KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Esas no
- 2024/651
- Karar no
- 2025/214
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 08/08/2024
Karar Metni
1.624 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
27.01.2024 tarihinde İzmir ili Bornova ilçesinde... ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, önce park halindeki... plakalı araca çarpmasıyla ilgili araçta park halinde bulunan... plakalı müvekkile ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilin aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da ifade edildiği üzere işbu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı ...asli ve tam kusurlu olduğunu, ...
Sigorta Anonim Şirketi'ne kazaya sebep olan... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, ... plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatları dahilinde sorumlu olduğunu, dava konusu müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına ilişkin sigorta şirketine yapılan gerek mail yoluyla başvuru neticesinde 05.03.2024 tarihinde sigorta şirketi tarafından açılan ...hasar numaralı dosya üzerinden 24.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını,
müvekkile ait araçta piyasa şartlarında araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yeterli miktarda olmadığı ve müvekkil zararını tamamen karşılamadığı hususu izahtan vareste olduğunu, müvekkil aracı bir hayli düşük modelde olup, tabiri caizse 0 km denilebilecek bir araç olup, ticari mahiyette tamir süresince kullanılamaması,
aracın başkaca hiç bir kazasının dahi olmayışı gibi nedenler dikkate dahi alınmadığını, davalının asli ve tam kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde hasar gören aracın 25 günlük serviste kaldığı onarım süresince kullanılamaması sebebiyle müvekkil aracından mahrum kalmıştır ve bu zararının giderilmesi ikame bedel tazminatının ödenmesi sayesinde mümkün olabileceğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil ... plakalı aracı ile 27.01.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza tarihi itibariyle, müvekkilin aracı diğer davalı ...
Sigorta Anonim Şirketi tarafından ... poliçe nolu poliçe ile sigortalandığını, davayı kabül anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf sigorta şirketinden ödeme tahsil ettiğini, bunun dışındaki tüm talepleri haksız ve yersiz olduğunu, zira davacının aracında daha fazla bir hasar söz konusu olmadığını, değer kaybı maddi kazanç elde etmek için başvurulan bir yol değil, oluşan kazadan dolayı zararın karşılanması için başvurulan bir yol olduğunu, sigorta şirketlerinin araç parçaları ve işçilik ücretlerini çok fahiş fiyatlandırmasından dolayı hasar kayıtları çok yüksek çıktığını,
raporlar incelendiğinde dosyada ki bu konuda da detaylı bir beyan sunacaklarını, aynı şekilde davayı kabül etmemekle birlikte davacı taraf ikame araç tazminatı istemekte, aracının 25 gün serviste kaldığını iddia etmektedir. Bu süre makül bir süre olmadığını, servisler sigortadan onay gelinceye ve aracın parçaları gelinceye kadar zaman kaybettiklerini, bu kaybedilen zaman müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketi başvuru öncesi 24.000.00 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararını karşılamış olup başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının bakiye talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini,
davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirilmiş olması nedeniyle talebin tümden reddine karar verilmesi gerekmekle;
aksi takdirde kabul anlamına gelmemek üzere uyuşmazlık konusu zararın tespiti bakımından öncelikle uyuşmazlık konusu poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı ve ikame araç bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı ... ve Otomotiv Uzmanı ...'in 07/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı araç sürücüsü... aracının hızını hava ve yol şartlarına uydurmadığı için kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki ... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda etken olmadığı, park halindeki... plakalı araç sürücüsü barış aksu atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından kazanın oluşumunda etken olmadığı, dosyada eksper raporu olmadığından hasar bedelinin hesaplanamadığı, değer kaybının 30.000 TL OLDUğu, davacı aracın tamir müddetinin 7 gün oldu 7 günlük ikame araç bedelinin 4.550 TL olduğu tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 05/03/2024 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının 27/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle aracında meydana geldiği iddia edilen değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminatı istemiyle davalılar aleyhinde huzurdaki davayı ikame ettiği tespit edilmiştir.
Adli trafik bilirkişisince düzenlenen raporda,... plaka sayılı araç sürücülerinin kazanın oluşumuna etki eden bir fiillerinin bulunmadığı,...plaka sayılı araç sürücüsünün ise 2918 sayılı kanunun 52/b maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumuna etki ederek, davacının maliki olduğu... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar ile kazanın uygun illiyet bağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Otomotiv bilirkişisince kaza öncesi aracın ikinci el piyasa rayici ile kaza sonrası aracın ikinci el piyasa rayici arasındaki farkın tespiti suretiyle araçta 30.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiş, bu haliyle 12/11/2024 tarihli ara karar doğrultusunda tespit yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu aracın hasar onarımı için geçecek sürenin yedi iş günü olduğu, kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 650,00 TL olduğu anlaşılmakla ikame araç bedeli 4.550,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Davalı sigorta şirketince davacıya yapılan ödemeler dikkate alındığında, bakiye 6.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve 4.550,00 TL ikame araç bedeli tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesi ve dava değerinin arttırılmasına ilişkin dilekçesinde arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama gideri içerisinde değerlendirilerek davalılardan ayrıca tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2 (c) bendindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabulucuk sürecinde açılan davalardaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16.maddesine göre ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin yerinde görülmediğinden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
11/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/651, K. 2025/214, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama