KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2022
- Esas no
- 2021/118 Esas
- Karar no
- 2022/139
- Dava
- Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini, Ticaret Unvanın Terkini
- Dava tarihi
- 26/08/2019
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini, Ticaret Unvanının Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1958 yılında "... A.Ş. " adıyla kurulduğunu, 2004 yılından itibaren ...
A.Ş." ismini aldığını, TPMK nezdinde ... tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı ... markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu, markaların pek çok ülkede tescil edilerek koruma altına alındığını, davalı yanın ... ibareli marka başvurularının TPMK tarafından reddedilmesine rağmen, başvurularını devam ettirdiğini, davalının müvekkilinin tescilli markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı hizmetler için "..." markasını kullandığını, davalının müvekkilinin markasında haksız bir yarar elde ettiğini ve ticaret unvanında kullandığını,...
FSHHM ...D.
İş sayılı dosyasında davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, delil tespiti akabinde davalı yana gönderilen ihtarname ile müvekkilinin ... markasına yönelik her türlü kullanımlara derhal son verilmesini talep ettiğini, davalı yanın gönderdiği cevabi ihtarname ile ... ibaresini kullanma hakkı olduğunu iddia ettiklerini belirterek, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve durdurulmasına,
davalı adına kayıtlı ... numara ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı ... alan adının iptaline ve terkinine, ticaret unvanından mannesman ibaresinin silinmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmşıtır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının tescil edilen isminin tanınmış bir marka olmadığını, "..." isminin davacının tekelinde bulunmadığını aksine asıl marka hakkına tecavüz eden tarafın davacı taraf olduğunu, markanın ayırt edici olan isminin "..." olmadığını, davacı taraf yönünden "..." davalı taraf yönünden ise "..." isminin ayırt edici olduğunu, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, ayrıca tarafların ticari alanlarının farklı olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacının tanınmışlık iddiasına ispat amacıyla sunduğu delillerin incelenmesi neticesinde “...” ve “...” markalarının SMK 6/5 anlamında tanınmış marka vasfını taşıdığı ve bu halin aynı zamanda hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği, benzerlik incelemesi açısından, Davacı markaların ... Sınıflarda tescilli olduğu, davalının sonradan tescile konu edilmiş markalarının ise ....
Sınıftaki ürünlerde tescilli olduğu, Davalının dosya içerisindeki ifadelerinden vana üretimi de yaptığı, bu noktada tescilli ürünlerin sınıflarının örtüştüğü ve benzerlik gösterdiği, Davalı ve Davacının markaları açısından “..." ibaresinin ortak olduğu, buradaki ayniyetin markaların geri kalanındaki ibareler aracılığıyla bertaraf edilemediği, bu açıdan markaların işitsel, görsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzerlik taşıdığı, davacının önceki tarihli markalarının özgün ve orijinal olduğu,
sonuç olarak markaların ortalama tüketiciler bağlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzerlik taşıdığı ve davalıya ait markanın SMK 5/1-ç ile 6/1 uyarınca hükümsüz kılınabileceği, davacı yana ait markaların ulaştığı tanınmışlık düzeyi karşısında davalının markasının aynı sınıfta tescilli olmasının, davacı yana ait markaların ayırt edici karakterinin zarar görmesine ve tanınmışlıklarından ötürü haksız yarar sağlanmasına sebep olacağından SMK 6/5 uyarınca da hükümsüzlük yaptırımının söz konusu olabileceği, Türkpatent kayıtlarına dayanılarak davacı yanın “...” unsurlu markalar üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunun düşünüldüğü,
davacı yanca dosyaya sunulan, davalı şirket yetkilisi ...'ın çeşitli video paylaşım sitelerinde yer alan görüntülerinin, davacı yan aleyhine haksız rekabet eylemi doğurduğuna, davacı ve Davalı taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğuna dair yeterli verinin olmadığı, davalı yanca gönderilen ihtarnamenin ortaklık ilişkisi olmadığına dair görüşü beslediği, davalı firmaya ait ... alan adlı internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak davacının iş ortağı olarak yansıtılmasının haksız rekabet eyleminin göstergesi niteliğinde olduğu,
davalı tarafın söz konusu ibareyi kullanmasının yasal menfaatinin olup olmadığının delil sunulması durumunda ayrıca incelenebileceği, ...'nin “...” ibaresi ile ...'da ne zaman kurulduğu, marka tescillerinin olup olmadığı ve zamanları hususunda belge sunulması durumunda gerçek hak sahipliği açısından ayrıca inceleme yapılabileceği, yine dava dışı ...'nın Türkiye'de tescilli iki markası olduğu ve söz konusu şirketin davalı ile olan bağlantısının da ayrıca ortaya konulması gerektiği, ticaret sicili kayıtları incelendiğinde davalının “...” ibaresini 26.07.2010 yılından itibaren ticaret unvanı olarak kullandığı,
yine ... alan adının 01.02.2011 tarihinde alındığı, sunulan belgeler, listeler, izinler birlikte değerlendirildiğinde gerçek hak sahipliği ve öncelik hakkı açısından ayrıca değerlendirme yapılmaksızın davalı marka tescil yönünden kötü niyet incelemesi yapılamadığı, bu açıdan davalı tarafından "...” asli unsurlu markaların art arda tescil başvurusuna bahis edilmesinin kötü niyet göstergesi olarak kabul edilmesinin güç olduğu, davalının “...” asli unsurunu ticaret unvanında 26.07.2010 tarihinden bugüne kullandığı, aynı esas unsuru alan adı olarak Şubat 2011'de tescil ettirdiği,
yine bu tarihten itibaren söz konusu sitede “...” ibaresini markasal bir biçimde kullandığı, davacının bu kullanımlara Türkpatent nezdinde tesciline karşı, Ağustos 2019 tarihinden sonra hukuki yollara başvurduğu, davacı ile davalının aynı illerde ve aynı piyasada faaliyet göstermesinden mütevellit, davalının kullandığı “...” ibaresinden davacının haberdar olmamasının hayatın ve iş kolunun olağan akışına aykırı bir durum teşkil edeceği düşünüldüğü, davalının söz konusu ibareyi kullanması,
reklamlar tanıtımlar ve yatırımlar yapması sonucu ibarenin kamuya arz edilmiş olacağı, bundan dolayı tacir sıfatlı davacının kullanımı öğrenmediğini ileri süremeyeceği, davanın ticaret unvanının tescilinden 9 yıl, marka başvurusundan ise 8 yıl sonra açıldığı, bundan dolayı davalının marka, alan adı ve ticaret unvanı tescili açısından sessiz kalma suretiyle hak kaybının söz konusu olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/11/2021 Uyap tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı adına tescilli markaların ...VE ... ibareli markalar olduğu dikkate alındığında; davalı yanın davacı adına tescilli mMarkaların aynısını kullanıma konu etmediği anlaşılmakla SMK 7/2-a Hükmü uyarınca tecavüzün varlığından bahsedilemeyeceği, - Davalı yanın 2011 tarihinden itibaren kullandığı anlaşılan ... uzantılı alan adı kullanımının davacı adına tescilli markalar ile ortalama tüketici ne
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/118, K. 2022/139, 4 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama