incelenmesinde desteğin geride kalan anne, babası tarafından davalı aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığı ve lehlerine toplam 38.249,55 TL'ye karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi, desteğin geride kalan tüm hak sahipleri yönünden kaza tarihinde geçerli olan 250.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olup, hak sahiplerinin zararlarının teminat limitini aşması nedeniyle poliçe teminat limitinin hak sahipleri arasında paylaştırılması gerekmektedir.
Mahkemece poliçe teminat limtinin paylaştırılmasına yönelik olarak bozma ilamından sonra alınan raporda hem desteğin anne babası yararına hükmedilen tazminat miktarının poliçe teminat limitinden indirildiği hem de davacılar ile birlikte desteğin anne, babasına da pay ayrılmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan hesaplama yöntemi hatalı olup raporun karara esas alınması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalının sorumlu olduğu 250.000,00 TL poliçe teminat limitinden desteğin anne, babası lehine hükmedilen 38.249,55 TL indirildikten sonra kalan miktarın davacılar(davacı eş ve çocuk) arasında payları oranında paylaştırılmasından ibaret olduğu," gerekçeleriyle bozulduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre (818 sayılı BK'nın 41. maddesi) "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bu hükme göre haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı" düzenlenmiştir.
Araç sürücüsü haksız fiil hükümlerine göre kusuru oranında, aracın işleteni de kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumludur
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesine göre, işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Davalı sigorta şirketi kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir.
2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Yine zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Meydana gelen kazada; davalılardan ... ve...'nun hiçbir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de sorumluluğunun bulunmadığı, murisin %100 kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın bu davalılar yönünden reddi gerekmiştir.
Dava dosyasından da anlaşılacağı üzere destekten yoksun kalma tazminatından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşılmakla; Yargıtay ilamı gereği 158.307,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, 53.443,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminatda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığını hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Meydana gelen olayda davacıların murisinin %100 kusurlu bulunduğu, bu anlamda davalıların manevi tazminat yönünden herhangi bir sorumluluğu olmadığı görülmekle bu talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/647, K. 2025/205, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama