KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/250 Esas
- Karar no
- 2025/273
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/08/2023
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin 26/12/2023 tarihli 2023/554 Esas 2023/115 karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyasnın ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ilgili Mahkemenin 28/08/2023 tarih ... esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerinde dosyanın yargı yerinin belirlenmesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile bankacılık kanunu hükümlerine dayalı açıldığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek dosyanın yeniden Mahkememize gönderildiği ve Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle.
Müvekkilinin ...’ın kurumsal yapısı ile Şube yetkililerine karşı duyduğu güven neticesi hem kişisel hem de kurumsal birikimlerinin değerlendirilmesinde yıllardan beri davalı bankayı tercih ettiğini, böylelikle taraflar arasında güven ilişkisi tesis edildiğini, müvekkilinin, bankanın kurumsal kimliğine ve bankanın üst düzeyde yetkilendirerek referans olduğunu, 14 yılı aşkın bir süre davalı bankanın ... şube müdürü olarak görev yapan, 1 yılı aşkın da ... şube müdürü olarak görev yapan ve 15 yılı aşkın bir süredir davalı bankanın en prestijli şubelerinde görev yapan,
davalı bankanın tüm toplantılarına katılan ve bankayı üst düzeyde temsil yetkisi haiz, son olarak davalı bankanın ...
Şube Müdürü olarak görev yapan ...’a duyduğu güvenle gerek Ticari olarak gerekse de bireysel bankacılık işlemlerinin (Mevduat-Kredi-teminat mektubu-Bireysel Emeklilik ve diğer hizmetler) büyük çoğunluğunu 2017 yılından bu yana ... bünyesinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin aile çevresi ve şirketleri ile ilgili olarak diğer bankacılık işlemlerinin yanı sıra bugün için davalı bankaya ait (10) ayrı kredi işlemi yürütüldüğünü, müvekkilinin yatırımlarını doğru yapmak için danışmanlığına başvurduğu ...bank ...
Şube Müdürü ...'a, müvekkiline bir süre önce vadeli mevduattan daha iyi getirisi olan aynı zamanda da yabancı para cinsinden değerlendirilerek, kur zararının da olmayacağı alternatif bir yatırım aracı tavsiye ettiğini, bu hesabın bir yatırım hesabı olduğunu, sadece belli büyüklükteki özel müşterilere uygulandığını, daha yüksek bir getiri sağlamak için bir havuzda çeşitli yatırım araçları bulunan fonlarda (Altın-hisse senedi-döviz-hazine bonosu-repo vb.) değerlendirildiğini,
müvekkilinin Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşulları da göz önünde bulundurarak en iyi getiriyi sağlayacağına inandığını ve davalı bankanın kurumsal kimliği ve yıllara dayanan güven ilişkisi nedeniyle Şube Müdürünün önerdiği bu tasarruf yöntemini tercih ettiğini, müvekkilinin yalnız nakit birikimlerini değil gayrimenkul birikimlerini de daha iyi değerlendirmek için; ...’da bulunan bir adet daire ile ve ...’te bulunan villasının satışını yaparak satış bedelinin tamamını, ...
Şube Müdürü ...’ nın tavsiye ettiği bu fon hesabına yatırmak üzere, kendisinin deyimiyle “Merkezi Vezne Müdürlüğü’ne ait araca verilmek üzere” kendisine teslim ettiğini, ancak, hesaba ait hesap cüzdanı ve dekontlar müvekkiline verilmeyip sadece A4 kağıdına yatırılan meblağ ve kazancına ilişkin bilgileri ihtiva eden, Şube Müdürü ...’ ın el yazısıyla yazarak imzaladığı belgeler teslimatın yapıldığı anda müvekkiline verildiğini, (Başka bankalarda da bulunan yatırım hesaplarıyla ilgili uygulamalarda genellikle,
güncel verilere göre pozisyon alınarak işlemler yapılmaktadır.) dolayısıyla yapılan bu işlemlerin bankanın kurumsal kimliği altında yapılmış olması ve müvekkiline verilen belgelerin de yıllardır bankacılık işlemlerini yürüttüğü Şube Müdürü ...’ın kendi el yazısıyla yazılmış olması ve altında da resmi evraklarda görülen imzasının bulunması nedeniyle yapılan uygulamanın, güvenilir olması yönünden yeterli geldiğini, bankanın kurumsal kimliği ve uzun yıllara dayanan güven ilişkisi nedeniyle Şube Müdürüne ve yapılan uygulamalara güvenildiğini,
müvekkilinin davalıya duyduğu güven nedeniyle yaptığı yatırımlarını geri isteyince davalı bankadan herhangi bir olumlu cevap alamadığının, bunun üzerine müvekkilinin, belgeleriyle birlikte yazılı olarak davalı banka genel müdürlüğünden talepte bulunduğunu ancak maalesef herhangi bir olumlu geri dönüş alamadığını, müvekkilinin davalıdan olan tüm alacağının verildiği tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle tespit edilerek,
davalı-borçlu bankadan olan alacağının (fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) şimdilik 100.000 TL alacağının, verildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini yargılama gider ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle.
Davacı ile müvekkili banka arasında herhangi bir bankacılık sözleşmesi bulunmadığını, öncelikle sözleşme olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının parayı teslim ettiği tarihlerde müvekkili banka nezdinde ... isimli birinin çalıştığını, bu şahısın muhtemelen tefecilik sistemi içerisinde yer alan bir kimse olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde hesaplarını 10 Mayıs 2010 tarihinde kapatıldığını, sözleşme ve mevduat ilişkisinin bulunmadığını dava konusu uyuşmazlık bakımından asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, öncelikle pasif husumet yokluğundan davanın reddine,
davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmediği kabul edilerek görev yönünden davanın usulden reddi ile dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olarak açıldığının davacıya açıklatılmasını, ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 26/12/2023 tarihli ...Esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyasnın ...
29. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ilgili Mahkemenin 28/08/2023 tarih ...esas ...Karar sayılı görevsizlik kararı üzerinde dosyanın yargı yerinin belirlenmesi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarih ... esas ...karar sayılı ilamı ile " Somut olayda, davacı tarafından davalı banka tarafından kurulan gizli bir fon olduğu çok kazançlı faiz geliri verildiğini duyduğu için davalı bankanın şube müdürüne teslim edildiği ileri sürülen paranın davalı bankadan tazmini istenilmiştir.
Dava konusu miktarın işlem boyutları itibairyle tüketi işlemi sayılamayacak, bu işlemde kazanç elde etme gayesi ile hareket eden davacının tasarrufunu değerlendirme çabasında olan tüketici konumunda da olmadığının kabulü gerekir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir.
Davacının banka müdürüne elden teslim ettikleri parayı dava ettiklerine göre, ticari dava niteliğindeki davada uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup, davalı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir." kararı verilerek dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız fiile dayalı olarak davacının davalı bankadan tazminat talebinde bulunma şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
Eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklandığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ...tarihli ... sayılı kararı uyarınca 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ihtisas mahkemeleri olarak İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı mahkemeleri finans mahkemeleri olarak belirlendiği,
bu kapsamda uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemeleri olarak İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı mahkemelerinin görevli olduğu ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından (aynı yönde İstanbul BAM 16. HD'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı) görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği nazara alınarak Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ✍e-imzalı Hakim ... · ✍e-imzalı
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/250, K. 2025/273, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama