KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/122 Esas
- Karar no
- 2024/164
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli
- Dava tarihi
- 16/06/2023
Karar Metni
1.998 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilleri ...'nin logosunun, 24 Şubat 1969'da ... düzenlediği yarışmada birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülünü aynı anda kazandığını,...adına tescilli ve amblem olarak da kullanılan logonun ortasındaki üçgenlerin ...'un yedi tepesini, surların ... ve ..., ...ve tarihi surları, minarelerin ise ...'daki camileri ifade ettiğini, 2019 yılında logodaki tipografik ve yapısal hataların giderildiğini, söz konusu bu logonun 24.02.1969 tarihinden bu yana ... amblemi ve logosu olarak kullanıldığını, ... adına tescil edilerek marka koruması altında olduğunu,
...'nin 1969 yılından itibaren kullandığı ve adına tescilli ... logosunu herhangi bir izin ve onay almadan davalı ... tarafından kullanıldığının tespit edildiğini beyan ve gerekçelerle ... her türlü hak ve menfaatinin korunmasına, izinsiz kullanımın tespitine ve tecavüzün durdurulmasına, izinsiz kullanıma ilişkin tecavüzün önlenmesine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde Mahkeme ilamının Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazetede yayın ve ilanına masrafların davalı yandan alınmasını mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilleri ...'nın kamu yararına çalışan bir vakıf olduğunu, Bakanlar kurulu kararı ile kendisine bu kamu yararına vakıf statüsü verildiğini, 1979 yılından beri ... merkezde ilim ve kültür alanlarında pek çok faaliyet yürüttüğünü, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs ve araştırma materyali desteği sunduğunu, dünyanın çeşitli ülkelerinde sempozyumlar, konferanslar ve bilimsel toplantılar düzenlediğini, kurulduğu 1979 yılından beri bu logoyu kullandığını,
Logo ...'u 7 tepeyi ve minareleri sembolize eden İstanbul'un genel silüeti etrafında vakfın kendi adı ve kuruluş tarihini içeren bir logo olduğunu, ... silüetini içeren sadece iç kısımdan oluşmadığını, Ayrıca 1979 dan beri 44 yıldır. aralıksız kullanıldığını, Belediye tarafından bunun ne zaman tescil edildiğinin aşikar olduğunu, 2018 yılında tutup İstanbul silüeti olarak 10 yıllardır kullanılan ve meşhur olan ve herkesçe kullanılan silüeti tescil ettirdiklerini, Ayrıca aynı tarihlerde kendilerinin de bu logoyu kullanmayı bıraktıklarını, başkaca kurumların da aynı silüet logosunu kullandığının görüldüğünü,
SMK 25/6 sessiz kalma kurumunu hukukumuza getirdiğini, hükümsüzlük davaları açısından bu durumun kanun maddesiyle korunduğunu, Nitekim yargıtay kararları tescilli olmayan markalar açısından da sessiz kalmanın hak düşürücü olduğunu kabul ettiğini ve bunun için 5 yıl şartı aradığını, hatta 10 ay şartını arayan kararların dahi olduğunu, Nitekim durumlarında 44 yıllık sürekli bir sessiz kalmanın söz konusu olduğunu, iki kurum arasında birlikte yürütülmüş projelerin dahi olduğunu, Fikri mülkiyet hakkı sahibi, haklı bir sebep olmaksızın,
belirli bir kişiye karşı hakkını uzun süre kullanmayarak bundan sonra da kullanmayacağı yönünde bir güven oluşturmuşsa, artık bu hakkı o kişiye karşı ileri süremeyeceğini, Zira hakkın ihlaline karşı, uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açmak, hakkın kötüye kullanımı sayılabileceğini, Her hak gibi dava hakkı da kötüye kullanıldığı takdirde himaye görmeyeceğini, eğer hak sahibinin, gecikmede haklı bir nedeni bulunuyorsa, hak kaybı olmayacağını, müvekkillerince çevreleyen daireler ve isim ile beraber kullanılan silüet belediyenin kullanmakta olduğu sembolden farklı olduğunu,
Her iki kurumun da İstanbul adı içermesi sebebi ile İstanbul silüetini kullanmasının doğal olduğunu, herhangi bir iltibas olmadığını, ancak bu silüet'in eskiden beri kullanılmakta olduğunu, belli bir sanat eseri niteliği taşımadığını, İBB'nin logosunun çok açık bir şekilde vakıf logosundan ayrıştığını, içerisinde silüeti içeren kompakt bir yapı olduğunu, tarafların ticari kurumlar olmadığını, İstanbul'a hizmet etmek için kurulmuş belediye ve vakıf olduğunu, bu kurumlar açısından bir rekabetin söz konusu olmadığını beyan ve gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini,
davacı vekilinin dilekçesinde açıkça belirttiği gibi aynen mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etti görülmüştür.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler Bilişim Uzmanı ..., Marka vekili ..., Grafik Tasarımcısı ...tarafından sunulan 30/06/2024 tarihli raporda;"Davacı Yönüyle İnceleme; ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 11 Mart 1997 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... yazdığı, mevcut durumda"şekil" şeklinde kullanım olduğu, web archive kaydı kontrol edildiğinde 11 Şubat ile 17 Mayıs 2024 tarihleri aralığında toplamda 1.121 defa kaydedildiği, 24 Kasım 2005 tarihli web archive kaydında "şekil" kullanım olduğu, ... linkinde 25 Şubat 1969 tarihli gazetede ... başlıklı haberin olduğu, Davalı Yönüyle İnceleme;
... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 14 Eylül 2005 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin gizli/gizlenmiş olduğu, alan adı kayıt şirketinin ...olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, web sitesi iletişim bilgilerinde; ... yazdığı, web sitesinde bulunan Facebook ikonu üzerine gelindiğinde ...linkine, ...ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine, Instagram ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine, ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiği, mevcut durumda web sitesi ve ilgili sosyal medya hesaplarında "şekil" şeklinde kullanım olduğu,
web archive kaydı kontrol edildiğinde 15 Ekim 2001 ile 30 Nisan 2024 tarihleri aralığında toplamda 454 defa kaydedildiği, 27 Kasım 2005 tarihli web archive kaydında "şekil" şeklinde kullanım olduğu, dava konusu eser, sanat eseri niteliği taşıyan eserdir. Davacının ...bulunan şekillerinden oluşan kompozisyonlu logosu birebir ayniyete varan derecede kullanılmıştır. Dava konusu eserin çevresine “çevreleyen daireler” (ard arda ince ve kalın dairesel çizgiler) konulmuştur.
Davalı isimi-sesi (...) dairesel olarak üst kısma bombeli konulmuştur. Sadece renk ve çevresindeki kurum isimi farklıdır.
Logo tasarımında hiçbir teknik, hukuki zorunluluk olmadığı halde, sınırsız seçim özgürlüğü varken ayniyete varacak derecede benzer logo kullanımı yukarıda yapılmış tüm değerlendirmeler ile birlikte bu logo tasarımının ortalama vatandaş nezdinde bıraktığı izlenim değerlendirildiğinde "görsel kimlik” ayniyet derecesinde kullanılarak: Markalar/kurumlar arasında ekonomik işbirliği, ortaklık vb. Olduğu, Aynı kurum tarafından kuruldukları, bir yan kuruluş olduğu, aynı kurumun kamu hizmeti segmentindeki çeşitlerini çoğalttığı gibi yanıltıcı mesajlar verilerek davacının tanınmışlığından faydalanılmakta olduğu,
vasat dikkat, zeka ve bilgi seviyesindeki ortalama bir vatandaşın izlenimini ve algılarını kontrol etme teşebbüsü (algı yönetimi) yoluyla vatandaşın “aynı kurumdan hizmet alıyorum” zannıyla başvuru yapmasına sebebiyet vermesi ile davacı ile davalı logo tasarımları ortalama vatandaş nezdinde iltibasa neden olacak şekilde benzerdir. Söz konusu davalı logo tasarımı genel izlenim itibarıyla bilgilenmiş vatandaş gözünde benzer algılanmaktadır.
Davalının web sitesinde yer alan "şekil", "şekil" marka kullanımlarının Davacı tarafın tescilli "şekil" markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.
Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,
marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,
tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,
bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,
anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,
cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,
üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.
Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ...'ne ait logonun 1969 yılından bu yana davacı tarafından kullanıldığının, bu logonun TPMK nezdinde marka olarak ... numara ile davacı adına tescilli olduğunun, davalının davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davalının davaya konu logoyu1979 yılından bu yana kullandığının sessiz kalma nedeniyle hak kaybı oluştuğunun belirtildiği,
TPMK kayıtları incelendiğinde, ... numaralı markanın davacı adına tescilli olduğu ve markanın şekilden oluştuğu, davacının iddiaları kapsamında davalının kullanımlarının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve yeterli bulunduğu, bilirkişilerce davalıya ait olduğu tespit edilen internet sitesi ile sosyal medya hesaplarının incelendiği, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yapılan inceleme neticesinde davalının kullandığı logonun davacının markası yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu,
sunulan deliller ve tarafların internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının incelenmesinden davacı markasındaki logonun, şeklin davacı tarafından davalıdan daha önce kullanıldığının tespit edildiği, davacının öncelikli kullanım hakkı bulunduğu, davalının eğitim, burs, sempozyum, konferans ve bilimsel toplantılar düzenleme alanında faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, davacı markasının tescilli olduğu sınıflardaki mal ve hizmetler incelendiğinde davalının faaliyet gösterdiği alanları kapsadığı,
davalı kullanımlarının davacı markası yönünden karıştırılma ihtimali bulunduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalı tarafça sessiz kalma nedeniyle davacının hak kaybına uğradığı yönünde itiraz ve savunmada bulunulmuş ise de davacı tarafından davaya konu marka yönünden 04/06/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, 23/11/2018 tarihinde markanın tescil edildiği,
6769 sayılı SMK kapsamında markanın korunmaya başladığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki süre değerlendirildiğinde, sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğranıldığına ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, yine davalı tarafça davacı tarafın davalının kullanımlarından bilgisinin bulunduğuna ilişkin somut ve yeterli delil de sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/122, K. 2024/164, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama