KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/116 Esas
- Karar no
- 2024/39
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2022
Karar Metni
1.897 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
TPMK nezdinde davalı adına ... ve ... numaralar ile tescil edilip içinde “...” ifadesi yer alan, “...” ibareli iki marka bulunduğunu; bu konuda davalıya ihtarda bulunmasına rağmen sonuç alamadığını; önceden davalı tüzel kişiliğinin Yönetim Kurulu Başkanı ... namına tescilli olan markaların 28/02/2022 tarihinde davalının tüzel kişiliğine devredildiğini; “....” ibaresinin, 6769 sayılı Kanun'un 5/1.g maddesine ve Paris Anlaşmasının 2. mükerrer 6. maddesine göre reddedilecek işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği ilkesinden bahisle, davalının marka tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini;
davalının tescilde kullandığı görselin “...” sembolüne çok benzediğini; “...” ibaresinin ve simgesinin, kamusal değeri olup Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik alanında devletin simgelerinden biri olduğunu; davalının davacının faaliyet gösterdiği finansal sektörde faaliyet gösterdiğinden bahisle davalı faaliyetlerinin bu suretle davacı ile ilişkilendirilebilme olasılığının bulunduğunu, benzer davalardaki yargı kararlarının da haklılıklarını desteklediğini belirterek, davaya konu ... ve ... numara ile tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının işbu davayı ikame etme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hukuki yararının bulunmadığını, dava şartlarının oluşmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen markalarda ... ibaresinin ya da sembolünün bulunmadığını, “...” para biriminin günümüzde ülkemizin yanısıra Suriye ve Lübnan devletlerinin resmi para birimlerinin de adı olup Avro'ya geçişinden önce İtalya devletinin de resmi para biriminin adı olduğunu, “...” ifadesinin Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olmadığını ve egemenlik hakkı ile ilişkili bulunmadığını;
“...” kelimesi içeren marka sahibi çok sayıda gerçek veya tüzel kişi bulunduğunu, davacının Türk parasının marka değerini korumak yönünde bir yetkisi olmadığını, Türk parasını andıran ibarelerin marka başvurusuna konu olması halinde kendisinden izin alınması gerektiğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığını, ihtilafa konu markaların SMK m.5/1-g kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu markaların yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerden olmadığını, davacının verdiği emsallerin işbu olaya uygulanabilir olmadığını,
davacının talep edilen markalar için hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. 6769 Sayılı SMK'nin 5/1(g) maddesi hükmü ile hükmün atıf yaptığı Paris Sözleşmesi'nin 2 nci mükerrer 6 ıncı (1)(a) düzenlemesinin Birlik ülkelerine ait armaların, bayrakların ve diğer hükümranlık yetkisi içeren Devlet amblemlerinin taklitlerinin ticari markalar veya markaların bir unsuru olarak yetkili makamlardan izin almaksızın tescilini veya kullanımını yasakladığından,
amblemin ait olduğu devletin yetkili mercilerinden işaretin tescili için izin alınmış olması gerektiği, davalı adına tescil edilen ... nolu markasının tescil edildiği 36. hizmet sınıfının SMK m. 5/1 (g) nin yaptığı atıf sebebiyle Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6ncı maddesinin 1-a hükmü uyarınca davaya konu ... ibaresi ile amblemi işaretin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hükümranlık belirtileri kapsamında kaldığından ve davalının tescilli markası ile yüksek benzerlik içerdiğinden ve bu işaretleri kullanmak için ilgili Devlet Kurumundan yani davacıdan izin alınmadığından tescil edildiği alt başlıkların tamamında hükümsüz kılınması
gerektiği, davalıya ait ... nolu markanın tescil edildiği ...
Hizmet sınıfının SMK m. 5/ (g) nin yaptığı atıf sebebiyle Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesinin 1-a hükmü uyarınca davaya konu ... ibaresi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hükümranlık belirtileri kapsamında kaldığından ve davalının tescilli markası ile yüksek benzerlik içerdiğinden ve bu işaretleri kullanmak için ilgili Devlet Kurumundan yani davacıdan izin alınmadığından tescil edildiği alt başlıkların tamamında hükümsüz kılınması gerektiği, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Dava konusu marka değerlendirildiğinde, davalıya ait olan “...” markasının esas unsurunun izlenim çerçevesinde “...” kelimesi olduğu sonucuna ulaşıldığı, davalı taraf adına ... hizmet sınıfında tescilli ... nolu markası ve ... ibaresi ile ambleminin karıştırılma ihtimallerinin yüksek olduğu, müşterilerin iki ibare arasında bağlantı bulunduğu yanılgısına düşme ihtimallerinin yüksek olduğu ve bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalıya ait ....
Hizmet sınıfında... nolu markanın ise yukarıda belirtilen şartları taşımaması sebebiyle karıştırma ihtimali bulunmadığı, “...” ibaresinin, SMK m. 5/1-g hükmüne dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik alanında devletin simgelerinden biri olduğu sonucuna varılamadığı, “...” ibaresinin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait bir para birimi olmadığı, bu ibarenin “...'na çok benzediğinin ileri sürülmesinin ise çok geniş bir sınırlamaya yol açabileceği, bu sebeple SMK m. 5/1- 8 çerçevesinde bir ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
SMK m. 5/1-ğ kapsamında “...” ibaresinin tarihi ve kültürel bir değer taşımadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6769 sayılı SMK'nun 5.maddesinde "(1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek,
sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren,
tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.(3) Bir marka başvurusu,
önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.
Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... numaralı "..." ibareli marka ile ... numaralı ..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalı adına tescilli yukarıda belirtilen markaların 6769 sayılı SMK'nun 5/1-g ve 5/1-ğ maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının beyan edildiği,
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun, bankanın görevlerinin düzenlendiği 4/3-1-(b) maddesinde "Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak" belirtildiği, 6769 sayılı SMK'nun 25/2 maddesinde "Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir." düzenlendiği davacının iddia ve talepleri ile kanun maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bu davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğu ve bu davayı açabileceği,
davacının 6769 sayılı SMK'nun 5/1-g "Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler" maddesi kapsamındaki hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde.
Paris Sözleşmesinim 2.mükerrer 6/1-a maddesinde "Birlik ülkelerine ait armaların, bayrakların ve diğer Devlet amblemlerinin, ve bu ülkelere kabul edilmiş olan resmi kontrol ve teminatı belirten resmi işaretler ve ayar damgalarının ve hanedan armacılığı bakımından taklitlerinin ticari markalar veya markların bir unsuru olarak yetkili makamlardan izin almaksızın kullanılması uygun önlemlerle yasaklamak ve tescili reddetmek ya da geçersiz kılmak hususlarında, Birlik ülkeleri mutabık kalmışlardır." belirtildiği,
para birimlerinin ve sembollerinin bu madde kapsamında düzenlenmediği bu nedenle davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 5/1-g maddesi kapsamında hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı, davacının 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ğ "Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler" maddesi kapsamındaki hükümsüzlük talebi değerlendirildiğinde;
davaya konu davalı markaları incelendiğinde ... numaralı markanın "..." ibaresine "..." ibaresinin eklenmesiyle oluştuğu, ... numaralı markanın diğer markayla ortak "..." ibaresi ve şekilden oluştuğu, lira ibaresinin başka ülkelerde de para birimi olarak kullanıldığı, Türkiye Cumhuriyet Devletinin para biriminin "..." olduğu, bu nedenle lira ibaresinin tek başına 6769 sayılı SMK'nun 5/1-g maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği bu nedenle ... numaralı marka yönünden davacı tarafça iddia edilen hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ... numaralı marka yönünden bu markada bilira ibaresi dışında şekil de bulunduğu,
markadaki bu şeklin Türkiye Cumhuriyet Devletinin para birimi olan ...'nın simgesi yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu bu nedenle ... numaralı markada bulunan Türkiye Cumhuriyet Devletinin para birimi olan ...'nın simgesi ile karıştırılma ihtimali bulunan şekil yönünden 6769 sayılı SMK'nun 5/1-ğ maddesinde belirtilen "kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları,
nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler." kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/116, K. 2024/39, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama