KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/650 - 2025/646
- Esas no
- 2024/650
- Karar no
- 2025/646
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01.02.2024
- Numarası
- 2022/602 Esas - 2024/74 Karar
- Başvuran davacı
- ... ÜRÜNLERİ NAKLİYE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 21.03.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 18.04.2024
- Yazım tarihi
- 26.03.2025
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/948 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararıyla dava dışı ... ve Hıra Petrol Ürünleri İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 70.000,00 TL'lik ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesi 2021/22271 esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve işbu dosyadan alınan haciz talimatı ile Kocaeli İcra Dairesinin 2021/4469 talimat sayılı dosyasıyla davacının iş yerine hacze gelindiğini, davacı şirket yetkiliklerince haciz mahallinin borçlu Hıra Petrol ile hiçbir ilgisi bulunmadığı,
iş yerinin ...'e ait olduğu beyan edilmesine rağmen davalı taraf vekillerinin Hıra Petrol'ün adresi burada görünüyor biz haciz ve muhafaza yapacağız şeklinde yanıt vererek muhafaza işlemlerine başladığını, önce kasa haczinin yapılmaya başlandığını, akabinde davacı şirkete ait petrol istasyonu marketindeki sigaraların toplanmaya başlandığını, petrol istasyonunu otomasyonun sökülmesi için usta getirildiğini, haciz baskısı karşısında davalı ile anlaşmak zorunda kaldığını, protokolde davacı şirketin üç taksitte taksit miktarı 42.500,00 TL olmak üzere toplam 127.500,00 TL bedel ödemek zorunda kaldığını,
protokolün haciz baskısıyla yapılmış bir protokol olduğunu, her ne kadar haciz esnasında tutanak tutulmuş ise de haciz işlemleri bu şekilde gerçekleşmediğini, önce haciz ve muhafaza işlemlerine başlandığını fiilen kasa haczi yapıldığını, paraların sayıldığını, sigaraların toplanmaya başlandığını, otomasyonun sökülmesi için usta getirildiğini, otomasyonun sökülmek istenmesi karşısında davacı firma yetkililerinin işbu protokolü imzalamak zorunda kaldığını, protokol imzalandıktan ve ilk taksit ödendikten sonra fiili hacizden vazgeçildiğini beyanla,
haciz baskısıyla ödenen 127.500,00 TL'nin taksitle ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iddiaya konu alacağını tahsil etmek için Rahmiye Mah. Hıra Petrol No:194 Kartepe/KOCAELİ adresine 01.12.2021 tarihinde hacze gidildiğini, borçlunun rızaen borcu üstlendiğini, borcu ödedikten sonra işbu davanın ikame edilmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, protokolün haciz mahalinde imzalandığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla borcu üstlendiğini belirtir şerh düşebileceğini, davacının kayıtsız şartsız borç ikrarında bulunduğunu, davacı haciz tutanağına da haciz işleminin yapıldığını, rızaen borcu üstlendiğini,
borcu üstlenen ve davacı şirketin yetkilisi olan ...'nın icra dosyasının borçlusu ...'nın kardeşi olduğunu, davacı şirket ile borçlu şirketin ticaret sicil adreslerinin aynı olduğunu, davacı tarafından borcun tamamını bir anda ödemeyeceğini beyan eden ...'nın menfaatine uygun olması nedeniyle ... kardeşinin borcunu üstlendiğini, haciz tutanağından da görüleceği üzere haciz işlemi yapılmadığını davacı tarafın haciz günü ödeme de yaptığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılamada ileri sürülen maddi vakıalara atfen, haczin ne şekilde yapıldığını gösterir kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, kayıtların dosyaya sunulduğunu, yerel mahkeme hüküm kurarken bu delili dikkate almadığını, haciz günü davacı şirket yetkilileri Hıra Petrol'ün borcu ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını bu iş yerinin ...'e ait olduğunu beyan etmelerine rağmen haciz yapıldığını, kamera kayıtlarında ses kaydı olmasa da haciz baskısının oluştuğu mevcut görüntülerden anlaşılacağını, dosya borcunun ödenmesinin iradi olmadığını,
yerel mahkemenin bu hükmünden tanık beyanlarının ve kamera kayıtlarının dikkate alınmadığını, haciz sırasında sadece evrak araştırması yapılmasının söz konusu olmadığını, anlaşma yapana kadar haciz ve muhafaza işlemlerinin devam ettiğini, haczin başlama saatinin 12.00 bitiş saatinin de 16.45 olduğunun, etrafta polislerin olması ve haciz işleminin şirketin ticari itibarını zedelediğini, ihtirazi kayıt ileri sürmeye kalktığında haciz tehdidinin tekrar kendisine yöneltildiğini beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir. Dosya içeriğinden davanın haksız haciz nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde yapılan haciz işlemlerinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafın tacir olmaması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmaması sebebiyle yukarıdaki kanun hükmü gereği davanın görülme yeri Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Bu durumda, mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 4. HD'nin 28.04.2016 tarihli, 2016/4927 Esas, 2016/5810 Karar sayılı ilamı).
İlk derece mahkemesi tarafından, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni sebebiyle kabulü ile, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca işin esası ve sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/650, K. 2025/646, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama