KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/221 Esas
- Karar no
- 2025/498
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/03/2025
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkillerinin murisi ...’ın (“...”) yöneticilerinden olduğu ...Şirketi (“...”) ile ...
T.A.Ş. (“Banka”) arasında 1989 tarihinde bir kredi sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığı ve Murisin, şahsı adına bu Sözleşme’de ... adına kefil olduğu iddia edilmekte olduğunu, ilerleyen süreçte ise ..., ...’daki yöneticilik/hissedarlık görevinden 15.01.1991 tarihinde istifa ettiğini, ...’ın ilerleyen süreçte iflası neticesinde ise Banka tarafından ... aleyhine, ... 8. Noterliği’nin ... tarihli ve ...
Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve bu ihtarname ile ...’ın ve Sözleşme’ye kefil olan ..., ..., ...
Şirketi İle ...Şirketi’nin Sözleşme kapsamında 27/02/1992 tarihi itibariyle ödememiş olduğu 1.443.750.000,00-TL’nin yıllık %27,5 gibi oldukça fahiş oranda faiz ile birlikte bu borç tutarını ödemesi talep edildiğini, bu vesileyle faiz tutarına da itirazlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edilen borca yürütülen faiz neticesinde ulaşılan rakam kesinlikle yanlış olduğunu,faiz türünün yanlış olduğu gibi yapılan faiz hesaplamasının yanlış olduğunu, %27,5’luk faiz oranını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu tutar esas alınarak faiz yürütülse dahi hiçbir şekilde iddia edilen borç çıkmayacağını,
Ancak arada geçen süre içerisinde Banka’nın yönetim ve denetimi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu`nun ...gün ve ... sayılı kararı ile ...’na (“...”) devredildiğini, icra dosyasına konu borcun ise davalı şirket tarafından temlik alındığını ve Sözleşme imza tarihinden 35 yıl, Banka’nın ...’ye devrinden 22,5 yıl ve ...’in vefatından 10,5 yıl sonra tekrar ve haksız bir şekilde davacı Müvekkiller’den talep edilmekte olduğunu, ...’ın iflası sonrasında ...
1. İflas Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasında ...’nin icra takibine konu alacak kaydı da bulunduğunu, buna rağmen borcu temlik alan davalı şirket tarafından takip yapılmasının usule aykırı olduğunu, Öncelikle icra dosyasına konu alacağın zamanaşımına uğradığını, Zira 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu (“Kanun”) uyarınca banka alacakları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, icra dosyasına konu alacak bir fon alacağı olmayıp bir banka alacağı olduğunu, bu sebeple fon alacakları için öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığını,
zira sözleşme imza tarihinden sözleşme’ye konu borcun davalı tarafından tmsf’den temlik alındığı tarihler itibariyle takibe konu borcun zamanaşımına uğramış olup bu sebeple 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması da mümkün olmadığını, bu alacağa ilişkin sözleşme ve banka tarafından keşide edilen ihtarnamenin de iddialarını haklılığını ispat eder nitelikte olduğunu, bu sebeple, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, genel hükümlere tabi bir alacak niteliğinde olan icra dosyasına konu borç hakkında Kanun’un uygulama alanı bulmasının mümkün olmadığını, Ayriyeten,
Sözleşme’ye konu kefalet koşulları da geçersiz olup geçerli bir kefalet ilişkisi kurulmadığını, zamanaşımı, eşin rızası, müşterek-müteselsilliğin el yazılı olmaması ve sair itirazlarımız gözetildiğinde iddia edilen kefalet ilişkisinin geçersiz olduğunu, Sözleşme’de yer alan kefalet koşulları da incelendiğinde bu iddialarının ispat edileceğini, tüm bu sebeplerle dava konusu ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu sözleşme sebebiyle davacı Müvekkiller’in borçlu olmadığının tespitine, dava konusu borç ile ilgili iik madde 72/ıı hükmü uyarınca teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek davacı müvekkiller hakkında icra takibine konu haciz işlemleri icra takibi taleplerinin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ... sayılı kararı uyarınca ... tarihli ve ... sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden ve 9.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İhtisas Mahkemeleri olarak İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı mahkemeleri finans mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümünde İhtisas Mahkemeleri olarak İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Mahkemelerin görevli olduğu ve Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay yerleşik içtihatlarında bir yerde birden fazla aynı müstemir yetkiye haiz mahkemenin bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi olduğu, davanın taraflarının bu iş dağılımına itiraz edemeyeceği, yine aynı şekilde işbölümü esasından kaynaklı mevcut durumda mahkemenin HMK'nun 20 vd. maddeleri kapsamında görevsizlik kararı veremeyeceği anlaşılmaktadır.
İstanbul 6., 7., 8. ve 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Mahkememiz arasında görev değil işbölümü ilişkisi mevcut olup, esasa ilişkin karar bakımından da Mahkememizce verilecek karar, mahkemeler arası devir ilişkine dayanan gönderme kararıdır. Gönderme kararları ise tek başına kanun yoluna gidilebilecek kararlar olmayıp ancak gönderilen mahkemenin esas hakkındaki kararıyla birlikte kanun yoluna götürülebilir kararlar olduğu, bu kapsamda Mahkememizin yargılama yapma hususunda yetkisinin olmadığı anlaşılarak, Mahkememizin esas dosyasının kapatılarak dava dosyasının yetkili ve görevli olan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosyanın görevli İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Mahkememiz esas kaydının bu şekilde kapatılmasına,
Dair, gönderilen dava dosyasında verilecek karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2025
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/221, K. 2025/498, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama