KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/221
- Karar no
- 2024/3
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 16/12/2022
Karar Metni
2.088 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen davada yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının hukuka aykırı kullanımı smk kapsamında sahip olduğu haklara tecavüz oluşturduğundan, hâlihazırda internet ortamında devam eden ve müvekkil şirketin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil eden, aynı zamanda müvekkil şirket aleyhine haksız rekabete sebebiyet veren eylemleri nedeniyle ttk md. 61, smk md. 159 ve hmk md.389 maddeleri anlamında ihtiyati tedbir sebep ve şartlarının oluştuğundan bahisle ...
1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D.iş. numaralı dosyası kapsamında ilgili internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde tedbir talep edilmiştir. dosyadan alınan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak mahkeme, bilirkişi raporu kapsamına göre müvekkil şirketin ... tanınmış markası, “...”, “...” markalarının, davalı tarafından ... web sitesinde kullanıldığı ve 24.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen “...” ve bu işaretin içinde yer aldığı “...”, “...”, ... işaretleri ile yüksek düzeyde benzerlik gösterdiği ve dolayısıyla ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksel olduğu kanaatine varıldığı bildirildiğinden,
davalı'nın ... alan adına türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine yönelik 21.11.2022 tarihinde ihtiyati tedbir kararı vermiştir. zira türkpatent sicilde -... ile biten tüm markalar müvekkil şirket'e ait ... markasına ilişkin olup ortalama tüketicilerin müvekkil şirket'in tanınmış trendyol markasına son derece benzer ... markasıyla karşılaştıklarında kafa karışıklığı yaşamaması olanaksızdır. şu halde davalı'nın,
müvekkil şirket'in tescilli “...” markasını tüketiciler nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzerinin hiçbir hak veya meşru bağlantısı olmaksızın ... internet sitesinin alan adında ve içeriğinde ticari etki yaratacak şekilde kullanılmasının müvekkil şirket'in marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu sabit olup, bu tecavüzün durdurulması ve giderilmesine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı markası ile kullandığı markanın görsel işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmadığı gibi verilen hizmetlerin tamamen farklı olduğu ... ol tarz ol anlamına geldiği ... yol ise arkadaş ol anlamına geldiği aralarında hiçbir benzerlik olmadı en ufak bir harf değişikliğine bile ... markasının olmadığını belli olduğu belirtilmiştir.
Mahkememize sunulan 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; bütünsel açıdan incelendiğinde davacının markasının yüksek ayırt ediciliği ile Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık, esaslı unsurların görsel ve fonetik olarak benzer oluşu, davacının seri markaları da düşünüldüğünde davalının kullanımlarının tanınmış markanın itibarından haksız bir yarar elde etme ve ayırt edici karakterini zedeleyecek şekilde olduğu kanaatinin oluştuğu bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve TTK hükümlerine aykırılık nedeni ile açılmış dava konusu ... ibareli alan adlı internet sitesinde, davacıya ait tanınmış ... ve ... ibareli seri markaların izinsiz kullanıldığından bahisle marka hakkına tecavüzün durdurulması, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.
Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, ... tescil numaralı "..." ibareli tanınmış marka, ... tescil nolu "..." ibareli markanın ...sınıf emtialarında 14/11/2018 tarihinde tescil edildiği ve ... Ticaret A.Ş. adına kayıtlı oldukları, davacının "..." ibrareli birçok seri markasının buluduğu anlaşılmıştır.
Dosyada davacı yanın bildirdiği deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, değişik iş dosyası dosya arasına alınmıştır.
...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...değişik iş sayılı dosyasına alan adı kullanımına ilişkin bilirkişi raporu alındığı, raporda; talep edenin ... tanınmış markası, "...", "..." markalarının, aleyhine tespit talep edilen tarafından... web sitesinde kullanılan ve 24/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen "..." ve bu işaretin içinde yer aldığı "...", "...", ...işaretleri ile yüksek düzeyde benzerlik gösterdiği ve dolayısıyla ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu bildirilmiştir.
Markaya Tecavüz iddiası yönünden;
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.
Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,
marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,
tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,
bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,
anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün,
cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2-b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır.
Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara 2006, s.545).
Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde alıcıların karıştırılmasına sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Somut olaya dönüldüğünde ; davalı tarafın davacı adına tescilli ve tanınmış "trendyol" markasına yaklaşmak suretiyle internet sitesinde alan adı olarak kullandığına ilişkin D. İş dosyasındaki tespit raporu dikkate alındığında bu kullanımın SMK 7/3-d kapsamında markaya tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla davalının davacıya ait tescilli şekil markasına yönelik kullanımlarının izahı yapılan mevzuat kapsamında markaya tecavüz teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış buna dayalı taleplerin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Haksız rekabet iddiası yönünden;
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir.
Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya dönüldüğünde; sunulan tüm deliller dikkate alındığında davalının davacıya ait tanınmış markayı içerir ve markaya yaklaşmak niteliğindeki markayı birebir içerir kullanımlarının izahı yapılan TTK md. 54 ve TTK md. 55/l-a (4) kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmış, yine davacının haksız rekabete dayalı taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, ,davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacı markasına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu, 15.000-TL manevi tazminatın uygun olabileceği, fazlaya ilişkin kısmın sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceği gerekçesi ile reddi kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, Değişik iş dosyasına ve Mahkememize sunulan bilirkişi raporları ve sunulu tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı sübut bulan taleplerinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalı kullanımlarının davacıya ait ... ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine,
3-Hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayın yapan gazetelerden birinde bir defaya mahsus ilanına,
4-a) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden reddedilen manevi tazminat yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.024,65 TL karar harcından peşin harç ile yatırılan toplam 854,03 TL'nin mahsubu ile kalan 170,62 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 934,73 TL harcın (peşin+başvuru) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinden kabul red oranına göre hesap edilen 468,00 TL'nin davalıdan 1.092,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 367,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.867,00 TL ile ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyasında yapılan 1.820,70 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.406,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/221, K. 2024/3, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama